'Karma eğitim' dayatmasında ilk gedik açıldı!

  • GİRİŞ29.08.2025 08:51
  • GÜNCELLEME29.08.2025 08:51

Cumhuriyetin ilanından sadece 126 gün sonra, 3 Mart 1924’te kabul edilen “Tevhid-i Tedrisat Kanunu” ile müfredatında İslami ilimlere ağırlık veren medreseler kapatılarak, Türkiye sınırları içerisindeki tüm okullar Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlandı.

Cumhuriyet devrimlerinin bir yansıması olan bu inkılâp ile güya “eğitimde ikilik” ortadan kalkmış oldu.

Artık kızlarla erkeklerin bir arada eğitim görecekleri “laik karma okullarla” daha demokrat(!), sorgulayıcı(!) ve aydınlanmacı(!) nesillerin yetişeceği hesaplanmıştı.

İşin ilginç yanı ise…

Söz konusu devrimde imzası olan Atatürk bile kendi çıkardığı kanundan 2 yıl sonra, manevi kızları Rukiye, Nebile ve Afet hanımları…

“Çağdaş birer hanımefendi” olarak yetişmelerini sağlamak amacıyla, “Filles de la Charite” yani “Merhametin Kızları” olarak bilinen rahibeler tarafından kurulan ve sadece Türkiye’de yaşayan gayr-ı Müslimlerin kızlarına eğitim vermeyi amaçlayan Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi’ne yazdırmıştı.

Üstelik…

İslami esaslara uygun eğitim veren medreselerin kapatıldığı o meş’um günlerde faaliyetlerine hız kesmeden devam eden tek dini referanslı kız okulu da Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi değildi.

Üsküdar Amerikan Kız Lisesi, Sainte Pulchérie Fransız Kız Lisesi gibi isimlerle yurdun dört bir yanına dağılan ve yabancı öğretmen adı altında “papaz” ya da “rahibe” çalıştırıp, kilise müfredatını esas alan çok sayıda Amerikan, Alman, İtalyan ve Fransız Lisesi, “İncil”den damıtılan bilgilerle Türk kızlarına eğitim veriyordu.

Attila İlhan’ın ifadesiyle,

“Kültür emperyalizminin canlı organları olan bu okullar; harıl harıl öz yurduna ve halkına yabancılaşmış, ecnebiye hayran, onunla işbirliğine teşne aydın kadınlar üretiyordu."

“Çalıkuşu”nun Feride’sinden tutun da…

“Türkiye’nin mücevher kızı” olarak lanse edilen Atatürk Kültür Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yakut Irmak Özden’e…

“Benim için dünyaya inmiş son kitap Nutuk’tur” diyen Gülriz Sururi ile “Kamusal alanda Allah olmaz” deme cüretinde bulunan Cumhuriyet gazetesi yazarı Mine G.Kırıkkanat’a kadar, yıllarca “Laikliğin teminatı” olarak gösterilen pek çok kadın…

CHP’nin mirası olan Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15. maddesindeki “Milli eğitim kurumlarında kız ve erkek öğrenciler karma eğitim görürler” ifadesine rağmen, sadece kız öğrencilerin eğitim gördüğü bu okullarda, Dominikan, Fransisken ve Cizvit papazlarının rahle-i tedrisatından geçti.

“Laiklikten” asla ödün vermeyen CHP yöneticileri ise ülkemizde Ortodoks ve Katolik şeriatına göre eğitim veren ve karma eğitime bir türlü yanaşmayan bu okullardan asla rahatsız olmadı.

Çünkü “çağdaşlığın gereği” saydıkları bu okullardan mezun olanların neredeyse tamamının finalde ya CHP safında, ya da parti kadrolarında yer alacaklarını biliyorlardı.

1971 yılında ise…

Milli Eğitim Bakanlığı'nca uygulanan “karma eğitim politikaları” kapsamında, özellikle Hıristiyan azınlıkların yoğun olarak tercih ettiği bazı yabancı okullar, sadece kız öğrencilere yönelik “özel” statülerine son vererek, karma eğitime geçti.

Tarihe bir “kara leke” olarak geçen 28 Şubat sürecinde ise bu dayatma daha da genişledi…

CHP’nin yavrusu konumundaki DSP’den o dönem Milli Eğitim Bakanı yapılan Metin Bostancıoğlu, 1999-2000 öğretim yılından itibaren “özel öğretim kurumları” dâhil ülkedeki tüm okullarda “karma eğitim mecburiyeti” getirdi.

Sırf kız ve erkek öğrencilerin ayrı binalarda eğitim gördüğü İmam Hatiplerdeki müstakil eğitime son vermek için devreye alınan bu skandal dayatma ile İstanbul Erkek Lisesi’ne “kız”, Çemberlitaş Kız Lisesi’ne ise “erkek” öğrenci alındı…

O günlerin tanıkları…

Genç cumhuriyete “terbiyeli(!), aydın(!), hanımefendi(!)” kızlar yetiştirmesiyle nam salan bazı kız liseler zorla “karma eğitime” geçtiğinde, erkekleri gören kızların “Aaa! Erkek!” diye bağırıp, delikanlılardan makas aldıklarını, durmadan onları “mıncırdıklarını” anlatmıştı.

Oysa aynı yıllarda…

Merkezi Münih’te bulunan Almanya Devlet Pedogoji ve Eğitim Araştırmaları Enstitüsü’nde, Prof. Dr.Thomas Schafer’in koordinasyonunda yürütülen bir araştırmada;

“Karma eğitimin, sanıldığı gibi öğrenciler açısından verimli olmadığı… Hatta ‘yüzyılın en büyük pedogojik yanlışı’ olduğu” sonucuna varılıyordu.

Dönemin Alman Sosyal Demokrat Milli Eğitim Bakanı Gabriele Behler ise 1998 yılında bütün eğitim kurumlarına gönderdiği bir yazıda,

“Benim yaşımdaki bütün hanımlar gibi ben de bir kız lisesinde okudum. O zamanlar bu ayırımı can sıkıcı buluyordum. 70'li yıllarda hepimiz, karma eğitimin erkeklerle kızlar arasında şans eşitliğini sağlayacağına inandık. Meğer bu, aşırı iyimser bir bakış açısıymış” diyerek, “karma eğitim” üzerinde yeniden düşünülmesini istiyordu.

Başta ABD olmak üzere pek çok ülke de “öğrencilerin derse odaklanmasına engel olduğu, verimi düşürdüğü, taciz ve şiddeti tetiklediği” gerekçesiyle karma eğitim yerine “tercihe dayalı” bir eğitim modeline yöneliyordu.

Mesela!..

“Hillary Clinton” ve “Madeleine Albright” gibi dünyaya yön veren güçlü kadınların “kız üniversitelerinden” mezun olduğu Amerika’da, 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen müstakil eğitim uygulaması, 2007’de 253 okula çıktı.

2018 yılı itibariyle Amerika’daki 506 lisenin 116’sında kız ve erkek öğrenciler ayrı binalarda okutulurken, 389’unda ise sınıflarda ayrı bir şekilde eğitim işleniyor.

ABD’deki 84 üniversitede ise sadece kız öğrencileri kabul ediyor.

Yine eğitimde ileri seviyedeki ülkelerden Japonya’da, “kadın üniversiteleri” bir asırdan fazla süredir kesintisiz eğitim veriyor.

Dünyadaki bu dönüşümden haberdar olan ve ülkemizde kız çocuklarını okula göndermeyen ailelerin ilk olarak “Ben çocuğumu erkeklerle aynı okula göndermek istemiyorum” mazeretine sığındığını ifade eden Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin…

2023 yılında katıldığı bir canlı yayında, “Milli Eğitim olarak birincil hedefim ne? Kız çocuklarının okullaşması sağlamaktır. O zaman veliyi ikna etmek için biz, gerekirse kız okulları da açabilmeliyiz” diyerek, “yüzyılın pedagojik yanlışı” olarak kabul edilen “karma eğitim” dayatmasına son verilmesi gerektiğine yönelik tartışmanın fitilini ateşlemişti.

Yıllardır ülkemizde faaliyet gösteren Katolik ve Ortodoks mezheplere ait okullara ses çıkarmayan CHP ve fonlu medyası ise Bakan Bey’in “kız okullarının açılması” yönündeki teklifi üzerine ortalığı ayağa kaldırarak, “laik eğitime darbe vurulacak” bahanesiyle, Yusuf Tekin’e demediğini bırakmamıştı...

Bu konuya ilişkin yazılar kaleme alan biri olarak şahsen bendeniz de o dönemki “yoğun laikçi baskı” sonrası Bakan Tekin’in, bu hayati tekliften vazgeçtiğini düşünmüştüm.

Fakat…

Milli Eğitim Bakanlığı Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü tarafından 15 Kasım 2024 tarihinde yayımlanan yazı ile bazı Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri’nin bünyesinde yalnızca kız öğrencilere yönelik mesleki ortaokullar açılmasına karar verildi.

Bu kapsamda; Adana, Ankara, Gaziantep, Karaman, Kastamonu, Manisa ve Şanlıurfa gibi illerde bulunan bazı Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinin bünyesinde, sadece kız öğrencilerinin bazı alanlarda eğitim göreceği bölümler açıldı.

Çikolata kutularında gelen rüşvet paraları karşılığında sipariş haberler yazmasıyla gündeme gelen Cumhuriyet gazetesi ise dün bu müjdeli haberi, “Karma eğitime darbe: Sadece kızların gideceği 8 ortaokul açıldı” başlığıyla duyurdu.

Benim görüştüğüm bazı MEB yetkilileri ise şimdilik sadece katların ayrıldığı bu okulların sayısının 20 civarında olduğunu söyledi.

Umarım yakında hem okul adeti artar hem de binalar da müstakil hale gelir…

“Karma eğitim” dayatmasında karşı ilk “gedik” anlamına gelen “devrim” niteliğindeki bu tarihi adım için başta onlara cesaret veren Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan ile Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ve arkadaşlarını tebrik ediyorum…

Zekeriya Say / Haber7

Yorumlar67

  • Kaan 34 dakika önce Şikayet Et
    Çok şükür
    Cevapla
  • abbas 37 dakika önce Şikayet Et
    evet ayrı okullar da açılabilmeli ve insanlara tercih hakkı sunulmalı istemeyen guruh da karmaya göndersin kardeşim onları zorlayan mı var
    Cevapla
  • Alper 39 dakika önce Şikayet Et
    Her lise de ayrı sınıflar öğrenci veli tercihine açılmalı
    Cevapla
  • alpaslan 40 dakika önce Şikayet Et
    İlim erbabı araştırmalarında kız ve erkeklerin ayrı olması onlar açısından daha iyi olacağını BİLİM İLE ortaya çıkarmıştır. Karşı çıkanlara ne oluyor! kimse ezbere konuşmasın, buyrun zekeriya say bey efendi sizlere dünyadan güzel örnekler vermiş zahmet edip bir bakın okuyun dünya hangi aşamada siz statükocular hangi aşamadasınız. milli eğitimi tebrik ediyorum.
    Cevapla
  • Devinim 44 dakika önce Şikayet Et
    Ah şu kanun yürürlükten kalksa artık da birisinin müslüman millete geçmişte yaptıkları ortaya ciksa
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat