Amerika'nın İran’dan sonraki hedefi Türkiye mi?
- GİRİŞ28.02.2026 13:36
- GÜNCELLEME28.02.2026 13:36
İsrail devlet adamları, İran’ın yanına Türkiye’yi de yerleştirmek, Türkiye’yi de namlunun ucuna koymak amacıyla harıl harıl askeri analiz yapıp dünya medyasına servis ediyorlar.
En son İsrail eski Savunma Bakanı Yoav Gallant, Orta Doğu'da değişen dengeler ve Türkiye'nin yükselen rolüne ilişkin kapsamlı bir analiz paylaştı. Türkiye'nin savunma sanayisindeki başarısını rakamlarla ortaya koyan Gallant, savunma ihracatının 10 milyar doları aştığını hatırlattı. NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip olan Türkiye'nin Batı sistemi içindeki bağımsız duruşuna işaret eden Gallant, şunları kaydetti:
"Türkiye, NATO üyesi olarak Batı sisteminin parçasıyken aynı zamanda kendi bağımsız bölgesel stratejisinden taviz vermiyor. Bu durum Türkiye’yi İran’dan daha karmaşık ve etkili bir aktör hâline getiriyor. Şii eksenin zayıflamasıyla Sünni güçler arasında rekabet artacak ve Türkiye bu rekabette en büyük kapasiteye sahip ülke olarak kendisini bölgesel lider olarak konumlandırıyor." diyor.
Bu analizler Türkiye korkusundan değil, Sünni güçler arasında rekabet oluşturup Türkiye’yi önce rakip sonra da tehdit olarak göstermek ve ilerdeki savaşta yalnız bırakmak..
Amerika, İran’dan sonra Türkiye’ye saldıracak.. ABD, Türkiye’yi NATO’dan çıkarmak ve savaş ortamı hazırlamak için İsrail’i kullanıyor. Yunanistan, Güney Kıbrıs ne yapıyorsa İsrail de onu yapıyor.
Gazze katliamı, ABD ve İsrail’in İslam alemine bir mesajı oldu. Askeri hareketle cevap vermek gerekiyordu. Hiçbir İslam ülkesi kımıldayamadı.
Ardından İran’a saldırdılar. Sünni Şii gerilimini yükseltmekteki amaçları da İran’ı yalnız bırakmaktı: bunu başardılar da.
Sıra Türkiye’ye geldiğinde, yalnız kalmayacağından emin miyiz? Türkiye de kuşatma altında çünkü..
İSRAİL, GÜNEY KIBRIS, YUNANİSTAN KUŞATMASI
ABD ve İsrail, İran ile savaşta. Gün gelecek İsrail, Türkiye ile de savaşacak. Ortadoğu bölgesi ABD; Avrupa ve İsrail’i üstün kılacak şekilde dizayn edilmek isteniyor.
ABD, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi askerlerine kara harekâtı, özel operasyon ve siber güvenlik alanlarında kapsamlı eğitim vermeye başladı. Washington yönetimi, Rum askerlerine hem ada içinde hem de ABD'de askeri eğitim, tatbikat ve teknik destek sağlıyor.
ABD'nin daha önce Suriye sahasında terör örgütü bağlantılı gruplara verdiği destek uzun süre tartışma konusu olmuştu. Şimdi ise Rum ordusuna verilen kapsamlı eğitim desteği, Ankara-Washington hattında yeni bir diplomatik gerilim başlığı oluşturabilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Bölgede askeri ve stratejik hesapların yeniden şekillendiği bir dönemde atılan bu adım, Doğu Akdeniz'deki jeopolitik rekabeti daha da görünür hale getiriyor.
ABD burnumuzun dibindeki Yunan adalarını askeri üs haline getirmedi mi?
BASRA KÖRFEZİ STRATEJİSİ
Pakistan, sınır bölgesinde tırmanan gerilimin ardından Afganistan'a savaş ilan etti. Pakistan Afganistan Savaşı’nı konuşuyoruz artık.
Medyaya yansıdığı kadarıyla bilanço korkunç! Çok sayıda ölü var. Karşılıklı saldırılarda her iki taraftan yüzlerce kişinin öldüğü ve yaralandığı bildirildi.
İran ABD gerilimi yükselirken, Pakistan Afganistan Savaşı’nın patlak vermesi çok anlamlı.
ABD’li yetkililer, Pakistan’ı tuttuklarını açıkladılar. 2003’te işgal ettikleri ve eli boş döndükleri Afganistan’dan acılarını böyle mi çıkarıyorlar diye sormadan edemiyor insan? Neredeyse Pakistan’dan Afganistan’a atom bombası yağdırmasını isteyecekler.
İstiyorlar ki İran Sünni Şii gerilimi sonucu Pakistan, Suudi Arabistan ve Türkiye ile savaşsın..
Mısır, eş zamanlı olarak Libya ve Sudan ile savaşsın.
İslam ülkeleri bir birlerine girsinler, savaşsınlar. İslam coğrafyasını parçaladılar, şimdi de birbirine düşürüp savaştırarak bitirecekler. Gerek haritaların çizimi, gerek bir asırdır uyguladıkları politikalar bu iç savaşa göre ayarlanmıştı.
ABD’NİN KAFKASYA STRATEJİSİ
ABD, Rusya'nın geleneksel müttefiki Ermenistan ile milyarlarca dolarlık nükleer enerji anlaşmasına imza attı. Son yıllarda geleneksel müttefiki Rusya'dan uzaklaşarak ABD ile yakınlaşan Ermenistan, bu yönde önemli bir adım daha attı; Erivan ve Washington arasında milyarlarca dolar değerinde nükleer enerji anlaşması imzalandı. Anlaşma, JD Vance'in Erivan ziyareti sırasında duyuruldu. Daha önce hiçbir ABD başkanı veya başkan yardımcısı Ermenistan'ı ziyaret etmemişti.
J. D. Vance’ın Güney Kafkasya’ya düzenlediği ziyaret çerçevesinde Azerbaycan ve Ermenistan’a kritik temaslar gerçekleştirildi. Ziyaret, Washington destekli barış sürecinin pekiştirilmesi, ekonomik ve güvenlik ortaklıklarının genişletilmesi ile bölgeyi Rusya ve İran’ın etkisinden daha fazla koparma hedefini taşıyor.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ve JD Vance, iki ülkenin "123 Anlaşması" olarak bilinen düzenlemeye dair müzakereleri tamamladığını duyurdu. Anlaşma, ABD'nin diğer ülkelere nükleer ekipmanlar, yakıt ve teknoloji transferini mümkün kılıyor.
Ermenistan, enerji tedarikinde büyük ölçüde Rusya ve İran'a bağımlı durumda. Erivan yönetimi, tek ve yaşlanmış Rus yapımı nükleer santrali Metsamor'un yerine yeni bir reaktör inşa edilmesi için ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Güney Koreli şirketlerden gelen teklifleri değerlendiriyor. Henüz bir tercih yapılmış değil ancak duyurulan yeni anlaşma bir Amerikan projesinin seçilmesinin önünü açıyor.
ABD'nin Ermenistan'da bir nükleer santral inşa etmesi, Güney Kafkasya'yı geleneksel olarak kendi nüfuz alanı olarak gören ancak Ukrayna işgaliyle bölgedeki etkisi azalan Rusya için yeni bir darbe anlamına gelebilir.
Ermenistan, normalleşme istiyor görünerek nükleer santral inşa ediyor; Batı Arap dünyasına İsrail’i diktikleri gibi, Türk dünyasına da Ermenistan’ı dikecekler..
Daha da önemlisi ABD ve Avrupa ülkeleri, Azerbaycan üzerinden Orta Asya’ya, Türk Dünyası’na girip Rusya ve Çin’e iyice yaklaşmaya çalışacak..
Batıcı politikalar, ülkeyi getirdiği noktada, özelde Türkiye’yi, genelde Türk dünyası ve İslam dünyasını ateşe veriyor.
Mustafa Yürekli / Haber7
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol