İçiçe geçen savaşlar ve artan tehlike
- GİRİŞ31.07.2026 09:06
- GÜNCELLEME31.07.2026 09:06
Kuzeyimizdeki Rusya/Ukrayna savaşı ile Doğu ve Güneyimizdeki ABD/İsrail/İran/Körfez ülkeleri arasındaki savaşın iç içe geçtiğine dair emareler artıyor.
Mesela…
Ukrayna’nın Hazar Denizi’nde İran gemisini vurmasını nasıl okumalıyız?
Ben şöyle okuyorum.
İran’a savaşın ilk haftasından beri stratejik istihbarat vererek Ortadoğu’daki Amerikan üslerine etkili vuruşlar yapmasını sağlayan Rusya’ya İran üzerinden bir gözdağı veriliyor.
Savaşın daha ilk haftasında (Mart 2026) Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un yaptığı bir açıklama vardı.
Şöyle demişti:
“Rusya, ABD ve İsrail’in İran’a karşı operasyonlarını imkansız hale getirecek bir ortam yaratmak için her şeyi yapacak”
Lavrov’un bu dediğini gerçekten de yaptı Ruslar.
Uzaydaki gücünü de kullanarak İran’a nokta istihbarat sağlayıp, Amerikanın canını acıtacak bilgeler verdiler.
ABD ile İran arasındaki ateşkesin Ankara’daki NATO zirvesi sırasında İran tarafından bozulmasına en fazla ‘bozulan’ isim ABD Başkanı Donald Trump oldu.
Kendi aleyhine işleyen savaşı güç bela durdurmuştu zira.
Ankara’dan ayrılmadan önce yaptığı açıklamada çok ağır laflar etti İran’ı yönetenlere dair.
Trump’ın Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelensky ile eski kötü günleri bir kenara bırakıp yakınlaşmasını, biraz da Ruslar’ın İran lehine müdahil olmasına öfke duymasıyla ilişkilendirmek mümkün.
Düz mantık şöyle dedirtiyor:
Ukrayna, kendi başına, kendi kararıyla Hazar Denizi’nde bir İran gemisini vur-a-mayacağına göre, Zelensky’ye birilerin ‘Haydi aslanım’ dediğini varsayabiliriz.
Putin, kendi ‘uzayan’ savaşını bitirmek için İran savaşını bir koz olarak kullanmak istiyor.
İran’a bu nedenle açıktan destek veriyor ve yine bu nedenle açıktan destek verdiğini belli edecek tarzda bir tutum sergiliyor.
SAVAŞIN KARADENİZ’E YAYILMA İHTİMALİ TÜRKİYE İÇİN DE BÜYÜK TEHDİT
Hazar Denizinden söz ettik ama bu savaşın Karadeniz’e sıçramasını ve orada alevlenerek devam etmesini isteyen pek çok aktör de var.
Temmuz ayı ortalarında Ukrayna’yı ziyaret eden Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, orada yaptığı açıklamada “Savaşın Karadeniz’e taşınmasını istemiyoruz” demişti.
Karadeniz’in ısınmasını, savaş ortamının buraya taşınmasını, Şubat 2022’de, yani daha savaşın ilk başlarında Rusya ve Ukrayna’dan daha fazla Avrupa ve ABD zorlamaya çalışmıştı.
Bunu, Montrö’deki haklarını kullanarak Ankara engelledi.
Boğazlar’dan savaş gemilerinin geçmemesini sağlamak suretiyle bu mümkün oldu.
SAVAŞLAR NEDEN BİTMİYOR?
-Ruslar’ın İran’ı kullanarak ABD’nin canını acıtmak istemesi…
-ABD’nin Ukrayna’yı kullanarak Rusya’nın canını yakmak istemesi…
-İsrail’in ve ABD’nin İran savaşında hedefledikleri noktaya bir türlü gelememiş olmaları…
-İran’ın savaşın ABD aleyhine ürettiği sonuçlardan daha fazla yararlanmak istemesi ve Devrim Muhafızları’nın “Asıl güç biziz” mesajını hem içeriye, hem dışarıya dönük canlı tutma arzusu…
-Savaşan tarafların birinin diğeri üzerinde net bir üstünlük sağlayamaması, ya da güçsüz durumdaki ülkelerin çetin ceviz çıkması…
Bütün bunlar hem savaşların uzamasına neden oluyor, hem de yayılma istidadı göstermesine sebebiyet veriyor.
Daha da kötüsü, sıkışan tarafların, “Ben yanmaya devam edeceksem sen de bu ateşten uzak duramazsın” diye düşünmeye başlaması işleri çok daha tehlikeli bir hale sokabilir.
Bu tehlike, bölgedeki hala savaş dışında kalmış ülkeler arasında yer alan Türkiye için de geçerli.
Ankara’da aklı başında bir stratejiyle, ülkeyi savaşlardan uzak tutmaya odaklı bir dış politika yürütenlerin olması, Türkiye’nin en büyük şansı.
Ülkeyi savaş sarmalının dışında tutmayı başaranlar, inşallah bundan sonra da buna muvafık olmaya devam eder.
Yorumlar2