ABD ara seçimleri: Rusya ve Ukrayna politikasında neler değişebilir?

  • GİRİŞ08.11.2026 09:09
  • GÜNCELLEME08.11.2026 09:09

ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerin sonuçları kesinleşti. Demokratlar hem Temsilciler Meclisi’nde hem de Senato’da çoğunluğu elde etti. Böylece Başkan Donald Trump, görev süresinin ikinci yarısına Kongre’nin iki kanadında da muhalefetin çoğunlukta olduğu bir tabloyla girecek.

Seçim sonuçları Rus medyasında da geniş yer buldu. Rus uzmanların değerlendirmelerinde ekonomik sorunlar, İran savaşı ve Trump yönetiminin iç politikadaki tercihleri öne çıktı. Ancak Moskova açısından daha önemli soru, Washington’daki yeni siyasi dengenin Rusya-ABD ilişkilerini ve Ukrayna savaşına ilişkin Amerikan politikasını nasıl etkileyeceği.

Seçmen tercihlerinin arkasında ne var?

Rus uzman Georgy Asatryan, seçim sonuçlarını yalnızca Cumhuriyetçilerin yaşadığı bir seçim yenilgisi olarak görmüyor. Asatryan’a göre sonuçlar, Trump’ın siyasi projesinin de ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Ekonomik sıkıntılar ve İran savaşı, seçmenlerin Cumhuriyetçilere yönelik desteğini zayıflatan başlıca etkenler arasında yer aldı.

Siyasi analist Pavel Dubravsky ise Trump’ın seçim yenilgisinin ardından Demokratlarla daha fazla uzlaşma arayabileceğini düşünüyor. Ona göre Beyaz Saray ile Kongre arasındaki anlaşmazlıklar, yönetimin iç politika gündemini zorlaştırabilir. Ancak dış politika kararlarında son sözün büyük ölçüde başkanda olması, Kongre’nin etkisini sınırlayan önemli bir unsur.

Vladimir Pavlov da Amerikan seçmeninin parti bağlılığının eskisi kadar güçlü olmadığını, seçmen tercihlerinin daha değişken hale geldiğini belirtiyor. Pavlov’a göre Demokratlar seçimlerden güçlenerek çıksa da parti içindeki görüş ayrılıkları devam ediyor. Bu nedenle Kongre’de çoğunluğu elde etmeleri, her konuda ortak bir politika izleyebilecekleri anlamına gelmiyor.

Moskova seçim sonuçlarını nasıl karşıladı?

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD seçimlerini ülkenin iç meselesi olarak nitelendirirken Rusya’nın da gelişmeleri yakından takip ettiğini söyledi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova ise Demokratların elde ettiği sonucu değerlendirdi. Zaharova, yeni Kongre’de oluşacak siyasi dengelerin ABD’nin iç siyaseti, yasama faaliyetleri ve dış politikası üzerinde etkili olacağını belirtti. Ayrıca Kongre’de Rusya’ya yönelik olumsuz yaklaşımın farklı siyasi çevrelerde karşılık bulmaya devam ettiğini ifade etti.

Eski Rusya Devlet Başkanı ve Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Dmitriy Medvedev de seçim sonuçlarının Moskova’nın temel önceliklerini değiştirmeyeceğini dile getirdi. Medvedev, Rusya açısından Ukrayna meselesi ve yaptırımların önemini koruduğunu, sahadaki gelişmelerin belirleyici olduğunu vurguladı.

Bu açıklamalar, Moskova’nın seçim sonuçlarını Washington’daki siyasi dengelerin değişmesi olarak değerlendirdiğini, ancak Rusya’nın kendi dış politika önceliklerinde bir değişiklik beklemediğini gösteriyor.

Rusya-ABD ilişkilerinde yeni bir dönem mi?

Rus uzman Dmitry Novikov’a göre Trump yönetiminin Rusya-Ukrayna politikasına ilişkin kararları büyük ölçüde Beyaz Saray tarafından şekillendiriliyor. Özel temsilciler aracılığıyla yürütülen temaslarda Kongre’nin doğrudan denetim imkânı sınırlı kalıyor.

Novikov, ABD’nin Ukrayna’ya yönelik askeri ve ekonomik desteğinde de bir değişim yaşandığını belirtiyor. Washington’un desteği giderek daha fazla ticari ve siyasi koşullarla ilişkilendiriliyor; diplomatik girişimlerde ise arabuluculuk rolü öne çıkıyor. Ona göre en hassas konulardan biri, Ukrayna’ya verilmesi gündeme gelen Amerikan güvenlik garantilerinin nasıl düzenleneceği. Demokratlar bu konuda Kiev’e yönelik yeni yükümlülükler ve daha güçlü güvenceler talep edebilir.

Malek Dudakov da Demokratların Kongre’de çoğunluğu kazanmasının Trump’ın Moskova ile diyalog kurmasını zorlaştırabileceğini düşünüyor. Kongre’deki muhalefet, yönetimin Rusya ile ilişkiler konusunda attığı adımlara siyasi baskı uygulayabilir. Bununla birlikte ABD dış politikasının yalnızca Kongre tarafından belirlenmediği unutulmamalı. Başkanın sahip olduğu yetkiler, Trump yönetiminin kendi tercihlerini sürdürmesine imkân tanıyor.

Ukrayna’ya yardım artar mı?

Seçimlerin ardından en çok tartışılan konulardan biri, Demokratların Ukrayna’ya yönelik askeri ve ekonomik yardımı artırmak için Kongre’de yeni girişimlerde bulunup bulunmayacağı.

IMEMO Primakov Dünya Ekonomisi ve Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Kuzey Amerika Çalışmaları Merkezi Başkan Yardımcısı Victoria Zhuravleva, Demokratların Kiev’e daha fazla destek verilmesini ve Rusya ile temasların sınırlandırılmasını gündeme getirebileceğini belirtiyor. Demokratlar, Trump yönetiminin iç politika önceliklerini de pazarlık konusu yaparak kendi taleplerine destek arayabilir.

Ancak Kongre’den Ukrayna’ya yardım yönünde bir karar çıkması, bu yardımın kısa sürede sahaya ulaşacağı anlamına gelmiyor. Finans Üniversitesi öğretim üyesi Ivan Pyatibratov, Trump’ın veto yetkisinin Demokratların girişimlerini sınırlayabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca ABD’nin askeri stokları ve üretim kapasitesi de yardımın boyutunu etkileyebilir. Özellikle Patriot hava savunma sistemlerine ait önleyici füzelerde yaşanan stok sıkıntısı, siyasi kararların uygulamaya geçirilmesini zorlaştıran unsurlardan biri.

Pavel Dubravsky de Demokrat Parti içinde Ukrayna politikası konusunda tam bir görüş birliği bulunmadığını hatırlatıyor. Partinin farklı kanatları arasında Kiev’e verilecek desteğin kapsamı konusunda ayrılıklar yaşanabiliyor. Bu nedenle Demokratların Kongre’deki çoğunluğu, Ukrayna politikasında istedikleri her adımı atabilecekleri anlamına gelmiyor.

Trump dış politikada daha mı aktif olacak?

Rus uzmanlar arasında öne çıkan bir başka değerlendirme, Trump’ın iç politikada karşılaştığı engelleri dış politikada daha fazla inisiyatif alarak aşmaya çalışabileceği yönünde.

Georgy Asatryan, Kongre’deki siyasi baskının Trump’ı dış politikada daha hareketli bir çizgiye yöneltebileceğini düşünüyor. Siyasi analist Gevorg Mirzayan da seçim sonuçlarının Trump’ı etkisiz bir başkana dönüştürmeyeceğini, özellikle dış politikada kendi yetkilerini kullanmayı sürdüreceğini savunuyor.

Federasyon Konseyi Uluslararası İlişkiler Komitesi Birinci Başkan Yardımcısı Grigory Karasin ise seçim sonuçlarının Trump’ın siyasi çizgisini kökten değiştirmesini beklemiyor. Karasin’e göre seçim yenilgisi başkanın iç politikadaki konumunu zayıflatmış olsa da Trump’ın dış politikada daha ılımlı davranacağı sonucuna varmak doğru değil. Yönetimin mevcut çizgisini sürdürmesi, zaman zaman farklı yönlere savrulması da mümkün.

Ocak ayına kadar diplomasi için fırsat

Valdai Tartışma Kulübü uzmanı Andrey Kortunov, seçim sonuçlarıyla yeni Kongre’nin göreve başlaması arasındaki dönemin diplomatik temaslar açısından önem taşıdığını düşünüyor. Yeni Kongre Ocak 2027’de çalışmalarına başlayacak. Kortunov’a göre bu tarihe kadar Trump yönetiminin müzakerelerde ilerleme sağlamak için kullanabileceği bir zaman aralığı bulunuyor.

Rus medyasında yer alan haberlere göre Ukrayna konusunda üçlü görüşmelerin 10-11 Kasım’da Abu Dabi’de sürdürülmesi bekleniyor. Bu temasların nasıl sonuçlanacağı, Washington’daki yeni siyasi tablonun müzakere sürecine etkisini değerlendirmek açısından da önem taşıyor.

Sonuç

Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu elde etmesi, Washington'daki siyasi dengeleri değiştirdi. Bu durum Trump yönetiminin özellikle Ukrayna politikası konusunda daha fazla siyasi baskıyla karşılaşmasına yol açabilir. Ancak dış politika kararlarında başkanın sahip olduğu yetkiler ve Kongre içindeki görüş ayrılıkları, bu baskının sonuçlarını sınırlayabilir.

Moskova açısından seçim sonuçlarının anlamı da bu çerçevede değerlendirilmeli. Demokratların zaferi, Rusya-ABD ilişkilerinde veya Ukrayna savaşına ilişkin Amerikan politikasında kendiliğinden bir değişiklik getirmiyor. Buna karşılık Beyaz Saray ile Kongre arasında yaşanabilecek anlaşmazlıklar, Washington'un Kiev'e desteğinin kapsamını ve Moskova ile yürütülen temasların seyrini etkileyebilir. Bu nedenle seçimlerin Rusya açısından önemi, sonuçların kendisinden çok, Amerikan yönetiminin önümüzdeki süreçte nasıl bir politika izleyeceğinde ortaya çıkacak.

Yıldıran Acar
Siyaset Bilimci

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat