Belediye başkanından şaşırtan davranış!
- GİRİŞ08.05.2026 11:05
- GÜNCELLEME08.05.2026 11:05
Geçtiğimiz günlerde Sultanbeyli Belediyesinin düzenlediği “Kültür Sanat Buluşmaları” programına katıldık.
Kültür camiasından değerli isimlerin iştirak ettiği bu buluşmada, yerel yönetimler ve kültür politikaları üzerine biz de düşüncelerimizi paylaştık.

Bazı belediyeler kültürel anlamda güzel çalışmalar yaparken, bazı belediyeler hâlâ bu meselenin önemini kavramış değil.
Şiiri, edebiyatı, kültürü ve sanatı boş işler olarak gören çok sayıda yerel yönetici var.
Edebiyatın, sanatın ve düşüncenin toplum hayatındaki yerini yeniden konuşmak, şehri yaşanılır kılma çabasının önemli bir parçasıdır.
Bu sebeple kültürü daha çok konuşmamız ve tartışmamız gerekir.
Kültür politikaları, çoğu zaman göz ardı edilen ama aslında bir toplumun geleceğini doğrudan şekillendiren en önemli alanlardan biridir.
Yol yapmak, bina inşa etmek elbette önemlidir; ancak insanı merkeze almayan hiçbir proje kalıcı değildir.
Kültür hamleleri, doğrudan insana temas ettiği için nesilleri yoğurur.
Bu yüzden yerel yönetimlerin kültüre dokunan her adımı, aslında geleceğe yapılmış eşsiz bir yatırımdır.
Şehirler yalnızca betondan, asfalttan ibaret değildir. Şehir dediğimiz şey, biraz da ruhla, hafızayla ve kelimelerle inşa edilir.
Şiirsever bir başkanın yönettiği şehirle, şiirsiz birinin yönettiği şehir hemen kendini belli eder. Çünkü şiir, insanın iç dünyasını olduğu kadar yaşadığı mekânı da anlamlandıran bir medeniyet dilidir.

KÜRESEL KÜLTÜR İSTİLASINA KARŞI ŞİİRLE DİRENMEK
Kültürün bir var olma savaşı olduğunu, şehirlerin kaderine hükmedenlerin iyi bilmesi gerekiyor.
Bugün küresel kültür istilası yalnızca ekranlarla sınırlı değil. Ekranlardan taşarak evlerimize, odalarımıza kadar girdi.
Zihinler sürekli saldırılara maruz kalıyor. İnsanlığa adeta yeniden format atılıyor.
Bunun sonucunda da aynılaşan hayatlar, birbirine benzeyen kimliksiz şehirler ve ruhunu kaybetmiş mekânlar ortaya çıkıyor.
Bu istilaya karşı kültürümüze değerlerimize daha çok sarılmaktan başka şansımız yok.
İşte tam da bu noktada şiir bize bir direnç katar. Şiir bize şuur kazandırır. Bizi kendimize çağırır, köklerimizi hatırlatır, içimizdeki sesi yeniden diriltir.
Bir şehrin imar planını çizenlerin, o şehrin ruhunu da okuyabilmesi gerekir.
Şiirden anlamayanların şiirsiz mimarların kurduğu şehir, eksik kalmaya mahkûmdur. Çünkü şehir dediğimiz şey sadece mekândan ibaret değildir. Aynı zamanda bir anlamdır. O anlamı besleyen ise kültürdür, sanattır, şiirdir.

ŞİİRLE BÜYÜYEN NESİLLER, RUHUNU KORUYAN ŞEHİRLER
Sultanbeyli Belediyesinin kültürel çalışmalara yaklaşımı ve İstanbulensis Şiir Festivalini devam ettirmesi bu anlamda umudumuzu artırdı.
Başkan Ali Tombaş coşkuyla bize festivalin ayrıntılarını anlattı. Bizi de heyecanlandırdı.
Şiirin hâlâ bir karşılığı olduğunu, sözün hâlâ bir kıymet taşıdığını gösteren bir çaba vardı ortada.
Şiirden çiçekler açan bir şehir fikri, belki de bugün en çok ihtiyaç duyduğumuz şeydir.
Bazılarının boş işler olarak gördüğü şiir festivalleri, bir çocuğun dimağına bir mısra girmesini sağlasa bile vazifesini icra etmiş olur.
Çünkü çocuğun zihnine yerleşen bir mısra, onun dil zevkini, düşünce dünyasını ve estetik anlayışını şekillendirir. Çevresine karşı daha duyarlı olur.
Zarafet ve letafet sahibi bir birey olarak şehrine, sokağına, mahallesine sahip çıkar. Emanet bilinci gelişir.
Dijital kültürün içinde büyüyen çocuklar, zamanla kendilerine, kendi evlerine, kendi şehirlerine, hatta kendi kimliklerine yabancı hâle geldi.
Bu yabancılaşmayı aşmanın yolu, onlara yeniden bir aidiyet duygusu kazandırmaktan geçiyor.
Bu aidiyet bilincini kazandırmak için de edebiyatın ve sanatın imkânlarından yararlanmak gerekir.

GEÇMİŞE SAHİP ÇIKMAK
Türkiye’de kötü bir alışkanlık var. Bir kişi belediye başkanlığına seçildiğinde, geçmiş döneme dair ne varsa sıfırlıyor. Birden gereksiz yere eski yeni savaşı başlatılıyor.
Aynı partiden gelen, aynı seçmenden oy alan isimler bile bunu yapıyor. Oysa geçmişin başarılı çalışmalarını devam ettirmek, şehre değer katmak demektir.
Kurumsal hafızayı koruyabilen şehirler gelişir; her gelenin her şeyi yeniden başlattığı şehirler ise sürekli yerinde sayar.
Bu manada Sultanbeyli Belediye Başkanı Sayın Ali Tombaş’ın, önceki dönem Belediye Başkanı Hüseyin Keskin ile sürekli istişare hâlinde olduğunu ifade etmesi ve İstanbulensis gibi kültürel projeleri devam ettirmesi bizi hem şaşırttı hem de sevindirdi.
Sultanbeyli’nin bu yaklaşımı, şehir hafızasına sahip çıkılması bakımından bütün belediyelere örnek olmalıdır.
Bu vesileyle mezkur buluşmanın kusursuz geçmesi için olağanüstü çaba gösteren Sultanbeyli Belediyesinin kültür ekibini ayrıca tebrik etmek isterim. Emeklerine yüreklerine sağlık.
Mahmut Bıyıklı / Haber7
Yorumlar1