İsrail, Türkiye’yi neden yeni “öteki” seçti
- GİRİŞ07.09.2026 09:08
- GÜNCELLEME07.09.2026 09:08
İsrail’in soykırımcı yönetimi Türkiye’yi neden hedefe koymuş olabilir?
Türkiye’yi yeni tehdit ya da “düşman” olarak kodlamasının amacı ne olabilir?
İsrail’in soykırımcı yönetiminin bu tavrı, sadece bir seçim döneminde oyları konsolide etme çabası mıdır?
Yoksa çok daha derin ve büyük bir amaca matuf mudur?
Soykırım suçlusu Netanyahu’nun “Ekim’deki seçimi en az hasarla atlatıp yeniden hükümet kurmasının yolu olarak yeni düşman kategorisine Türkiye’yi koyduğu” tezi ne kadar gerçekçidir?
Veya bu tez tek başına İsrail’in soykırımcı yönetiminin gerçek amacını açıklamaya yeter mi?
İSRAİL’İN TÜRKİYE VE LİDERİ ERDOĞAN’I HEDEFE KOYMASININ YEGANE NEDENİ EKİM’DEKİ SEÇİMLER OLAMAZ
Hem Suriye’nin güneyindeki Süveyda’da birkaç gündür Dürzilerin bir grubunun Şam yönetimine silah çekmesi hadisesi…
Hem, Yunanistan ile İsrail’in güvenlik anlaşması çerçevesinde “Aşil Kalkanı” isimlendirilen savunma sisteminin Ege’ye konuşlanması…
Hem, Suriye’nin kuzeyinde Türkiye sınırındaki Ebu Zuhur hava üssünü bombalanması...
Hem, Kuzey Irak’ta konuşlu ve İran’ı hedef alan Kürt gruplarıyla İsrail arasındaki ilişki biçimi…
Bize, İsrail’in soykırımcı yönetiminin sırf Ekim’deki seçimi kazanmak için Türkiye’yi düşman olarak kodlamadığı gerçeğine götürmeli değil mi?
Türkiye’nin ve lideri Erdoğan’ın soykırımcıların hedefinde olmasının nedeni olarak İsrail’deki seçimler gösterilirse, bu eksik bir yorum olur.
İSRAİL 1948’DEN BU YANA KARŞISINDAKİ GÜCÜ BÖLEREK İLERLEDİ
İsrail’in kurulduğu günden bu yana, yıllarca Araplarla giriştiği savaşlarda kendine bir “düşman” belirlediğini biliyoruz.
“Öteki” olmadan, varlığını sürdüremeyeceğine inanıyor.
Maksimalist taleplerini gerçekleştirmek için mutlaka bir düşman seçiyor.
İsrail’in soykırımcı yönetimi, Araplar’dan sonra İran’ı “Öteki” olarak kodladı.
Onunla sıcak ya da soğuk savaş süresince maksimalist emellerine kavuşma stratejisini uyguladı.
Lübnan’a müdahale gerekçesi de oydu, Suriye’deki iç savaşı bahane ederek müdahalesi de…
Dikkat edin 28 Şubat 2026 gecesi İsrail ve Amerika uçakları İran’ı bombalamaya başladı. O günden bugünlere gelindiğinde İran’a saldıran tek ülke sanki Amerika gibi bir durum oluştu. İsrail yönetimi kendini geriye çekti.
Savaş, Amerika ile İran arasında bir “bilek bükme” yarışına dönüştü.
Bugünlerde Hürmüz ile ilgili bir çatışmada ya da İran’ın nükleer tesislerine dönük saldırılarda İsrail’in adı hiç anılmıyor.
Ne ilginç değil mi?
Peki… Neden acaba?
Acaba, Trump’ı “İran’ı havadan vurduğumuzda Kürtler kuzeybatıdan kara harekatı başlatır. İçerideki muhalifler ayaklanır rejim yıkılır” diye kandıran soykırımcı Netanyahu’nun tezi tutmayınca yeni bir düşman icat etme çabasından olmasın..!
TÜRKİYE’Yİ “YENİ OSMANLI” DİYEREK KODLAYAN İSRAİL, BATI’YI YANINA ALABİLİR Mİ?
İsrail, kurulduğu günden bu yana, Ortadoğu’da kendi emellerine ulaşmak için karşısındaki gücü sürekli bölerek ilerledi. Arap-İsrail savaşı sonrasında, Filistin-İsrail çatışmasına dönüştü. Sonra Filistin de bölündü. İsrail-Hamas savaşına dönüştü.
İran ve Arapları “öteki” olarak kodladı, Batı’ya ve dünyaya, “Sizin için barbarlarla savaşıyoruz” dedi.
Şimdi evet şimdi..!
İsrail’in soykırımcı yönetimi Türkiye’yi “Öteki” olarak kodluyor. Türkiye’yi, hem Sünni İslam’ın başat aktörü, hem bölgeye geçmişteki hamiliğini hatırlatarak bölgeye dönmek isteyen bir güç olarak.
Böylece Batı’ya ve müttefiklerine, Türkiye’yi “Osmanlı’yı yeniden diriltmek isteyen hegemon güç” olarak anlatıp düşmanlaştırıyor!
TÜRKİYE İSTESE BÖLGEYİ DOMİNE EDERDİ!
Oysa Türkiye, bölgesini domine eden bir ülke değil, iş birliği üzerinden siyaset üretiyor.
Afrika’da böyle.
Arap Yarımadası’nda böyle.
Bilâd-ı Şam’da böyle.
Kafkasya’da böyle.
Asya’da böyle.
Uzak Asya’da, Pasifik’te böyle.
Türkiye, domine etme stratejisiyle değil, iş birliği üzerinden ilerliyor.
İsrail ise, Amerika ve Batı’nın tüm güçlerini arkasına alıp Ortadoğu’da hegemon güç olma arzusuyla yanıp tutuştuğu için her seferinde yeni bir “Öteki” icat ediyor.
Yeni “Öteki” Türkiye.
Bu ne sadece Ekim’deki İsrail seçimleriyle ilgili bir strateji ne sadece Netanyahu'nun geleceği ile ilgili bir strateji.
7 Ekim sonrası İsrail’in tüm dünyadan tecrit edilmesindeki en önemli aktör olan Türkiye ve lideri Erdoğan’ı potansiyel düşman olarak kodlanmasıyla ilgili..!
Zira, vekil güçler savaşını İsrail kaybetti. PKK silah bıraktı. YPG, Şam’a entegre oluyor. İsrail yalnızlaşmaya devam ediyor.
Hakkına razı olan İsrail’e evet (1967 sınırlarına geri dönmesi), “Büyük İsrail” hayali kuranlara hayır!
Sınırlarını bilen İsrail bölgede yaşayabilir.
Yoksa büyük hayaller kuranlar büyük hüsrana uğrar!
İsrail’in kendisine “Öteki” seçtiği Türkiye bugüne kadar savaştıklarına benzemez!
Demedi demeyin.
Yorumlar4