Öğretmenler de bu filmi seyretmeli

  • GİRİŞ25.02.2026 08:53
  • GÜNCELLEME25.02.2026 08:53

Geçen yazımda

“Z Kuşağı Bu Filmi Seyretmeli” demiş

Ve

İstanbul 79 filmiyle eski Türkiye’nin hâli pür melalinin nasıl olduğunu görmelerini tavsiye etmiştim.

 

ÖĞRETMEN HÜSNÜ

İstanbul 79 filmi

Hepimizin çektiği sıkıntıları işliyordu (yağ kuyruğu, tüp kuyruğu, temel ihtiyaç maddelerinin karaborsaya düşmesi vb. gibi)

Öğretmen’ filmi ise;

Eski Türkiye’de

Öğretmenlerin çektiği sıkıntıları anlatıyor.

Filmde

Biraz abartı da olsa öğretmenlerimizin o yıllarda çekmiş olduğu sıkıntıları yansıtması açısından önemli.

Gelelim filme…

 

İSTANBUL

Tayini

Anadolu’nun bir kasabasından İstanbul’a çıkan Hüsnü Öğretmen’in (K. Sunal) çocukları sevinirken kendisi tedirginlik içindedir.

Taşınma telaşı sürerken bahçesinde

Beslediği tavuklara bakıp bundan sonra taze yumurta bulamayacak diye iç geçirir.

 

TAŞINDIKLARI EV

Okmeydanı’nda bir gecekondu bulur.

Ev harabe

Ama yapacak bir şey yok. Kirası ucuz diye evi tutar. O yıllarda mahalle dayanışması ve merhametli esnafın olması az da olsa endişelerini azaltır.

Ancak

Ev okula uzak. Otobüs minibüs derken yetişemiyor Hüsnü Öğretmen okula.. hep geç kalıyor.

 

TASARRUF

Maaşı yetmediği için tasarruf etmeyi düşünüyor.

Eğer okula yayan giderse otobüs ve minibüslere vereceği parayla eve bir şeyler alacağını düşünür

Ama…

 

AYAKKABI

… Ama

Bu git-gellerde ayakkabının yıpranıp yeni ayakkabı alması gerektiğini hesap etmemişti. Uykusuz kalması da cabası.

Çünkü

Yayan olarak okula ancak 2 saatte varabiliyor.

Uykusuzluk, ayakkabı ve ev geçim derdi Hüsnü Öğretmeni iyice bunaltır.

 

AYIP

Hüsnü Öğretmen bir gün öğretmenler odasında otururken diğer öğretmenlerin de geçinemediklerini

Binaenaleyh

Ek iş yaptıklarını öğrenir.

Biraz sıkılarak "ben de ek iş yapsam ayıp olur mu?" diye sorar.

"Asıl ek iş yapmasan ayıp olur!" cevabını alır.

 

UYKUCULAR

Öğretmenler odasında masaya başını yaslayarak yatmış öğretmenin ek işi gece taksiciliği olduğunu öğrenir

Ama bu arada

Sınıfta da uyuyan bir öğrenci var. O öğrenciyi takip ettiğinde Kumkapı civarında meyhane türü yerde soyulmuş ceviz sattığını görür.

(Sanki gösterecek başka bir iş yeri yokmuş gibi rakının bolca içildiği bir mekân seçilmiş. O zamanlar çekilen filmler böyleydi işte…)

 

MEYHANE

O meyhaneye soyulmuş ceviz satmak için kendisi de gider

Ama

Daha ilk işinde

Kafayı bulmuş müşterilerle garsonlar arasında kavga çıkar. Kendisi arada kalır.. bir yumruk da kendisi yer.

Bu arada

Cevizler ayak altında ezilir.

 

SİMİT

Hüsnü Öğretmen bu işi yapamayacağını anlayınca simitçiliğe başlar

Ama

Zabıtalardan kaçayım derken bir hendeğe düşer.

 

KÖY ÖZLEMİ

Hüsnü Öğretmen artık bıraktığı köyü-kasabayı özlüyor

Ama

Nasıl dönecek?

 

ÖĞRETMENLER GÜNÜ

Öğretmenler günü bu fırsat eline geçer ama bu fırsat da ters teper

Çünkü

Milli eğitim müfettişi

'Kendi Öğretmenini Kendin Doyur' kampanyasını çok beğenir tebrik edip Hüsnü öğretmene plaket verilir.

Öğretmenler günü

Çocuklar Hüsnü öğretmene bir araba bagajına et domates patates vb. zerzevat doldurup evine götürürler.

Öğretmenlerin o günkü hali

Ülkemizi yönetenler için tam bir yüz karasıdır.

 

 

KARİKATÜR

O günkü mizah dergileri şöyle karikatürler yayımlardı:

Okullar açılmış

Öğretmen çocuklara tatillerini nasıl geçirdiklerini sorar.

Ayağa kaldırdığı çocuk;

  • Ne tatili öğretmenim! Pazarda sizin çorap sattığınız tezgâhın karşısında ben de babama yardım ediyordum…

 

BUHRAN

Evini geçindirmek için

İkinci ek iş yapmak zorunda olan Hüsnü Öğretmen belediye zabıtları ile yaşadığı sorunlar neticesinde psikolojisi bozularak sinir buhranı geçirir.

Aslında

Hüsnü Öğretmen başarılı olup defalarca plaket almış biridir

Ama

Evini geçindiremediği için yaptığı ek İşler yüzünden psikolojik buhran yaşayıp hastaneye sevk edilir.

 

KADİR KIYMET BİLMEMEK

Bu filmin oynadığı yıllarda

Kimse çıkıp “Amma da saçma bir film!” demedi.

Çünkü

Gerçekten öğretmenlerin durumu aşağı-yukarı bu durumdaydı. Köy kasaba öğretmenleri belki geçinebilirdi

Ama

Büyükşehirlerde yaşayan öğretmenlerin hali buydu.

Yani

Bir öğretmenin aldığı maaşla evini geçindirmesi mümkün değildi. Ek iş yapma veya eşinin de çalışıyor olması lazımdı.

Denecek ki,

“Diğer memurların durumu çok mu parlaktı?”

Hayır! Onların durumu da Hüsnü Öğretmen’den çok farklı değildi.

Hatta

İşler o kadar tersyüz olmuştu ki, işçi olan şoför memur olan kendi müdüründen daha fazla maaş alırdı. Böyle çarpık durumlar da vardı.

 

Eski Türkiye özlemi duyanlara

Bu tür filmler ithaf olunur.

 

24.02.2026

Emin Batur

 

Yorumlar15

  • Ersever 14 dakika önce Şikayet Et
    Ne yazık ki memurlar işçilerden hep az aldı.
    Cevapla
  • konuk 19 dakika önce Şikayet Et
    tv kanallarına zorunlu yapılsın, herkes izler
    Cevapla
  • Muvahhid 26 dakika önce Şikayet Et
    Gönül doymadan göz doymaz...
    Cevapla
  • Misafir 35 dakika önce Şikayet Et
    Ben 76liyim, cok iyi hatirliyorum o eski günleri.
    Cevapla Toplam 4 beğeni
  • Misafir 46 dakika önce Şikayet Et
    Eski Türkiye de sıkıntıyı Jön Türkler mi çekiyordu ?
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat