Türkiye’nin önüne gelen 100 yıllık fırsat

  • GİRİŞ24.08.2026 08:58
  • GÜNCELLEME24.08.2026 08:58

Ankara’da bu dönem için, “Uluslararası ilişkilerde ‘Trump momenti/Trump anı’ diye bir tabir kullanılıyor. 

Ve tabi, “Bu dönemden ne kadar fayda sağlarsak o kadar iyi” biçiminde bir hava var. 

Bunun böyle olması rastlantısal bir durum değil tabi. 

Türkiye’nin bakışı ile ABD’nin bizim bu bölgemize olan bakışında, nadir zamanlarda görülecek türden bir ‘senkronizasyon’ durumu ortaya çıktı. 

Şöyle ki: 

ABD’de Trump’ın beslendiği MAGA ideolojisi, Ortadoğu’da sonu gelmeyen savaşların ABD’nin önüne büyük maliyetler getirip bıraktığını, bu maliyetlerden kurtulmanın yolunun bu coğrafyada ‘barışçıl bir düzen’ kurulmasından geçtiğini savunuyor. 

İşte bu yeni durum, Türkiye’nin kıymetini artırmış durumda. 

ABD’de Trump öncesine kadar ‘tehdit’ olarak görülen Türkiye’nin ‘Soft Power/Yumuşak Gücü’ şimdi fırsat olarak görülüyor. 

Bu durum da, Türkiye’nin önüne altın bir fırsat getirmiş durumda. 

Bendeniz son dönemde Türkiye’nin bölgedeki aktif pozisyonunu ve bu pozisyonun getirdiği sonuçları/kazanımları böyle bir bakış açısıyla yerli yerine oturtuyorum. 

Ankara’da bu işlerle teşrik-i mesaide bulunan çevrelerden edindiğim izlenimi bir cümleyle şöyle aktarabilirim: 

Bu dönemi yani ABD’deki Trump dönemini en iyi biçimde değerlendirmek için özel bir çaba harcanıyor. 

İsrail, bölgede ABD’nin her durumda birinci müttefiki olmaya devam ediyor. 

Günün sonunda mevcut ABD bakışı, İsrail’in güvenlik kaygılarını da giderecek kalıcı bir barış düzeni arayışından vazgeçmiş değil. 

Bu böyle algılanmamalı. 

Ancak bir de şöyle bir durum var: 

İsrail’deki siyonist anlayışın bütün bir bölgede ‘hegemonya kurma’ hayalleri, ABD’nin mevcut politikalarına yön verenler açısından ‘gerçekçi’ bulunmuyor. 

Bu durumda bölgesel barışçıl düzen tesisi için başka güçlü müttefiklere ihtiyaç var. 

Türkiye’nin rolü işte böyle bir zeminde kendisini gösteriyor. 

TOM BARRACK YALNIZ BAŞINA BİR ADAM DEĞİL… GÜÇLÜ BİR MİSYONLA ANKARA’YA GELDİ. 

ABD nezdinde Türkiye’nin yeni rolünü anlamak için Ankara büyükelçisi ve Suriye/Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack’ın açıklamaları üzerinden iz sürmek yeterli olabilir. 

Tom Barrack güzellemesi yapmıyorum, yanlış anlaşılmasın. 

Ama bu yeni ortaya çıkan fırsattan olabildiğince fazla fayda sağlamak, Türkiye’ye yüz yıllık kazanımlar getirebilir. 

Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan liderliğiyle temayüz eden bölgesel etkisi, ABD’nin yeni Ortadoğu, yeni İslam coğrafyası perspektifiyle örtüşüyor. 

Tom Barrack Ankara’ya alelade bir Büyükelçi olarak gelmiş değil. 

Şunu vurgulamak isterim: 

Trump, dış politikasını Dışişleri Bakanlığı, Pentagon gibi kurumlardan ziyade, özel temsilciler üzerinden yürütüyor. 

Bu da Tom Barrack’ın aleyhine yürütülen İsrail kampanyası karşısında yalnız olmadığının net bir göstergesi. 

İsrail’deki huzursuzluğun kaynağında da bu var, yani, Trump yönetiminin yeni bölgesel düzen arayışlarında Türkiye’yi özel bir konuma yerleştirmesi. 

Mesela; 

-Suriye’de Türkiye lehine oluşan yeni statüko, bu yeni bakışın pozitif bir yansıması. Son haber: SDG’nin Şam yönetimiyle entegrasyonu tamamlaması ile düne kadar Türkiye aleyhine hayati bir tehdit üreten oradaki mesele, Ankara lehine çözüm yoluna girmiş oldu. 

-Türkiye/Pakistan/Suudi Arabistan arasında oluşturulan ve yeni üyelerle genişlemesi beklenen Mekke Anlaşması da, bu dönemin pozitif sonuçlarından biri. 

-Daha önce bir yazımızda bahsetmiştik. Terörsüz Türkiye sürecine de Trump yönetiminin desteği var. 2013’te Çözüm Süreci’ni baltalayan ana aktörün ABD olduğu gerçeğini göz önünde bulundurursak, bu yeni durumun ne anlama geldiği daha iyi anlaşılır. 

Bu arada… 

Terörsüz Türkiye sürecinde önemli bir haftaya giriliyor. Milli Dayanışma yasasında belirtilen, takip ve koordinasyonla görevli kurul yarın ilk toplantısını yapacak.

Oluşacak ilk alt kurulun, silah teslimi ve sahadaki doğrulama mekanizması üzerine olması planlanıyor. 

Kurulun; silahların nerede, hangi takvimle ve hangi yöntemle teslim edileceğini takip etmesi öngörülüyor.

PKK sitelerinde, ‘dağlara veda’ anına geldiklerini gösteren paylaşımlar yapılıyor. 

Geri dönüş yasasının çıkmasından sonra sıra buna geldi malum. 

Dağların, mağaraların, eğitim kamplarının kapatılması, bunun teyit ve tespiti… 

Ardından da çıkarılan yasanın geri dönüşleri temin edecek şekilde uygulamaya geçmesi. 

Evet, bütün bunlar Trump momenti/anı ile karşımıza çıkan yeni durumları yansıtıyor. 

Başka bir deyişle yeni durum şu: 

Eskiden hükümet, yönettiği ülkenin, refahını gözettiği vatandaşlarının haklarını korumak, Türkiye’nin egemenlik haklarını kollamak için, ABD ile değil, ABD’ye rağmen adımlar atıyor, bir mücadele ve yer yer meydan okuma ile hareket ediyordu. 

Ankara şimdi ise, kendi tezleri ile uyumlu bir ABD yönetimiyle muhatap olduğu için, mücadele ve meydan okumanın yerini, ortak bakış açısıyla hareket etme durumu almış durumda. 

O nedenle bu ‘anı’, yani ‘Trump anını’, altın fırsat olarak görmek temel meselelerini aşmış bir Türkiye perspektifi adına büyük kıymet arz ediyor. 

Tekrar edelim: 

Belki de 100 yıllık kazanımların ortaya çıkacağı bir ‘anın’ içinden geçiyor Türkiye. 

İçeride oluşabilecek bir türbülans nedeniyle bu fırsatı heba etmezsek tabi. 

Yorumlar2

  • HIDIR BUDUR 29 dakika önce Şikayet Et
    Tüm güzel gelişmelere rağmen; Trump in Türk delegasyonuna dönüp " NE UYUMLU BUNLAR" demesi, ya da konuşmalarında " TURKİYE NE İSTEDİMSE YAPİYOR" şeklindeki söylemlerinden millet olarak çok hoşnut oluyor musunuz diye sorarsanız...!!???
    Cevapla
  • Doğrucu 58 dakika önce Şikayet Et
    Elhamdüllah, Allah ülkemizin milletimizin devletimizin yar yardımcısı olsun.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat