Almanya'da zorunlu askerliğe dönüş
- GİRİŞ30.07.2026 08:58
- GÜNCELLEME30.07.2026 09:24
İki büyük savaş kaybedildi ancak Almanlar hiçbir zaman pes etmedi. Şimdi geçen zorlu yılların gölgesinde, Merz hükümeti önemli bir adım attı. Avrupa'da artan jeopolitik riskler nedeniyle şimdilik gönüllülük esaslı yeni askerlik sistemini öngören yasa taslağını kabineye sundu. Burada önemli olan yasa tasarısının ihtiyaç halinde zorunlu askerliğin yeniden devreye alınmasına hukuki zemin hazırlaması. İlk etapta hedef 184 bin aktif asker sayısını 260 bine ulaştırmak. Bunun için başvurular kabul ediliyor ancak Bundeswehr için tablo pek aydınlık değil. Bunun sebebi gençlerin büyük bir bölümünün asker olmak istememesi... Bunun temel nedenleri doğrudan bir tehdidin varlığına inanmamaları. Rusya ya da herhangi bir ülke tarafından işgale uğramayacaklarını düşünüyorlar. Oysa ki geçmişte birçok ülkenin yönetimi ve halkı aynı bakış açısıyla savaşları, özgürlüklerini, mallarını ve canlarını kaybetti. Bunun en yakın örneği Suriye'de Baas rejiminin devrilmesi oldu. Esed yönetimi muhaliflerin Halep'e ulaşamayacağını değerlendirirken kendisini Rusya'ya sığınmış halde buldu..
Vicdani ret hakkının arkasına sığınan kitleler, savunma sanayiine ayrılan bütçenin eğitimden çalındığını iddia ediyor. Oysa ki savunulamayan bir ülkede, ne nitelikli bir eğitimden ne de özgür bir gelecekten bahsetmek mümkündür. Bu noktada Merz'in attığı adım olumlu görünse bile iktidarını korumasını sağlayabilir mi? Pek sanmıyorum çünkü Merz’in attığı bu stratejik adım, Almanya’nın bugünkü derin siyasi kutuplaşmasında ve ekonomik dar boğazında onu kurtarmaya yetmeyecek dinamiklerle çevrili.
MERZ HÜKÜMETİ KENDİNİ KURTARABİLECEK Mİ?
İlk olarak, Merz hükümeti şu an tam bir "iki ateş arasında kalma" sendromu yaşıyor. Zorunlu askerliğe kapı aralayan bu yasa tasarısı, muhafazakar tabanı ve savunma şahinlerini memnun etse de sandığın kaderini belirleyecek olan merkez seçmeni ve genç kitleleri tamamen yabancılaştırıyor. Seçmen, bütçe kesintilerinin faturasını eğitim, sağlık ve sosyal yardımlarda hissederken, milyarlarca Euronun savunma sanayiine aktarılmasını Merz’in hanesine bir başarı değil, bir refah kaybı olarak yazıyor. Ekonomik durgunlukla boğuşan Alman halkı için bugünkü geçim sıkıntısının önüne geçemiyor. Onun için ikinci ve daha büyük tehlike ise muhalefetin ve sağın bu krizi bir kaldıraç olarak kullanması.
Özellikle gençleri koruma vaadiyle ortaya çıkan Sol Parti ve pasifist dalgayı arkasına alan Yeşiller için bulunmaz bir siyasi malzeme yakalamış durumda. Diğer taraftan, Rusya ile ilişkileri yumuşatarak güvenlik krizini çözmeyi vaat eden sağcı AfD (Almanya için Alternatif) gibi aktörler Merz’in askeri politikalarını "Almanya’yı gereksiz bir küresel savaşa sürükleme girişimi" olarak değerlendiriyor.
AfD, Almanya’nın ihtiyacı olan şeyin hayali küresel tehditlerle gençleri harcamak değil, diplomatik aklı egemen kılarak barışı tesis etmek olduğunu belirtiyor. Gençlerin orduya sırt çevirmesi, aslında Merz’in küreselci politikalarının toplumda karşılığı olmadığının, buna karşın AfD’nin "önce kendi insanımız" diyen duruşunun tabanda yankılandığının kanıtı olarak görülüyor.
BUNDESWEHR'DE BÜYÜK EKSİKLER VAR
Federal Meclis Savunma Komisyonu'nun güncel raporlarına göre, Alman ordusunun sadece kışlalarının onarımı, mühimmat depolarının modernizasyonu ve temel lojistik altyapısının insani şartlara ulaştırılması için en az 67 milyar Euro yatırım yapılması gerekiyor.
Birçok kışlada temel ısıtma sistemleri çalışmıyor, sıhhi tesisatlar çökmüş durumda ve askeri araçların muhafaza edileceği hangarlar yetersiz durumda. ABD ile son dönemde yaşanan gerginliklerin ardından modernizasyonun gerekliliğiyle birlikte dengeli bir müttefiklik ilişkisinin yürütülmesi de önem arz ediyor. Dolayısıyla Merz yönetiminin -eğer seçimlerde kaybedecekse- sıradaki hükümetlerin, Washington'a tamamen sırtını dönmesi kısa sürede mümkün görünmüyor.
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol