İhanet şebekesi FETÖ tekrar sahneye sürüldü…

  • GİRİŞ02.04.2026 09:18
  • GÜNCELLEME02.04.2026 09:18

Bir CIA/MOSSAD aparatı olan FETÖ bir kez daha sahnede…

Savaşın tüm yakıcılığı ile bölgemizi kuşattığı bir süreçte, Türkiye’nin zaafa düşmesi için elinden ne geliyorsa yapıyor bu ihanet şebekesi.

Fitneyi toplumun en alt katmanlarına sirayet ettirebilmek için de kadrolu hainlerinin dışında kullanılmaya elverişli aparatları da bu kirli oyunun içinde sürmekte pek mahirler doğrusu.

Başta CHP olmak üzere, solcuları, Kemalistleri ve bölücüleri devreye sokuyorlar ki, bahsi geçen bu oluşumların da “düşmanımın düşmanı dostumdur” ahlaksızlığına teşne olmakta hiçte zorlanmadıklarını görüyoruz.

FETÖ’nün en aşağılık elemanlarından birisi olan Cevheri G, şöyle diyordu geçtiğimiz günlerde…

“Ben ne söylüyorsam Özgür Özel 2 gün sonra aynılarını tekrar ediyor…”

Doğru mu bu?

Evet, ne yazık ki, aynen öyle…

Sadece Ö.Ö. değil tüm muhalifler böyle…

Dolaşıma sokulan herhangi bir yalanı büyütüp geliştirmek, solcuların, Kemalistlerin ve bölücülerin birinci vazifesi adeta…

Sözgelimi, iptizaliyle meşhur bir sahtekarı içişleri bakanının yanına gönderip gerçekdışı beyanlar yaptıran ve bunu hızlıca dolaşıma sokan bu ahlaksızlar güruhudur…

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin Konya ziyaretinde, 300-400 dönüm tarlası ve 3,5 trilyon borcu olduğunu iddia eden Uğur Öksüz isimli müptezelin çiftçi olmadığı ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfından düzenli yardım aldığı derhal tespit edildi ama yalan ulaşacağı yere çoktan varmıştı bile…

İslam düşmanı ve vatan haini bu ihanet şebekesinin unutulmasına asla izin vermemeliyiz!

Bir anlığına olsun unutursak eğer, memleketin büyük bir felakete doğru sürüklendiğini hep birlikte izlemek zorunda kalırız maalesef…  

Yukarıda verdiğimiz örnekten hareketle bu alçakları bir kez daha hatırlatmanın tam zamanı…  

İslam tarihinin gördüğü en dehşetengiz ihanet şebekesinden söz ediyoruz.

Müslüman gibi görünen ve fakat İslâm’ın ve Kur’an’ın nehyettiği ne kadar sapkın inanç ve ritüel varsa hepsini kendisinde cem etmiş yeni bir din aynı zamanda. 

İtikadında Yahudilikten de esintiler var, Hristiyanlıktan da ve hatta putperestlikten de…

Bu modern zamanlar dininin, kimler tarafından ve hangi mülahazalar ile vücuda getirildiği hususuna kısaca bakalım dilerseniz…

Türkiye’nin NATO’ya girdiği tarihe kadar gider bu örgütün ihdas edilmesi. 

Türkiye’nin geleceğini belirleyecek olan en mühim unsurun İslam olacağını daha o günlerde gören Amerika, içi boşaltılmış, iddialarından, tarihinden ve medeniyetinden vazgeçmiş sözde İslâmî yapılanmaları, bir plan dâhilinde üretmede NATO’yu kullandı ve anılan örgüt bu plan çerçevesinde vücut buldu. 

Bu bağlamda DEAŞ ve marjinal Şii örgütler ile tarihselci ve modernist bir din anlayışı taşıyan yapılanmaların da aynı mantıkla üretildiğini hassaten not etmek isterim. 

FETÖ çağdaş bir dindir ve cehennemin dibini boylayan başındaki eşhas-ı müthişe tanrı-peygamber formunda bir konuma sahipti. 

Esasen İslâm’a ve bu dinin muazzez peygamberine onmaz bir kinle düşmanlığı vardı. Kendisine taban olarak seçtiği insanların kahir ekseriyetinin Müslüman olması, İslâmî kavram ve değerler dünyasını istimal etmesini kolaylaştırmıştı.

Öyle ki, başlangıçta daha iyi bir Müslüman olmak için bu örgüte katılan insanlar bir süre sonra dinin bütün değerleriyle ve naslarla çatışmak pahasına bu eşhas-ı müthişeye iman eder noktaya gelmişlerdi.

Bu iddiamıza dair en somut örnek, mezkûr şarlatanın yaptığı bir sözde sohbette sarf ettiği şu sözler olsa gerektir.

“Peygamber gelse ve ‘Fetullah bu işleri bırak’ dese ona diyeceğim ki, ‘Ya Resulullah, seni bu hususta dinlemeyeceğim’…”

İslâm’ı azıcık bilen birisi bile bu dehşetli cümlenin resmen ‘küfür’ olduğunu fark edebilirdi lakin mankurtlaştırılmış insanlar yeni ‘imanları’ gereği bunu sorgulamak bir yana tam bir iman ve itaat halinde oldular.

İnsanları İslâm’dan uzaklaştırıp kendine ram eden bu melun, kelimenin tam manasıyla İslâm düşmanı ve vatan haini idi…

İslâm düşmanıydı zira bu kutsi dinin yücelttiği ne kadar değer varsa hepsini tersine yorumladı ve en büyük ahlaksızlıkları muhterem bir seciye imiş gibi yansıtarak bağlılarını da büyük cürümlerin faili haline getirdi…

Bu yetmezmiş gibi ‘Dinler Arası Diyalog’ faaliyetinin bir parçası olarak Müslümanları Vatikan’ın hizmetkârı yaptı ve binlerce insanı bu meşum maksada peşkeş çekti.  

Vatan haini idi zira devletin en mühim ve stratejik kurumlarına gâvurların hesabına sızdı ve oradan elde ettikleri hayati denebilecek bilgileri Türkiye düşmanlarına peşkeş çekti. 
Bütün bunları yaparken de Allah’ı, peygamberi, Kur’an’ı ve dinin en hassas umdelerini pervasızca istimalden imtina etmedi. 

Dünyayı zalimce sömüren, Türkiye ve İslâm düşmanı şer güçlerin yetiştirip Müslümanların içine saldığı bu hain, sadece ülkemizde değil tüm dünyada CIA şubeleri açtı ve bu yolla uşaklığa bambaşka bir boyut kazandırdı.

160 ülkede açtığı 2 binden fazla okulla bu menfur amaca ‘hizmet’ etti. 

Evet, bu ihanet şebekesini ve faillerini asla unutmamız gerekiyor.

Şükür ki, son 2 yılda bu örgütle tavsayan mücadele, yeni içişleri ve adalet bakanları vesilesiyle yeniden ivme kazandı. 

Bunun en bariz kanıtı ise 19 Mart’tan 26 Mart tarihine kadar bu örgüte yönelik operasyonlardaki dikkate değer gelişmelerdir.

Mesela, Edirne’de yurt dışına kaçmak isterken yakalanan FETÖ üyesi 6 şüpheliden 5’i tutuklandı.

Tarihlerine göre diğer operasyonlar da şu şekilde…

20 Mart 2026 : 27 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 77 şüpheliden 47’si tutuklandı…

23 Mart 2026 :  Jandarma tarafından düzenlenen operasyonlarda 64 şüpheli yakalandı ve bunların 41’i tutuklandı…

24 Mart 2026 : İstanbul'da  yapılan operasyon neticesinde aralarında 7 kamu çalışanının da bulunduğu 25 şüpheli gözaltına alındı…

25 Mart 2026 : Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının FETÖ’ye yönelik soruşturması kapsamında 9 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.

26 Mart 2026 : İstanbul'da FETÖ’ye yönelik operasyonda gözaltına alınan 25 şüpheliden 17’si tutuklandı…

Açık söylemek gerekirse bunlar hayli kritik gelişmelerdir ve devlet kısa bir tavsama aralığından sonra bu ihanet şebekesini unutmadığını açıkça göstermektedir.

Biz de agâh olup bu alçakları asla unutmamalıyız…

Nihat NASIR / Haber7

  

Yorumlar8

  • sasas 34 dakika önce Şikayet Et
    üniversşteker ellerinde
    Cevapla
  • AĞACAN 39 dakika önce Şikayet Et
    Aynen hocam aynen , zira onların sığınacağı ve bizi vuracağı, içimize sızacağı tek şey inancımız ve merhametimiz. Lakin zalime merhamet mazluma ihanettir. Bunlar hasan sabbahın devamı haşhaşilerdir.
    Cevapla
  • ottoman 1 saat önce Şikayet Et
    asıl fetö ülkenin kozmik odasını bunlara can ve ülkenin bağırsakları temizleniyor diyen sahsiyetin ta kendisidir
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • nazım 1 saat önce Şikayet Et
    maalesef adliye temizlenmemiş gibi gözüküyor, duruşmalarda suçlular aleni kayrılmaya başlandı, bu durum mağdurların ve halkın tepkisini çekmeye başladı, acilen tuhaf kararlar veren yargı mensupları incelenmeli
    Cevapla Toplam 8 beğeni
  • Cemil Yazıcı 1 saat önce Şikayet Et
    Evet Cenab-ı Hakk'a iman eden, elbette ona itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi ve en kısası, bilâ-şübhe HABİBULLAH'ın gösterdiği ve takib ettiği yoldur. Lemalar - 52
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat