İspanya cezalandırılıyor mu?
- GİRİŞ01.08.2026 09:12
- GÜNCELLEME01.08.2026 09:17
Sene 2020, Aylardan Nisan.
İspanya'nın Valencia bölgesinde bulunan Tavernes de la Valldigna sahilinde Koronavirüs önlemleri kapsamında en üst seviye karantina uygulanıyor ve kumsalda yürüyen bir şahıs tespit ediliyor. Helikopterle müdahale ediliyor şahsa. İspanya Sivil Muhafızlar ve Ulusal Polis ekipleri de sosyal medyadan paylaşımda bulunuyor. "Halen alarm durumundayız" deniliyor.
Seguimos en estado de alarma, RECUÉRDALO.
— Policía Nacional (@policia) April 14, 2020
Garantizamos que se cumpla, también desde el aire.
Nuestros agentes aterrizaron el helicóptero para denunciar a un hombre que paseaba por la playa de Tavernes de la Valldigna (#Valencia) #QuédateEnCasa #EsteVirusLoParamosUnidos pic.twitter.com/FwWZezTj9Y
Bu paylaşım o dönem gereksiz güç kullanımı eleştirilerini beraberinde getirmiş, İspanyol emniyet güçleri, alay konusu olmuştu. 30 Temmuz 2026 itibariyle İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk şehri Ceuta, binlerce Faslının istilasına uğradı ve "Alarm durumundaki" güvenlik güçleri bu istilayı engelleyemedi.
Elbette İspanya hükümeti topa tutuluyor güvenlik zafiyeti nedeniyle. Ancak mesele, yalnızca görünen bir göç krizinden mi ibaret?
İSPANYA'DA NE OLUYOR?
İspanyol yüksek mahkemesi, Afrika'daki iki İspanyol şehrine denizden ulaşan göçmenlerin geri gönderilmesini kısıtlayan karara imza attı. Bu durum, denizden gelenlerin hemen geri gönderilmeyeceği algısını güçlendirdi. Akabinde binlerce Faslı, denizden İspanya'ya ulaşmak için yola koyuldu. 2 gün içerisinde 50 binden fazla kişinin 80 bin nüfusluk şehre akın ettiğini gördük.
Son yıllarda İspanya sık sık olumsuz hadiselerle gündeme geliyor. 2025 yılında milyonlarca kişiyi etkileyen elektrik kesintilerinin yaşandığı ülkede Ocak ayında 2 büyük tren kazası, bugünlerde de orman yangınları felaketi yaşandı. Konut krizi sürüyor. Barselona gibi turistik bir şehir bile göçmen yoğunluğu nedeniyle cazibesini günden güne yitiriyor. Ülkede sık sık sağlık ve eğitim protestoları düzenleniyor.
Başbakan Pedro Sanchez, ailesine yönelik yolsuzluk ve rüşvet davalarıyla boğuşuyor. Siyasi hayatının belki de en kaotik günlerini geçiriyor. Sanchez hükümetine halk desteği de en düşük seviyelerde.
Böyle bir süreç içerisindeyken, hükümete yönelik eleştirilerin haklı görülebileceği bir göçmen krizi yaşanıyor. İspanya halkı, yazımızın girişinde bahsettiğimiz "alarm durumundaki" polislerin görevini yerine getirmemesi ya da getirememesinden hükümeti sorumlu tutuyor haliyle. Rastlantı olarak mı görmeliyiz?
GÖÇ KRİZİNDEKİ ŞAİBELER NELER?
Cezayir ve Fas arasında Batı Sahra'nın statüsü tartışmalı. İspanya burada her iki ülke arasında denge güdüyordu.
İspanya, 2021 yılında, koronavirüs döneminde, Batı Sahra'nın bağımsızlığı için mücadele eden ve Fas tarafından terörist kabul edilen Polisario Cephesi'nin genel sekreteri İbrahim Gali'yi gizlice ülkeye getirip tedavi olmasını sağlamış, bu durum sonra aynı bugünlerde gördüğümüz gibi 8 binden fazla Faslı düzensiz göçmen, Ceuta sınırına dayanmıştı.

Bu bilgiyi hatırlatıp devam edelim.
Pedro Sanchez, geçtiğimiz 20 Temmuz'da 4 yıl sonra Cezayir'i ziyaret etti. Diplomatik ilişkilerin iyileştirilmesini amaçlayan bu ziyarette gaz anlaşmaları da görüşüldü. Ne hikmetse üzerinden 10 gün geçtikten sonra 2021'deki senaryo tekrarlandı. Ceuta sınırına bu kez 50 bin Faslı düzensiz göçmen dayandı. Fas güvenlik güçlerinin kontrolleri esnettiği, otobüslerin mahkumlarla doldurulup İspanya'ya gönderildiği ileri sürülüyor. Belki de diplomatik şantaj ve Sanchez'e uyarı söylemleri haksız değildir, ne dersiniz?

DÜZENSİZ GÖÇ İSRAİL'E YARAR MI?
Fas'ın ana silah tedarikçisi, İsrailli Elbit Systems. İsrail ve Fas arasındaki savunma ve güvenlik işbirliği giderek derinleşiyor. Çünkü 2020 yılında İbrahim Anlaşmalarına katılan 4. Arap ülkesi Fas olmuştu.
Zamanlaması manidar olacak ki Fas Kralı 6. Muhammed'in tahta çıkışının 27. yıl dönümünde gerçekleşti Ceuta meselesi. İsrail cephesi de Fas Kralını aynı gün tebrik etti, istilayı kutlar gibi.
Diğer taraftan Trump'ın birkaç hafta önce İspanya'ya yönelik söylemlerini hatırlayalım. "Düzgün davranmıyorlar ama öğrenecekler" diyordu Trump sanki bugünleri anlatır gibi.
Biraz daha geçmişe dönelim. ABD Temsilciler Meclisi Ödenekler Komitesi’nin hazırladığı resmi raporda bugün istilaya uğrayan iki İspanyol şehri için "Fas topraklarında yer alan şehirler" tanımlamasını yapıyor. Söz konusu ibarenin mimarı Trump'ın kabinesinde İsrail'e yakınlığıyla bilinen Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yakın müttefiki Mario Díaz-Balart. Aynı isim, geçtiğimiz Nisan ayında bu iki kentin coğrafi olarak İspanya'ya ait olmadığını da savunmuştu.
Gelişmeler, Washington'ın İspanya'yı Kuzey Afrika'da işgalci gördüğünün ve egemenliğini sorguladığının resmi adeta.

Şimdi soralım. ABD ve İsrail ile ilişkilerini geliştiren Fas, Gazze soykırımında Filistinlilerden yana tavır alan, Cebelitarık Boğazı'ndan geçen İsrail gemilerine limana yanaşma izni vermeyen, İran savaşında Trump ile kavgaya tutuşan İspanya hükümetine çelme takmak ister mi? Ya da diğer taraftan ABD ve İsrail, Fas eliyle İspanya'yı bypass edip Cebelitarık'ın kontrolünü sağlamak ister mi?
AVRUPA KAVGANIN NERESİNDE?
Faslı göçmenler, İspanya anakarasına dolayısıyla Avrupa'ya geçmedi. Ancak AB, İspanya'yı yarı yolda bırakmak için fırsat kolluyor sanki.
Çünkü Avrupa ülkelerinin İspanya'ya serbest dolaşımı kesme riski doğabilir. Avrupa'daki aşırı sağ, Ceuta'yı Avrupa anakarasıymış gibi gösterip İspanya hükümetini zor durumda bırakmak istiyor. Hatta Başbakan Sanchez'in ülkesini bu yola sürüklediğini ileri sürenler de var.
Bu karışıklıktan yararlanmak isteyen ülkelerin başında İtalya'nın gelmesi de tesadüf değil. Jet hızıyla Schengen açıklaması yaptı İtalya Başbakanı Meloni. Göç krizini önlemek için gerekirse İspanya'yı Schengen'den çıkarmayı önerdi.
Bu çıkışın nedeni de İtalya'nın Cezayir'den gaz tedarikinde başrol oyuncu sıfatını İspanya'ya kaptırmak istememesi. Mesele her zaman olduğu gibi para yani. Bugün yaşadıklarımız, gerektiğinde Avrupa'nın İspanya'ya ihanet etmekte hiçbir tereddüt yaşamayacağının delili adeta.
Ve tüm bu hesap kitapların yanında bir de Akdeniz’in sularında daha iyi bir hayat umuduyla yaşamını yitirenler ile başka ülkelerin çıkarlarına hizmet ettiğinin farkında olmadan kendi ülkesinden koşarak kaçan on binler var. Burada da yorumu sizlere bırakıp noktayı koyalım.
Yorumlar1