Ölme hakkınız hayırlı olsun!
- GİRİŞ29.03.2026 09:10
- GÜNCELLEME29.03.2026 09:10
Batı medeniyetinin en ileri ufku olarak gösterilen Kanada, aktif ötanazinin yasal olduğu az sayıda ülkeden biri. Aktif ötanazi dediğimiz, hasta bireylerin doktor yardımı ile intihar etmesi.
Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Yeni Zelanda gibi başka bazı ülkelerde de ötanazi yasal. Ancak, Kanada’yı hepsinden daha “ileri” kılan bir başka nokta var: Ötanazinin alelade ticari faaliyetler için bir reklam malzemesi olarak kullanılabilmesi.
Geçen sene İsviçreli bir girişimci “intihar kabini” diye bir şeyi piyasaya sürmüştü. Ölmek isteyen içine girip düğmeye basıyor. Batı medyası, bu işin ahlaki tarafını hiç tartışmadan uzun uzun bu “muhteşem icadın” tanıtımını yaptı. Hala da yapmaya devam ediyor. En son çıkan haber “kullanıcının ne zaman öleceğine yapay zeka karar verecek” şeklinde idi.

Fakat birkaç yıl önce Kanada’da yaşanan hadise bundan bile beter….
Birkaç yıl önce Simons adlı bir giyim mağazası, reklamlarında ötanazi için gün sayan bir kadını kullandı. Jennyfer Hatch adlı kadın, dermansız bir hastalıktan muzdaripti. Yasal bir hak olarak “ölmeyi” seçmişti. Simons firması, kadının ana kahraman olduğu “HER ŞEY GÜZELDİR” başlıklı 3 dakikalık bir reklam filmi çekti. Kendi iddialarına göre hiçbir ticari kaygıları yoktu, bu işi sırf “toplumsal farkındalık” için yapmışlardı.
Şirketin “ticari kaygımız” yok dediği film hala Yotube’da duruyor. Milyonlarca kez izlenmiş. “Simons Sunar” diye açılıyor, ardından “EN GÜZEL TERK EDİŞ” diye bir sunuş yazısı çıkıyor. Film boyunca sevgi dolu görüntüler eşliğinde Bayan Hatch’i görüyoruz. Dostları ile geçirdiği güzel anları izliyoruz ama, hastalığı ve yaşamı hakkında pek bir şey öğrenemiyoruz. Film, “HER ŞEY GÜZELDİR – SİMONS SUNDU” yazısı ile kapanıyor.
Şirketin hem kendi adını sansasyonel biçimde duyurduğu hem de esasen intiharın reklamını yaptığı açık. Farkındalık dedikleri, “ölüm hakkı” ile ilgili bir farkındalık olsa gerek.

Film yayınlandıktan sonra başta kilise olmak üzere pek çok kesimden tepkiler gelmişti. Ancak bu sesler hem medya hem de sosyal medya tarafından susturuldu. Youtube, bugün bile intiharı öven videoyu uyarısız yayınlamaya devam ediyor. Orijinal videoyu eleştiren videoların önünde ise “dikkat bu film sizi intihara özendirebilir” şeklinde bir uyarı çıkıyor. Şaka gibi gerçekten!
Bugün Kanada toplumu, -20 yıllık yoğun bir propaganda sayesinde- büyük oranda intihar özgürlüğünden yana. Ötanaziyi serbest bırakan diğer ülkelerde de durum pek farklı değil. Tıbbi intihara karşı çıkmak “gericilik” olarak niteleniyor, bunun temel bir insan hakkı olduğu söyleniyor. Bayan Hatch’in ölmeden az önce çekilen romantik öyküsü de zaman zaman bir intihar güzellemesi olarak referans gösteriliyor.
“Medeniyetimiz insan hakları konusunda o denli ilerledi ki artık insanlar ölüm türlerini ve zamanlarını bile kendileri seçiyor” deniliyor.
Kasıtlı olarak gölgede bırakılan korkunç gerçek ise bambaşka….
Bayan Hatch, öldükten birkaç ay sonra İngiliz basınına konuşan yakın arkadaşları kadıncağızın aslında ölmeyi hiç istemediğini, ama yeterli tıbbi hizmete erişemediği için ölmekten başka bir çaresinin kalmadığını söylüyorlar. Zavallı kadın, giyim firmasının reklamında oynamayı da ötanazi için gereken parayı kazanmak için kabul etmiş!
Öldüğünde henüz 37 yaşında olan Bayan Hatch’in yakalandığı hastalığın kesin bir tedavisi yok ama, ilerleyişi yavaşlatmanın ve acılarını dindirmenin tıbbi yöntemleri var. Ancak sağlık sigortası ve işi olmayan genç kadının bu maliyetleri karşılaması mümkün değil. Maddi yetersizlikler ve kimsesizlik yüzünden sonunda pes ediyor, “acıya dayanamıyorum ölmek daha iyi” diyor. Ölmeden önceki son birkaç arzusunu yerine getirebilmek ve ötanazi işlemine erişmek için gereken parayı da bu film sayesinde kazanıyor.
Yani, tatlı görüntü efektleri ile sanal bir cennete çevrilen video, aslında muazzam bir ahlaksızlığın belgesinden başka bir şey değil.
Bize “medeniyet” diye pazarlanan Batı kapitalizmi, intiharı bir “hak” olarak sunmakla kalmıyor, çaresiz insanları ölürken bile istismar ediyor, onların ölümünü ticari bir gösteriye dönüştürüyor.
Hangisi daha mide bulandırıcı gerçekten karar vermek zor…
Yorumlar6
-
Gurbetçi
39 dakika önce
Şikayet Et
Sadece köşe yazısından ibaret tutmayın bu makaleyi çıkıp anlatın tv lerde bizim milletin aşırı bir bati hayranlığı var adeta celladına aşık olmuş mahkum gibiler batıda bisey yok yok insanlar kurgulanmış bir robot gibiler sağlık sistemi sıfır bi kulak boğaz hastalığı için veya kadın hastalığı için en az iki ay veriliyor o vakitede ya kendin iyileşmek oluyor agirsan daha bi kötü oluyor
Beğen
Cevapla
Toplam 3 beğeni
-
Seyfettin
1 saat önce
Şikayet Et
Çarpıklığı tüm sadeliğiyle anlatabildiğiniz için teşekkürler...
Beğen
Cevapla
Toplam 2 beğeni
-
Ayarcı
1 saat önce
Şikayet Et
Harika bir yazı... batı medeniyetinin ne kadar çağdaş (çağ dışı) olduğunu gösteren fevkalade örneklerden biri... batı paraya silaha ve menfaatlerine bakar... onlar için insanın hiç bir kıymeti yoktur...
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
SERACETTİN
1 saat önce
Şikayet Et
Adamların zaten belli uyuşturucu maddeye kolayca ulaştıran anlayıştan ne beklenir milyonlarca zombi sokaklarda dolaşırken belgeselde gördüm maksatlı nüfus azaltma planları yapanların ötenazi mi umurlarında ki ?
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
-
Yasar
1 saat önce
Şikayet Et
"VAHŞİ BATI" tarifine ne kadar da benziyor.
Beğen
Cevapla
Toplam 8 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle