Trump’ın “Kuklası” Infantino için yolun sonu mu?

  • GİRİŞ14.08.2026 09:18
  • GÜNCELLEME14.08.2026 09:18

Futbol hiçbir zaman sadece spor değil, küresel düzeyde sermayenin, siyasetin ve gücün de iç içe geçtiği organizasyonlar olarak öne çıkıyor.

Milyarlarca insanın çocukluk hayali, stadyumlardaki coşku ve sokak aralarındaki o saf neşe, son Dünya Kupası'ndan beri uluslararası alandaki ayrımcılık uygulamaları, ticari ilişkiler ve kirli pazarlıklar nedeniyle yoğun şekilde tartışılıyor.

Tartışmaların odağındaki isim ise FIFA Başkanı Gianni Infantino. ABD Başkanı Donald Trump’a yakınlığı ve abartılı övgü seansları nedeniyle sert şekilde eleştirilen Infantino’nun koltuğu, şimdi de çıkar iddiaları ve futbolu ticarileştirme tartışmalarıyla sarsılıyor.

Dünya Kupası’nda Trump’ın Ayrımcılık Ayıpları

Infantino’nun bir türlü Nobel Barış Ödülü'nü alamayan Trump’ın gönlünü kazanmak için FIFA tarihinde ilk kez barış ödülü hazırlayarak ABD Başkanına Aralık 2025’te takdim etmesi futbol dünyasında yoğun eleştirilere neden olmuştu.

Amerika, Meksika ve Kanada’nın ev sahipliğinde yapılan ve İspanya’nın kazandığı Dünya Kupası boyunca Trump yönetiminin sert göç politikaları, seyahat yasakları ve tartışmalı sınır uygulamaları damgasını vurdu.

Dünya Kupası’na katılan 48 ülkenin dörtte birinden fazlasının taraftarları ya seyahat yasaklarıyla ya da ciddi vize engelleriyle karşılaştı.

Senegalli oyunculara daha apronda başlayan kontrollerden Özbekistan kafilesine köpekli aramaya ve Irak Milli Takımı’nın yıldız golcüsü Aymen Hussein’in saatler süren sorgusuna kadar birçok çirkin uygulama son Dünya Kupası'nda Amerika’da yaşandı.

Ama en utanç verici olay ise bizzat FIFA tarafından Dünya Kupası için Afrika’nın en başarılı hakemi seçilen Somalili hakem Omar Abdulkadir Artan’ın yaşadıkları oldu.

Geçerli ABD vizesi ve diplomatik pasaportu olmasına rağmen Artan, Trump’ın ayrımcı politikaları nedeniyle Miami Havalimanı’nda 11 saat sorgulanarak ülkesine geri gönderildi.

İran’a Lojistik İşkence ve Kırmızı Kart Skandalı

Trump başlattığı kirli savaş nedeniyle Dünya Kupası'na katılan İran Milli Takımı’na ise en ağır muamelelerde bulundu.

Vize engelleri nedeniyle kampını ABD yerine Meksika’da kurmak zorunda kalan İran kafilesi, sadece maç günlerinde “kaçak yolcular gibi” ABD’ye girip çıkabilecekleri insanlık dışı bir lojistik işkenceye mahkûm edildi.

Bu arada ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ajanları karşılaşmaların oynandığı stadyumları adeta birer göçmen av merkezlerine dönüştürerek gözaltılar yaptı. Trump’ın “kuklası” haline gelen Infantino ise bu çirkin uygulamalara karşı tepkisiz kalarak Trump’a övgüler düzmeye devam etti.

Infantino, tüm ayrımcı uygulamalarına rağmen toz kondurmadığı Trump’ın ABD Milli Takım oyuncusu Folarin Balogun’un kırmızı kart cezasının iptal edilmesi yönündeki ricasını da kırmayarak bir skandala imza attı. Yaşananlar karşısında Dünya Kupası final maçında stadyumu dolduran on binlerce gerçek futbol taraftarı ise hem Trump’ı hem de Infantino’yu dakikalarca yuhalayarak bu ayrımcı uygulamalara en güçlü tepkiyi verdi. Bu arada çeşitliliği artırmak adına Dünya Kupası’na katılan ülke sayısını 32’den 48’e, maç sayısını 64’ten 104’e çıkaran Infantino’nun başında olduğu FIFA, turnuvadan 15 milyar gibi rekor seviyede gelir elde etti.

Infantino’nun Kushnerlerle Sermaye Operasyonu Duvara Çarptı

Her fırsatta futbolun birleştiriciliğinden bahseden ama ikiyüzlü uygulamalarıyla tam tersi duruş sergileyen Infantino’nun son skandalı ise Dünya Kupası'nı ticarileştirme adına attığı kirli adım oldu.

Infantino, Dünya Kupası turnuvalarının yayın ve bilet satış haklarını yönetmek üzere "FIFA Forward Enterprise" adı altında kurulacak yeni bir şirketin yüzde 21'lik hissesini özel bir yatırım grubuna satmaya kalktı.

The Los Angeles Times'ın ortaya çıkardığı belgelere göre Infantino, bu finansal operasyona destek vermeleri için FIFA üyesi 211 ülke federasyonuna 40'ar milyon dolar rüşvetvari "hibeler" vaat ediyordu.

Üstelik spor tarihinin en büyük "çıkar" projesi olarak değerlendirilen 20 milyar doları bulan bu devasa ticari hisseleri yönetecek ismin ise Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Joshua Kushner olduğu ortaya çıktı.

Kushner ailesi Trump’ın en yakını olmasının yanı sıra Yahudi kimlikleriyle de soykırımcı İsrail’in en güçlü destekçisi durumunda.

Ayrıca The Times’ın ortaya çıkardığı belgelerde ise tekrar seçilmeyi hedefleyen Infantino'nun 2031 yılında FIFA başkanlığı bittikten sonra da bu yeni şirketin başına geçerek yıllık yaklaşık 64 milyon dolar maaş almayı hedeflediği iddia ediliyor.

Infantino’nun toplumları birleştiren Dünya Kupası'nı Trump’ın aile çevresinin ve İsrail yanlısı Kushner kardeşlerin sermayesinin arka bahçesi haline getirme operasyonuna tepkiler infiale dönüştü.

Siyasi gücün ticari nüfuzla birleştiği bu Kushner-Infantino ortaklığına üç kıtanın futbol konfederasyonları UEFA, CONCACAF ve Asya Futbol Konfederasyonu, "tam bir güven ihlali ve aldatmaca" ortak bildirisiyle sert şekilde tepki gösterdi.

Konfederasyonlardan ve futbol otoritelerinden yükselen sert tepki ve istifa çağrıları karşısında FIFA Başkanı Infantino "Hatalar yaptık" diyerek alelacele özür dilemek zorunda kaldı.

Trump’ın BM Genel Sekreter Adayı Infantino İddiası

Bu kirli ortaklığın ifşa olmasının ardından sahneye çıkan Trump, sosyal medya hesabından Infantino’nun görevden alınmasının "korkunç bir hata" olacağını savundu.

Trump’ın "tarihin en başarılı Dünya Kupası'nı yönettiğini" iddia ettiği Infantino’ya verdiği bu güçlü destek, aslında futbolun çıkar uğruna nasıl bir siyasi kalkana dönüştüğünün açık kanıtı.

Hatta Trump’ın kendi sözünden çıkmayacak bir figür olarak gördüğü Infantino’yu BM Genel Sekreterliği için düşündüğü bile The New York Post gazetesi başta olmak üzere Amerikan medyasında yer aldı.

Dünya Sağlık Örgütü, UNESCO ve BM İnsan Hakları Konseyi gibi 60’ın üzerindeki uluslararası kurumdan ABD'nin maddi desteğini kesen veya buralardan ayrılan Trump, BM'yi tamamen kendi çizgisine çekmek istiyor.

Kendisine "FIFA Barış Ödülü" veren sadık bir futbol bürokratını BM'nin başına atayarak, küresel diplomasiyi de bir şirket gibi yönetmeyi hedeflediği ileri sürülüyor.

Ancak resmiyet kazanmayan bu iddianın Infantino’nun beklentilerini ne kadar karşılayabileceği de ayrı tartışma konusu.

Çünkü FIFA Başkanı olarak Infantino yılda yaklaşık 6 milyon dolar kazanırken, BM Genel Sekreteri'nin yıllık maaşı sadece 418 bin dolar civarında kalıyor. Yani Infantino’nun BM Genel Sekreteri olması halinde gelirinde tam 14 katlık bir düşüş anlamı taşıyor.

Ayrıca aralık ayında yapılacak BM Genel Sekreterlik seçimleri için Güvenlik Konseyi’nin 15 üyesinin ve Genel Kurulun desteğinin alınması gerektiği için uluslararası dengeler bakımından oldukça zayıf bir ihtimal olduğu da ortada.

Infantino’nun Kirli Çamaşırları Ortaya Dökülüyor

Adı BM Genel Sekreterliği için geçse bile FIFA koltuğunu finansal hırsların ve siyasi nüfuz pazarlıklarının masasına dönüştüren Infantino’yla ilgili skandalların ardı arkası kesilmiyor.

Infantino, şimdi de geçmişin halı altına süpürülen kirli çamaşırlarıyla yüzleşmek zorunda. İngiliz The Telegraph gazetesinin gündeme getirdiği son iddialara göre; Infantino’nun 2009-2016 yılları arasında UEFA Genel Sekreteri olduğu dönemde evli olmasına rağmen bir kadın çalışanla ilişki yaşadığı ileri sürülüyor.

Infantino’nun bu kişinin kurumdan ayrılışı sırasında altı haneli (yüz binlerce sterlinlik) devasa bir "sus payı" veya süslü adıyla "ayrılık ödemesi" aldığı ortaya çıktı.

UEFA sözcüsünün bu astronomik tazminatı ve hatta söz konusu kadının MBA eğitim masraflarının dahi kurum kasasından karşılandığını doğrulaması, olayın vahametini artırdı. Infantino cephesinin iddiaları "kategorik yalan" ve "iftira" söylemleriyle yalanlayarak kurumun "o günkü yönetmeliklere uygundu" savunması yapması ise hukukun ve etiğin nasıl esnetilebildiğinin ibretlik vesikası oldu.

FIFA Seçimlerinde Infantino İçin Kırmızı Kart Mı?

Yaşananların ardından BM Genel Sekreterliği bir tarafa Infantino’nun kendi koltuğunu koruyup koruyamayacağı da yoğun şekilde uluslararası spor dünyasının gündeminde. Çünkü yıllardır FIFA başkanlığı yapan Infantino, ticarileştirmeye çalıştığı futbolu halkın elinden alıp elitlerin, küresel sermayenin ve Trump’ın damat çevresinin oyuncağı yapabileceğini sandı.

Ancak UEFA, AFC ve CONCACAF'ın restiyle bu kez geri adım atmak zorunda kaldı. Futbolun onurunu Trump’ın desteğine, ırkçılığa varan uygulamalara karşı körlüğe ve Kushner’ların çıkar hesaplarına kurban eden Infantino kendisine verilen desteği ve güveni ciddi anlamda sarsmış görünüyor.

Bu yüzden gelecek yıl mart ayında Fas’ta yapılacak FIFA Başkanlık seçimleri için Infantino’ya karşı şimdiden aday kulisleri hızlandı.

Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu'nun (CONCACAF) Kanadalı başkanı Victor Montagliani’nin Infantino'nun en güçlü rakibi olarak öne çıktığı belirtiliyor. Asya Futbol Konfederasyonu (AFC) Başkanı ve FIFA Birinci Başkan Yardımcısı olan Bahreynli yönetici Şeyh Salman bin İbrahim Al Khalifa’dan Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness’e kadar çeşitli isimlerin de aday olabileceği ileri sürülüyor.

Yaşanan skandal niteliğindeki gelişmelerden sonra Infantino’nun koltuğunu koruyup koruyamayacağını Mart ayındaki seçimler gösterecek.

Milyarlarca insanı ve farklılıkları birleştiren futbol; FIFA başkanlarının siyasi figürlerle verdiği fotoğraf karesinden, soykırımcı İsrail destekçisi Kushner ailesinin yatırım portföyünden ya da Infantino’nun kişisel ikbal hesaplarından büyüktür.

Eğer dünya futbol federasyonları bu ilkesiz gidişata ve kurumsal yozlaşmaya karşı başlattıkları direnişi sonuna kadar sürdürmezlerse, gelecekte izlenecek şey bir Dünya Kupası değil, yeni ayrımcılık manzaraları ve çıkar hesaplarının canlı borsası olacaktır.

Ertuğrul Cingil / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat