Özel okulların yarınları nasıl şekillenecek?
- GİRİŞ28.08.2025 09:14
- GÜNCELLEME28.08.2025 09:15
Eğitimin itibarını zedelemek milli bir risk oluşturur!
Vakıf üniversitelerinde yaklaşık %25 oranında boş kalan kontenjanlardan sonra gözler özel okulların öğrenci kayıtlarına çevrildi…
2025 üniversite yerleştirme sonuçları açıklandı ve bir anda gözler vakıf üniversiteleri doluluk oranlarına çevrildi. 2024 YKS sonrasındaki tercih döneminde vakıf üniversiteleri yüzde 91 doluluk oranına sahip iken, bu yıl doluluk oranı yüzde 76’da kaldı. Toplamda 53 bin 538 boş kontenjanın 3 bin 65’i devlet, 44 bin 142’si ise vakıf üniversitelerinde dolmadı. Geçen yıl bu sayı 29 bin civarındaydı.
Vakıf üniversitelerinde oluşan boşluğun ekonomik sebeplerle oluştuğu konuşulurken, biz de konuyu halk tabiriyle özel üniversitelerden alıp, özel okullara getirmeyi uygun gördük. Öyle ya üniversitelerdeki kontenjan boşluğu madem ekonomik biz de özel okullara mercek tutarak oradaki durumu şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşmayı uygun gördük.
Tüm bu konu başlıklarını ülkemizde özel okulculuk sektörünün en büyük kuruluşlarından birisi olan Türkiye Özel Okullar Derneği (TÖZOK) Başkanı Zafer Öztürk ile Türkiye’deki özel okulculuğun bugününü ve yarınını konuşmak için buluştuk.
Türkiye’de özel okulların bugünü ve geleceği nasıl şekillenecek?
İşte bugünkü söyleşinin geri planında asıl sorgulanması gereken asıl soru Türkiye’de ana okulundan üniversite eğitimine kadarki süreçte “özel” okulların geleceği gerek ekonomik nedenlerle gerekse de öğrenci ve ailelerin özel eğitim kurumlarına son dönemlerde ortaya çıkan farklı bakış açılarıyla acaba nasıl şekillenecek?
Sayın Başkan Zafer ÖZTÜRK’e halihazırda bugünün özel okul ve eğitim koşullarını, TÖZOK Başkanı olarak yorumlarını, beklentilerini ve TÖZOK işleyiş modellerini açık açık sordum ve çok net cevaplar aldım.
Sayın Zafer Öztürk ile yaptığım söyleşide öne çıkan en çarpıcı başlıklardan bir tanesi “Eğitimin itibarını zedelemek milli bir risk oluşturur.” cümlesiydi.
Çiçeği burnundaki yeni eğitim-öğretim dönemi 2025-2026 ile bitirdiğimiz 2024-2025 döneminin karşılaştırmasını yapacak olursanız özel okullar ne durumda? Aslında en çok kayıt doluluk oranlarını merak ediyorum… Öğrenci kayıtları ne seviyede?
Türkiye’de 2024 Eylül verilerine göre toplam okul sayısı 61.066’dır. Bunların 12.042’si özel okul olup, toplam okullar içindeki oranı %19,7’dir. Özel okullarda eğitim gören öğrenci sayısı 1.493.494’tür, bu da toplam öğrencilerin %9,76’sına denk gelir. Öğretmen sayısında ise toplam 1.035.755 öğretmenden 165.477’si özel okullarda görev yapmaktadır (%15,9).
Bu yıl kayıt yenileme ve yeni kayıt döneminde özellikle ekonomik şartlar nedeniyle yaklaşık %10–15 oranında kontenjan boşluğu gözlemliyoruz. Öğretmen sayımız da 170–180 bin bandında seyretmekte. Önümüzdeki dönemde bu boşlukların daha da artmaması için destek mekanizmaları kritik önem taşımaktadır.
Türkiye’de her il ve ilçede açılan yüzlerce özel okul sizce bir eğitim yatırımı mı yoksa sermaye yatırımı mı?
Türkiye’de özel okulculuk tarihsel olarak bir eğitim misyonu üzerine kurulmuştur. Son yıllarda bazı büyük ölçekli yatırımlar ticari kimlik kazanmış görünse de esasen özel okulculuk insan sermayesi yatırımıdır. Bir okul açmak, yalnızca binalar inşa etmek değil, öğretmen yetiştirmek, çocukların geleceğini şekillendirmek ve ülkenin yarınlarına katkı sunmaktır. Bu yüzden biz özel okulculuğu bir sermaye aracı değil, eğitim yatırımı olarak görüyoruz.
Bazı özel okullar gerçekten milyon liralar talep ediyorlar mı? Bu durum Türkiye’de özel okul algısı açısından bir dezavantaj oluşturmuyor mu? Okul ücretleri konusuna net bir cevap verir misiniz?
Kamuoyunda sıklıkla 'milyonluk okul ücretleri' konuşulsa da bu durum yalnızca belli başlı birkaç kurumu kapsamaktadır. Türkiye’deki özel okulların %80’inde ücretler, orta sınıf ailelerin ulaşabileceği seviyededir. Ara sınıflarda okul ücret artışları ÜFE+TÜFE/2 + %5 formülü ile sınırlandırılmıştır. 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde bu oran %54,8 olmuştur. Dolayısıyla %70-100 oranlarında artış mümkün değildir. Ancak yan hizmetlerdeki (yemek, ulaşım, kitap vb.) enflasyonist artışlar, toplam maliyeti yükseltmektedir. Bu da genel tabloya yansımaktadır.
Devletten ve ilgili bakanlıklardan beklentileriniz neler?
TÖZOK olarak hem okullar hem de veliler adına devletimizden taleplerimiz vardır. Öncelikle, özel okula çocuk gönderen velilere kamu tarafından destek sağlanması büyük önem taşımaktadır. Özellikle okul öncesinden itibaren bu desteklerin verilmesi zaruridir. Bunun yanında, öğretmenlerin brüt maaşlarının eşitlenmesi, vergi dilimlerinde kolaylıklar ve KDV oranlarının yeniden düzenlenmesi sektörün ayakta kalmasını sağlayacaktır. Aksi takdirde özel okullarda kapanmalar yaşanabilir, bu da hem istihdam kaybına hem de devlet okullarında çok daha kalabalık sınıfların oluşmasına neden olabilir.
MEB’in düzenlemelerini nasıl buluyorsunuz?
Sayın Millî Eğitim Bakanı Prof.Dr.Yusuf Tekin’in son dönemde hayata geçirdiği düzenlemeler, özellikle okul formaları, kaynak kitap ve yemek ücretlerine yönelik adımları doğru yönde atılmış olmakla birlikte, okulların maliyet gerçekleri göz ardı edilmemelidir. Geçmişte ücret artış formülünün dışında getirilen düzenlemeler, bazı kurumları sürdürülebilirlik açısından zor durumda bırakmıştır. Özellikle gıda enflasyonunun yüksek olduğu bir ortamda, yemek ücretlerindeki artış doğal bir yansıma olarak görülmelidir.
Ekonomik gidişatın eğitime etkisi nasıl olur sizce?
Ekonomik gidişatın eğitime etkisi açıktır. Kısa vadede aileler fiyat–performans dengesi gözeterek okul tercihi yapmaktadır. Orta vadede ise desteklenmeyen özel okulların kapanma riski artacaktır. Bu durum, kamu okullarındaki yoğunluğu artıracak ve eğitim kalitesini düşürecektir. Ayrıca son dönemde kamuoyunda ve sosyal medyada eğitimin itibarsızlaştırılmaya çalışıldığını üzülerek gözlemliyoruz. Oysa bir ülkenin geleceği yalnızca eğitimle mümkündür. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Sakarya Savaşı sürerken 1921 Maarif Kongresi’nde dahi geleceğin eğitimle kazanılacağını vurgulamıştır. Eğitimin itibarını zedelemek milli bir risk oluşturur.
TÖZOK’un özel okul sektörüne katkısı ne düzeyde? Derneğinizin çalışma esası nedir?
Türkiye Özel Okullar Derneği, 75. yılında yalnızca sektörün haklarını savunan bir yapı değil; aynı zamanda kamuyla özel sektör arasında köprü kuran önemli bir aktördür. Bugün özel öğretim kurumlarının sahip olduğu pek çok yasal güvence ve standartta TÖZOK’un katkısı vardır. En önemlisi, derneğimiz tamamen gönüllülük esasıyla çalışmaktadır. Türkiye’nin en köklü kurumlarından gelen idareciler, öğretmenler ve danışmanlarla kolektif bir akıl ve kolektif bir emek üretmekteyiz. Bu birliktelik, sektörün hem geleceğini hem de saygınlığını garanti altına almaktadır.
TÖZOK’un her yıl organize ettiği ve kamuoyunda büyük ses getiren Geleneksel Antalya Eğitim Sempozyumu (GAES)’nun 2026 ana teması belli oldu mu?
GAES 2026’nın ana teması 'Eğitim 5.0' olarak belirlendi. Bu kapsamda yapay zekâ destekli öğrenme, öğretmenlerin yeni kariyer modelleri, hibrit eğitim uygulamaları, öğrenci merkezli pedagojiler ve finansal sürdürülebilirlik gibi konular ele alınacak. Türkiye’den ve dünyadan akademisyenler, eğitim liderleri ve politika yapıcıları bir araya getirerek yalnızca bugünü değil, önümüzdeki 10–20 yılın eğitim ihtiyaçlarını tartışacağız.
Özel okullarda kayıt süreci nasıl işliyor? (Kayıtların belli bir bitiş tarihi var mı?)
Özel okullarda kayıt süreci iki farklı şekilde işliyor:
- Merkezi sınav puanıyla öğrenci alan özel liseler (Türk ve yabancı liseler), Millî Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen takvime bağlıdır. LGS sınavı sonrasında (11–18 Temmuz arası) taban puan ilanı, ön kayıt–asil kayıt ve serbest kayıt dönemleri şeklinde birkaç aşamada yürür. Velilerin bu dönemde çok dikkatli olmaları, tatil planlarını ertelemeleri dahi gerekebilir.
- Merkezi sınav puanı dışında öğrenci alan özel okullar ise kendi kriterleriyle kayıt yapar. Bu kayıtların kesin bir bitiş tarihi yoktur; kontenjanlar dolana kadar devam edebilir. Burada önemli olan okulun akademik ve pedagojik yaklaşımının çocuğun ihtiyaçlarıyla örtüşmesidir.
TÖZOK hizmet içi eğitim portföyünde hangi konular öne çıkıyor?
TÖZOK’un hizmet içi eğitim portföyü özellikle:
- Okul yöneticileri ve idareciler için finans, mali mevzuat, hukuk ve güncel yasal düzenlemeler,
- Kurucu ve genel müdürler için makro düzeyde eğitim politikaları ve sektörel gelişmeler,
- Ulusal ve uluslararası güncel eğitim yenilikleri (yapay zekâ, dijital dönüşüm, hibrit eğitim, öğrenci-veli ilişkileri, rehberlik çalışmaları).
Bu eğitimler, üyelerimizin sahada güncel bilgiyle hareket etmelerini, riskleri önceden görmelerini ve dünyadaki gelişmelerden kopmamalarını sağlamaktadır.
TÖZOK LGS ve YKS deneme sınavları ile hangi boşluğu doldurmayı amaçlıyorsunuz?
Türkiye genelinde uyguladığımız LGS ve YKS deneme sınavlarıyla öğrencilerimizin hem sınav deneyimi kazanmalarını hem de başarılarını ülke genelinde görmelerini sağlıyoruz. Bu sınavlar yalnızca büyükşehirlerde değil, taşradaki okullara da ulaştırılmaktadır. Böylece fırsat eşitliği açısından önemli bir boşluğu dolduruyoruz. Denemeler öğrencilerin hangi konularda eksik olduklarını görmelerini sağlarken, öğretmenlere de eğitim süreçlerini veriye dayalı iyileştirme imkânı tanıyor.
Özel okullarda bursluluk durumu nasıl işliyor? Okullarınızdaki burslu öğrenci sayısı ne kadar?
Özel okulların büyük bölümü, başarı bursları, şehit ve gazi çocuklarına yönelik burslar, kardeş indirimleri ve deprem dönemi bursları gibi geniş bir yelpazede destek vermektedir. Türkiye genelinde yaklaşık %10’luk bir öğrenci kitlesi burslu olarak özel okullarda eğitim görmektedir. Bu oran bazı kurumlarda daha da yüksek olabilir. Yalnızca akademik başarı değil; sosyal sorumluluk ve ihtiyaç odaklı burslar da sunulmaktadır. Bu durum, özel okulların yalnızca yüksek gelir grubuna değil; daha geniş öğrenci kitlelerine de kapılarını açtığının göstergesidir.
Bu arada ücretsiz okuyacak öğrenci yönetmelik dahilinde yüzde üçtür, bunun %1’ini okullar kendileri yerleştirir yüzde ikisini ise MEB elindeki belirli standartlara göre kurumlara burslu öğrenci yerleştirmesini yapar. Ancak hiçbir zaman burslu öğrenci konusu bununla kalmaz az evvel yukarıda da ifade ettiğim gibi bazı kurumlarda bu oran %10’un üstünde dahi ihtiyacı olan öğrencilere burs imkanları sağlanır.
Verdiği bilgi ve değerli katkılardan ötürü TÖZOK Başkanı Sayın Zafer Öztürk’e teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.
***
Evet…
Koskocaman bir ülke olan ve Dünya üzerinde hak ettiği yeri almaya çalışan Türkiye Cumhuriyeti’nin aydınlık yarınları “evlatlarımız, gençlerimiz” bir yandan devlet okullarına bir yandan özel okullarına ve bu okullarda eğitim veren öğretmenlerimize emanet.
Aslında eğitimi ortak bir özne olarak görmeyi başarabilir, eğitimden, sanata, sanattan spora kadar her türlü yüklemi hem özel okullarıyla hem devlet okullarıyla doğru kurgulayabilirsek işte o zaman Türkiye Cumhuriyeti’ni aydınlık yarınlar bekler.
Ancak ve ancak eğitimle kuracağımız dünyanın zirvesinde yer alacak olan Türkiye’nin aydınlık yarınlarında, sözünü ettiğim “özne ve yüklem bütünlüğü” içinde yetiştireceğimiz aydınlık nesiller, bilimin her alanında kurulacak başarı hikayelerinin baş öznesi yani baş kahramanı olmayı başarabilirler.
***
Günün Sözü:
“Hakiki vatansever vatanını diğerlerine üstün tutan değil, vatanının övgüye mazhar olması için hareket edendir.” (Aliya İzzetbegoviç)
İsmail Yolcu / Haber7
Ankara Bilim Üniversitesi
Eğitim ve Kariyer Uzmanı
Eğitimci, İletişimci ve Yazar
ismail.yolcu@ankarabilim.edu.tr
Yorumlar4