Sızmalara dikkat!

  • GİRİŞ03.03.2026 09:04
  • GÜNCELLEME03.03.2026 09:04

Kasım Süleymani'nin öldürülmesinden bu yana yaşadıklarının tamamı, İran Rejimi’nin en stratejik alanlarına sızıldığını gösteriyor.

ABD-İsrail-İngiltere kirli ittifakı, Dini Lider Hamaney’den aşağıya doğru bütün kademelerdeki önde gelenlerini katletti neredeyse.

Dini liderlerini, cumhurbaşkanlarını, savunma bakanlarını, dışişleri bakanlarını, genelkurmay başkanlarını…

En tepeden orta kademelere kadar nice etkili, yetkili insanı...

Devlet’in dokunulmaz isimlerini, mevkilerini dünyadan sildi.

İran’ın kendi içinden vurulduğu, Rejim’e feci “sızmaların” olduğu ortada.

Hırsız içerdeyse, kilit fayda etmez.

Ne kadar güvenlik tedbiri alırsanız alın, savunma imkânlarınızı ne kadar geliştirirseniz geliştirin “sızmalara” engel olamazsanız, kaybedersiniz!

İran’ın karşı karşıya kaldığı gerçek budur.

İran Rejimi ABD-İsrail-İngiltere kirli ittifakının saldırılarına tepki gösteren milyonların desteğini alsa da, en mahrem yerlerine kadar giren “kriptolar” yüzünden günün birinde kaybetmeye mahkûmdur.

Öyle bir haldir ki bu…

En yakınınızdakinden şüphelenirsiniz…

Sızma operasyonlarına engel olmak isterken birçok yanlışa sürüklenebilir, “sadık” insanları dışlayabilir, yerlerine yeni sızmaları getirebilirsiniz…

Devlet içeriden çürümeye başlarsa ve çürük kısımlar sökülüp atılamazsa iş kötüye varır.
Anayasalar devletleri korumaz.

Silahlar çok önemlidir ama ne kadar etkili olurlarsa olsunlar, sızmalar en mahrem yerleri ele geçirmişse işe yaramaz.

Senin silahların sana döner!

Senin imkânların seni vurur!

Biz bunu 15 Temmuz’da yaşadık.

Bizi vuran, bizi katleden kendi silahlarımızdı.

Bizi uçurumun kenarına getiren silahlarımızdı.

Her milli bayramda heyecanla selâmladığımız uçaklarımız, tanklarımızdı.
Sızılan “Peygamber Ocağımız”dı!

Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun abideleşen “Namlusunu millete çeviren tanka selam durmam!” cümlesiyle ifade ettiği gerçek, yıllar sonra karşımızda duruyordu!

*

Biz çok şeyler yaşadık.

Birçok tecrübe edindik.

Yüzlerimizde çile izleri, saçlarımızda acıların düşürdüğü aklar.

Aldanmayı, aldatılmayı, ihanete uğramayı…

Neleri yaşadık neleri!

Bugün bu tecrübelerin ışığında tedbirlerimizi alıyoruz.

Bunca badire atlattık dostlar;

 Devlet Aklı'nın aldığı tedbirlerin istiklal ve istikbalimiz açısından ne anlama geldiğini hâlâ anlamayan kaldı mı?  

Devletimizin etnik, mezhebi ve dini görünümlü terör örgütlerinin mensuplarından arındırılması için yapılanlar, sınır ötesi operasyonlar, “Terörsüz Türkiye” süreci, Suriye'deki yeni yapılanma, savunma alanındaki dev hamleler, Devlet Aklı'nın bütün kesimleri birlik ve beraberlik ortamına katkıda bulunmaya davet etmesi... 

Birçok tedbir…

Bir zihniyet dünyası,  “Dün böyle diyordunuz, bugünse böyle!” sığlığı ile yaklaşıyor Devlet’in attığı adımlara…

Çelişki arıyor.

İç politika malzemesi arıyor.

Aklı sıra “Devlet Aklı”nı sıkıştırmaya uğraşıyor.

Bazıları da o zihniyetin anaforuna kapılmış gidiyor.

Sözüm onlara:

İyi niyetle yanlışa yönelenlere:

Aklımızı başımıza alacağız. 

Tehlikeli sularda yüzenleri hep birlikte uyaracağız. 

Etnisite, mezhep, dini hassasiyetler üzerinden estirilen yalan rüzgârlarına kapılmayacağız; elimize, dilimize, belimize hâkim olacağız. 

Şer odakları tarafından terör örgütü haline getirilen sanal medyanın anaforuna kapılmayacağız.  

Dünyayı kasıp kavuran, uluslararası hukuku hiçe sayan, ne kadar Müslüman bebek katlederse o kadar çok sevaba gireceğine inanan “Epsteinci kafa” günün birinde bize de doğrudan saldırma niyetinden vazgeçmeyecektir.

Bugüne kadar bin türlü darbeyi, darbe girişimini tezgâhlayan Şer İttifakı'nın bize "doğrudan" saldıracağı güne kadar ne kadar güç toplayabilirsek o kadar güvende olabiliriz. 

Dahası ne kadar güçlü olabilirsek o kadar “caydırıcı” olabiliriz.

"Hepimiz aynı gemideyiz." dediğimizde dalga geçenlerin gidecekleri başka yerler, memleketler olabilir ama biz Allah'ın izniyle hep buradayız. 

Onun için de birlik ve beraberlik çağrımızı gece gündüz tekrarlamaya devam edeceğiz.
Sızmalara karşı ikaz etmeye devam edeceğiz.

Doğruya doğru demeye, ikaz eden dostlarımıza kulak vermeye devam edeceğiz Allah’ın izniyle.

Boşuna “Manevi Vatan” deyip durmuyoruz…

Boşuna “ille de aile” deyip durmuyoruz…

İnsanoğlu, en güzel değerleri aile ocağında edinir.
Milletine, devletine sadık olmayı…

İstiklâline, istikbaline sahip çıkmayı aile ocağında öğrenir.
Aileyi yaşat ki devlet yaşasın!

Aileyi yaşat ki sızmalar olmasın!

Manevi Vatan’ın zeminini kaydıran “operasyonlara” karşı uyanık ol ki…

En mahrem alanlarına sızılmasın!

Serdar Arseven / Haber7

 

Yorumlar13

  • abdurrahman 29 dakika önce Şikayet Et
    İmanlı, ihlaslı, vatansever, liyakatli insanların devletin her kademesinde özenle seçilerek görevlendirilmesi lazım. bu sıfatlardaki nesli yetiştirmek, sayılarını artırmak lazım. ...
    Cevapla
  • ŞAHİN DEĞİRMEN 34 dakika önce Şikayet Et
    Şahsen Küçük çaplı halk eğitim kursları verdiğimde sözü mutlaka bu konua getrip "Aynı Olmadan Bir Olalım" diyorum. "Aynı Olmadan Bir Olmayı Başarmak Zorundayız" diyorum. Bunu yıllardır yapıyorum. her renk ve yaş grubunda ki insanlara bu şekilde telkinde bulunuyorum.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Nihat Gün 37 dakika önce Şikayet Et
    Bir yazı bu kadar dengeli, doğru, yapıcı olabilir. Her satırına imzamı atarım
    Cevapla
  • Erbakan 38 dakika önce Şikayet Et
    Hey gidi ERBAKAN. seni dinleselerdi dünya bu halde olmazdı.
    Cevapla
  • İbrahim 45 dakika önce Şikayet Et
    Tespitler çok güzel kalemine yüreğine sağlık
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat