CIA Direktörünün kritik Moskova ziyareti

  • GİRİŞ30.08.2026 09:23
  • GÜNCELLEME30.08.2026 09:23

CIA Direktörü John Ratcliffe'in birkaç gün önce Moskova'ya yaptığı gizli ziyaret bana başka bir CIA direktörünün yolculuğunu hatırlattı. Kasım 2021. Dönemin CIA Direktörü William Burns Moskova'ya gönderilmişti. Amerikan istihbaratı Rus ordusunun Ukrayna sınırındaki yığınağını takip ediyor ve Kremlin’in büyük bir işgale hazırlandığını düşünüyordu.Burns'ün görevi Rus liderliğine Washington'ın mesajını doğrudan iletmekti. “Ukrayna'yı işgal etmeyin.”

Üç ay sonra Rus ordusu Ukrayna'ya girdi. Yaklaşık beş yıl sonra başka bir CIA direktörü yeniden Moskova'ya gitti. John Ratcliffe'in ziyareti kamuoyuna önceden açıklanmadı. Moskova'ya bir Amerikan C-17 askeri nakliye uçağı indi. Ardından Amerikan diplomatik konvoyu şehirde görüntülendi. Kremlin daha sonra Ratcliffe'in Rus istihbarat yetkilileriyle görüştüğünü doğruladı. Putin görüşmeye katılmadı ancak kendisine sonuçları hakkında bilgi verildi. Trump ziyaretin ardından “Rusya başka bir yere saldırmayacak” yorumunda bulundu. Washington'dan gelen bilgiler durumun basit olmadığını gösteriyor.

KREMLİN’İN GİZLİ PLANI İDDİASI

Amerikan istihbaratının son değerlendirmelerinde Putin'in risk hesabının değişebileceği ve NATO ülkelerine karşı provokatif eylemlere daha fazla açık hale gelebileceği değerlendiriliyor. Wall Street Journal'a göre Ratcliffe'in Moskova'daki görevlerinden biri Rus tarafını NATO ülkelerine saldırmaması konusunda doğrudan uyarmaktı. Bu nedenle Moskova ziyareti tek başına bir savaş alameti değil.

Ratcliffe Moskova'ya giderken Avrupa'nın kuzeyinde başka bir hareketlilik yaşanıyor. Polonya ve Baltık ülkeleri kritik altyapılarının güvenliğini artırıyor. Barajlar, elektrik tesisleri ve doğal gaz altyapısı daha sıkı korunuyor. Litvanya istihbaratının üzerinde durduğu senaryo özellikle dikkat çekici. Moskova'nın ele geçirdiği Ukrayna yapımı insansız hava araçlarını kullanarak NATO topraklarında saldırı düzenleyebileceği, ardından saldırının Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği görüntüsünü yaratabileceği değerlendiriliyor. Amaç doğrudan Varşova'ya veya Vilnius'a tank göndermekten ziyade NATO'yu test etmek olabilir.

SABOTAJ FAALİYETLERİ YOĞUNLAŞTI

Geçtiğimiz ay başında Almanya’nın Leipzig kentinde Fransa'dan askeri malzeme taşıyan bir Antonov kargo uçağına yönelik saldırı girişimi dikkat çekti. CIA değerlendirmesine göre olayın arkasında Rusya var. Patlayıcı taşıyan bir insansız hava aracı uçağa çarptı ancak infilak etmedi. Alman hükümeti Moskova'yı resmen suçlamadı fakat olayın ardından güvenlik tehdidinin yeni bir seviyeye çıktığını açıkladı.

Avrupa'nın başka noktalarında savunma sanayisi tesislerine yönelik kundaklama ve sabotaj girişimleri de soruşturuluyor.  Washington Post'un aktardığı gizli değerlendirmelere göre Kremlin, ABD'nin İran savaşı nedeniyle askeri ve siyasi olarak daha fazla yük altında olduğunu düşünüyor. Eğer Moskova gerçekten böyle bir hesap yapıyorsa Putin açısından önünde geçici bir fırsat penceresi bulunduğu düşünülebilir. Amerikan mühimmat stokları baskı altında, Avrupa ülkeleri savunma kapasitelerini yeni yeni artırıyor. Putin Washington'ın Avrupa'da yeni bir krize girmek istemeyeceğini düşünürse daha fazla risk alabilir.

KITALARARASI BALİSTİK FÜZE DENEMESİ

Ratcliffe'in ziyaretinden birkaç gün sonra Rusya başka bir görüntü yayımladı. Plesetsk'ten mobil, katı yakıtlı bir kıtalararası balistik füze fırlatıldı. Rus Savunma Bakanlığı sistemin adını açıklamadı. Görüntüler ve kullanılan mobil platform RS-24 Yars sistemini hatırlatıyor. Füzenin eğitim savaş başlıkları yaklaşık 6 bin 700 kilometre uzaktaki Kamçatka'da bulunan Kura test sahasına ulaştı. Rusya bunun planlı bir eğitim ve teknik doğrulama faaliyeti olduğunu söylüyor. Öyle olabilir fakat nükleer caydırıcılıkta zamanlama da mesajın parçası olabilir.

CIA direktörünün Moskova'da NATO konusunda uyarıda bulunduğunun konuşulduğu hafta Rusya'nın stratejik füze kuvvetlerini göstermesi ister istemez siyasi anlam kazanıyor. Moskova aynı zamanda NATO'ya saldırma niyeti bulunmadığını söylüyor. Burada da Avrupa'nın hafızası devreye giriyor. Rusya Ukrayna'nın beşte birini ilhak etmeden önce  Batı'nın işgal iddialarını reddetmişti.

Bütün bunlar yaşanırken Rus kamikaze İHA'ları Kiev'i vurmaya devam ediyor. Ukrayna ise Rusya'nın derinliklerine yönelik saldırı kapasitesini olağanüstü ölçüde büyütmeye çalışıyor. Kiev'in hedeflerinden biri Rus topraklarına yönelik saldırılarda günlük binlerce insansız sistem kullanabilecek üretim kapasitesine yaklaşmak.

Zelenskiy, Moskova barış konusunda ilerlemezse Rusya'nın kayıplarının artacağını söylüyor. Rusya ise barış görüşmelerinin fiilen askıda olduğunu belirtiyor. Bu tablo bize önemli bir şeyi gösteriyor. Taraflar barış masasına yaklaşmak için askeri operasyonlarını azaltmıyor. Tam tersine müzakere masasına daha güçlü oturabilmek için birbirlerinin maliyetlerini yükseltmeye çalışıyor. Bu da savaşın son aşamasından çok yeni bir tırmanma dönemine benzeyen bir  görüntü oluşturuyor.

 RUSYA NATO’YA SALDIRIR MI?

Elimizde Rusya'nın Baltık ülkelerini veya Finlandiya'yı işgal etmeye karar verdiğini gösteren açık ve kesin bir kanıt yok. Üstelik böyle bir saldırı Rusya açısından Ukrayna savaşından tamamen farklı olur. Estonya, Letonya, Litvanya, Finlandiya ve Polonya NATO üyesi. Bir saldırı teorik olarak ittifakın tamamıyla çatışma riskini beraberinde getirir. Moskova bunun ne anlama geldiğini biliyor. Bu nedenle daha gerçekçi risk ilk aşamada büyük bir Rus kara ordusunun Baltık sınırını geçmesi olmayabilir.

Hibrit saldırılar, sabotajlar, İHA ihlalleri, denizaltı kabloları, elektronik harp, sınır provokasyonları. Failin kim olduğunun tartışılabileceği operasyonlar. NATO'nun karşılık vermek konusunda tereddüt edeceği kadar küçük, görmezden gelemeyeceği kadar büyük eylemler. Ratcliffe'in Moskova ziyaretini önemli yapan da bu. Washington belki de Putin'e yeni bir kırmızı çizgi göstermeye çalışıyor: NATO'yu test etmeyin.

Bartu Eken / Haber7

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat