ABD ve Avrupa Birliği karşı karşıya!

  • GİRİŞ18.10.2026 09:02
  • GÜNCELLEME18.10.2026 09:02

Birleşik Devletler’le Avrupa Birliği son ayların en büyük siyasi krizlerinden birini yaşıyor. Konu Ukrayna. Kiev yönetimi Amerikan ara seçimlerinden önce Rusya’da yakıt depolarına operasyonlarını yoğunlaştırdı. İran’la yaşanan çatışma nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı’na bir de bu durum eklenince petrolün varil fiyatı daha da yükseldi ve birçok ülke gibi Washington’a da soğuk terler döktürmeye başladı.

Trump bu konuda perde arkasından değil doğrudan basının önünde Zelenskiy’e seslendi. “Yakıt depolarına saldırıyı durdur.” Bunu aleni şekilde yapma sebebi halkına “bakın ben krizin sona ermesi için elimden geleni yapıyorum” mesajıydı. Aynı zamanda Kremlin’e de elbette. Ancak sonuç istediği gibi olmadı.

Savaşın başından bu yana en ağır darbeyi alan ancak ele geçirdiği topraklarda başarılı şekilde savunma yapan Rusya’nın Ukrayna altyapısına yönelik saldırıları sürdü. Bunun üzerine Ukrayna’nın yoğun misillemeleri devam etti ve sonuç olarak taraflara yapılan çağrı sonuç vermedi. Trump’ın “anlaşma sağlandı” açıklamasına rağmen.

LONDRA BERLİN VE TEL AVİV ZELENSKİY’NİN YANINDA

Trump yaşanan gelişmelerin ardından Zelenskiy ve yönetimine ilişkin sözlerini ağırlaştırdı. Bu söylemler “Biden döneminde yolsuzluk yapıldı, verdiğimiz silahlar karaborsada satıldı” ile başladı “Ülkenin yeni bir başkana ihtiyacı var.” söylemleriyle devam etti. Bu sözler Moskova’yı memnun etti ve “Olası bir seçim döneminde saldırıları durdurmaya hazırız.” açıklaması yapıldı.

Hakkında ciddi eleştiriler yapılan Zelenskiy henüz böyle bir seçim takvimi belirlemiş değil. Olağanüstü şartları gerekçe göstererek Avrupa temaslarına ise süratle devam ediyor. Ukrayna liderinin en büyük dayanağı ise İngiltere yönetimi. Burnham iktidarı her fırsatta Kiev’e desteğini sürdüreceğini belirtiyor ve bunu sözde bırakmıyor. Almanya’daki Merz hükümeti de benzer görüşte. Rusya’nın Ukrayna’yı ele geçirmesinin ardından durmayarak önce Baltık ülkelerini ardından Avrupa’yı işgal etmeye başlayacağını söylüyorlar. Bu senaryo ne kadar gerçekçi? Takdirinize bırakıyorum.

İsrail’in mevcut yönetimi destekleme sebebi başka. Özellikle Ukrayna’da zafer kazanan bir Rusya’nın NATO ülkelerine saldırmaktan ziyade Orta Doğu’da etkisini yeniden artıracak girişimler sergileyebileceği değerlendirmesi yanlış olmaz. Moskova’nın sıcak denizlere inme politikası şimdilik rafa kaldırılmışken İran’ın etkisinin yeniden artışı kendileri için kötü bir senaryo demek. Dolayısıyla Rusya’nın Ukrayna’daki “meşguliyeti” İsrail için pragmatik. Zelenskiy’nin Yahudi kökenli olması da bir başka sempati sebebi onlar için tabi.

SONU OLMAYAN SAVAŞ

Bunu defalarca söyledik aslında. Bu savaşın bir sonu yok. Rusya’nın işgal ettiği topraklardan çıkarılması mümkün görünmediği gibi ne Kiev’in ne de Odesa hattının ele geçirilmesi olası görünmüyor. Tüm bunlar yaşanırken Amerikan desteğinin tamamen çekildiğini söylemek yanlış olur. Mühimmat, para ve istihbarat desteği sürüyor. Ancak bazen “aksaklıklar” yaşanabiliyor. Starlink konusu gibi.

Geçtiğimiz günlerde Trump’a bu konu soruldu. “Bilmiyorum.” yanıtını vererek konuyla yeniden yönetimde görev alan Elon Musk’a havale etti. Aslında ne olduğu açık. “İnat etmeye devam edersen kendine yeni bir sistem bulmalısın.”

KARADENİZ’DE GÜVENLİK SORUNU SÜRÜYOR

Rusya ile Ukrayna arasındaki anlamsız savaş devam ederken Karadeniz’de güvenlik sorunu da sürüyor. İki ülkenin birbirine zarar vermek için ateşlediği füzeler, dronlar ve SİDA’lar sivil gemileri hedef alarak can ve mal kayıplarına neden oluyor. Yaşamını yitirenler arasında Türk vatandaşlarının da olduğu saldırılar bütün çağrılara rağmen son bulmuş değil. Savaşla alakası olmayan ve ekmek parası kazanan işçilerin hayatları ucuz olmadığı gibi yaptıkları yatırımlarla ekonomilere katkı sağlayan iş insanlarının da bu ülkelerle iş yapmaktan vazgeçmesinin korkunç sonuçları olacaktır. Dolayısıyla bunun bir kez daha düşünülmesi gerekiyor.

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat