Önce yoldaş sonra yol

  • GİRİŞ24.04.2026 08:55
  • GÜNCELLEME24.04.2026 09:09

“Evvel refik badel tarik.”

Bu kadim söz, hayatın en derin hakikatlerinden birini fısıldıyor kulaklarımıza…

Başarı, yalnız yürünen bir yol değildir. 

İnsanı başarıya, insanlara umut olmaya iten hususlardan biri de sadece insanın kendisi değil, aynı zamanda yol yürüdükleridir. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan; modern demokrasilerde dünya tarihine baktığımızda aralıksız en uzun süre iktidarda olan ve Türkiye’de yaptıklarıyla en büyük iz bırakan siyasetçi ünvanına sahip bir isim…

On yıllardır; siyasetin hemen her cephesinde büyük mücadele vermiş, acıyı da mutluluğu da tatmış bir lider…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhuriyet tarihimizin en uzun soluklu, en derin iz bırakan lideri olmasında, Allah vergisi kabiliyetlerinin yanı sıra, yanındaki o sağlam yoldaşlığın payı büyüktür.

O’na her koşulda destek veren ailesini fotoğrafın kadrajını genişleterek görmek gerekiyor. 

Örnek bir aile hayatının yanı sıra; ‘memleket meseleleri’ nedeniyle aileye ayrılamayan zamanı dert etmek bir kenara, sürekli kendisine destek olan, destek olmakla da kalmayıp; katma değer oluşturan bir anlayış Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın gücüne güç katıyor. 

Özellikle eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin fedakâr, vizyoner ve mücadeleci duruşu, bu uzun yolculuğun en kritik unsurlarından biri olarak karşımıza çıkıyor. 

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de kendisiyle aynı mücadeleden gelen bir isim olması; yolların kesişim noktasının bu mücadele esnasında gerçekleşmesinin bu uyumda ciddi bir payı olduğu düşünülebilir. 

Baba Recep Tayyip Erdoğan’ın yoğun siyasi çalışmaları esnasında; Emine Erdoğan Hanımefendi’nin evlatlarını aynı dava bilincinde yetiştirme çabası bile başlı başına takdir edilesidir. 

Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Tayyip Bey’in omuzlarındaki yükü almanın yanısıra kendisine omuz verdiği ve eskilerin ‘first lady’lerinden çok ama çok farklı bir profil çizdiği sadece Türkiye tarafından değil; dünya tarafından tescillenmiş durumda…

Emine Erdoğan Hanımefendi, ‘first lady’ kavramını Türkiye’de ve dünyada bambaşka bir seviyeye taşıdı. 

Eskiden bu unvan, protokoldeki eşlikten öteye pek geçmezken; O, aktif bir toplumsal lider, çevre elçisi ve insani yardım öncüsü olarak tarihe şimdiden geçti bile...

Sadece magazin basınında şöhretli isimlerle olan dostlukları haberleriyle hatırladığımız ‘first lady’ler dahi var. 

2017’de Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın gündeminde yer alıyor.

Proje kapsamında bugüne kadar 90 milyon ton atık geri dönüştürülerek ekonomiye 365 milyar lira katkı sağlandı. 

Bu sayede 270 milyar kilovatsaat enerji, 2 trilyon litre su ve 60 milyar litre petrol tasarrufu yapıldı…

613 milyon ağacın kesilmesi önlendi, 180 milyon ton sera gazı salınımı engellendi. 

Birleşmiş Milletler toplantılarından diplomasi zirvelerinin ‘olmazsa olmazı’ haline geldi. 

Sıfır Atık, sadece çöp toplamak değil; döngüsel ekonomiyi, israfla mücadeleyi, kaynakların verimli kullanımını ve çevre bilincini bir bütün halinde toplumun DNA’sına işleyen dev bir vizyondur. 

Birleşmiş Milletler nezdinde ‘Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu Başkanlığı’ gibi küresel bir sorumluluk üstlenen Emine Erdoğan Hanımefendi, projeyi yedi kıtaya taşıdı. 

Green World Awards’tan ‘Yeşil Dünya Şampiyonluğu’na, Dünya Bankası’ndan iklim ödüllerine kadar birçok uluslararası takdiri hak etti. 

Bugün pek çok ülke, Türkiye’nin bu modelini örnek alıyor.

İnancımızın gereği israfla mücadele yaklaşımının yanı sıra enerjinin ve emtianın değerli olduğu günümüzde enerji verimliliği ve geri dönüşümü aynı potada buluşturan ‘Sıfır Atık’ kavramı işlevselliğinin yanında diplomatik olarak Türkiye’ye güç katmaya devam ediyor. 

Bu noktada 2023’te Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde kurulan Sıfır Atık Vakfı, Türkiye’nin 2026 Kasım’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 (Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Taraflar Konferansı) sürecinde çok aktif bir rol üstlenecek. 

Emine Erdoğan Hanımefendi’nin mücadelesi Sıfır Atık’la sınırlı değil.

‘Haydi Kızlar Okula’, ‘Ana-Kız Okuldayız’, ‘Gönül Elçileri’, ‘Mirasımız Yerel Tohum’, Afrika El Sanatları Pazarı, Okulumda Sağlıklı Besleniyorum gibi nice projeyle eğitimden sağlığa, kültürden kalkınmaya kadar geniş bir yelpazede topluma dokunuyor. 

Gazze’den Myanmar’a insani krizlerde sesini yükseltmesi, kadın girişimciliği ve çocuk hakları alanlarındaki çalışmaları, onun ‘sadece eş’ olmanın çok ötesinde, milletine ve insanlığa değer katan duruşunu yansıtıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın omuzlarındaki ağır yükü hafifletmekle kalmayıp, katma değer üreten bu yoldaşlık, Türkiye’ye hem içerde hem dışarıda güç katıyor. 

Aile, dava ve millet üçgeninde örülen bu dayanışma, nice badireyi atlatmanın sırlarından biri olarak karşımızda duruyor.

Allah, herkese böyle yoldaşlar nasip etsin. 

Çünkü doğru yoldaşla yürünen yol, daima aydınlık olur.

Ferhat Murat / Haber7

Yorumlar2

  • TC.Kılınç 37 dakika önce Şikayet Et
    Rabbım dünyada da ahirettede iyilikler ve güzellikler nasip eylesin...
    Cevapla
  • Hans 1 saat önce Şikayet Et
    Bu Aile gelecek vallahi yüzyıllar sürecek örnektir, Allah onlardan razı olsun iki cihanda inşallah
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat