Sokak köpekleri, evlatlarımız ve “Anne”liğin tanımını zorlamaya kalkışmak
- GİRİŞ04.05.2026 09:03
- GÜNCELLEME04.05.2026 09:03
Neler oluyor memlekette farkında mısınız?
İki hafta önce Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan üst üste okul saldırılayla sarsıldık. Çocuklarımızı ve bir öğretmenimizi kaybettik. Yeni tip radikalleşmenin nedenini tartıştık. Sosyal medya ve sanal oyunlar üzerinden gelişen yeni tip radikalleşmeye karşı önlem almanın yollarını düşündük.
Geçtiğimiz hafta Van’da bir evladımızı sokak köpeklerinin saldırısı sonucu kaybettik. O günden bugüne de sokak köpekleriyle ilgili ek tetbirler, düzenlemeler neler olabilir, tartışıyoruz.
Derken..!
Bir şey daha oldu…
ANELER GÜNÜ’NDE ANNELİĞİN SINIRLARINI ZORLAMAK
Anneler günü dolayısıyla “sınırları zorlayan” bir reklam filmi yayınlandı.
Bosh’un reklam filmi, “Anne” tanımını zorlayan, anneliğin sınırlarını altüst eden…. Aynı zamanda da “Neden nüfus artış hızımız hızla azalıyor” sorusuna cevap veren bir nitelik taşıyor..!
Reklam haklı olarak başta Aile Bakanı Mahinur Göktaş’ın tepkisini çekti. Bakanlığın reklam filmini mahkemeye taşıyacağı açıklandı. RTÜK devreye girdi. Duyarlı kesimlerin tepkisi yükseldi.
Bu burada biraz dursun.
ERDOĞAN: 3 ÇOCUK ISRARIMIZDA HAKLI ÇIKTIK
Cumartesi günü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katıldığı “Aile ve Nüfus 10 Yılı” programını takip ettik.
Aile Bakanlığı’nın düzenlediği programda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “3 çocuk ısrarımızda haklı çıktık” dedi.
“Nüfus sayısının düşmesi ve evliliklerin azalması tedirgin edici boyutlara ulaştı” dedi.
Bununla mücadele için,
“Cinsiyetsizleştirme gibi aile yapısına zarar veren kürelel akımlar ve zararlı alışkanlıklarla mücadele edeceğiz” dedi.
“Evliliği kolaylaştıracağız” dedi.
“Doğurganlık hızını artırmak için çocuk sahibi olmayı özendireceğiz” dedi.
5 stratejik hedef belirlediklerini anlattı. Devletin tüm birimlerinin stratejik hedef olarak nüfus artışını önceliyeceğini anlattı.
“2007’den bu yana 3 çocuk ısrarımızda haklı çıktık” dedi.
Çünkü, Türkiye’de nüfus artış hızı eksiye düştü. Nüfusumuz hızla yaşlanıyor. Ve bu durum Türkiye’nin bir beka meselesi olarak ortada duruyor.
TÜKETİM VE PAZARLAMA DİLİNE KURBAN EDİLEN ANNELİK
Dönelim, tekrar Bosh’un Anneler Günü vesilesiyle yayınlanan reklam filmine.
Öncelikle söyleyelim, sokak köpeklerinin saldırısı nedeniyle bir çocuğumuzun hayatını kaybetmesinden sonra millet burnundan solurken…
Bosh bir ev köpeğinin sahibini “Anne” olarak kodlayan reklam filmine imza atarak, büyük bir hata yapmıştır.
İkinci olarak reklam filminde “Anne” gibi insan soyunun devamlılığının kurucu değeri, hayvan sahiplenme ile aynı düzleme indirgenmiştir.
Bu da büyük bir savrulmadır!
Anne olgusu, “Anneler Günü”nün “tüketim furyası”na maalesef kurban edilmiştir.
***
Türkiye’de evlilik ve çocuk sahibi olma konusunda yaşanan onca soruna karşı yeni bir strateji ve hedef konulmasından bir gün sonra yayınlanan reklam filmi açıkçası özensizlikten değil taammüden işlenmiş bir cürümdür.
***
Hayvan sevgisi veya sahiplenilmesi güzel bir şeydir. Sokak hayvanlarına bakmak da öyledir. Evcil hayvan beslemek de.
Ne var ki evcil hayvan besleme ile çocuk sahibi olmayı aynı kefeye koymak, doğrudan ya da dolaylı bir şekilde “nüfusun azalması”na destek olmak demektir!
Daha da vahimi, “Anne” sıfatını bambaşka bir anlamda “Evcil köpek sabipliği” ile kodlamaktır!
Annelere saygısızlıktır.
“Cennet annelerin ayaklarının altındadır” düsturunu bilen bizler;
Anneliğin “köpek sahiplenmek”ten çok daha yüce,
Çok daha büyük,
Çok daha güçlü olduğunu biliriz.
Yorumlar4