Fesatlık, şaibe, mutlak butlan vesair…

  • GİRİŞ27.05.2026 08:56
  • GÜNCELLEME27.05.2026 08:56

Türkiye siyaseti, rüzgârın ne yönden eseceğinin asla tahmin edilemediği devasa bir laboratuvar. Ama bazı laboratuvar sonuçları var ki, patlaması kaçınılmaz birer kimyasal reaksiyon gibi göz göre göre geliyor. CHP’de yaşanan son hukukî deprem, tam olarak budur.

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin açıkladığı şok kararla, Özgür Özel’in genel başkanlık koltuğuna oturduğu “4-5 Kasım 2023 tarihli 38. Olağan Kurultay”, “mutlak butlan” gerekçesiyle iptal edildi. Mahkemenin “delege iradesi fesada uğratıldı, kurultay güç ilişkileriyle sakatlandı” tespiti, sadece bir hukukî karar olarak görülmemeli. Bu karar, ana muhalefetin meşruiyet zeminine inmiş devasa bir balyozdur.

***

“Delege iradesi fesada uğratıldı, kurultay güç ilişkileriyle sakatlandı” tespiti, hukuk terminolojisinin soğuk dili içinde söylenmiş olabilir ama siyasetteki karşılığı çok ağırdır. Bunun tercümesi şudur:

“Bu yönetim şaibeli bir zeminde oluşmuştur.”

Türkiye’nin ana muhalefet partisi, tarihinin belki de en trajik tablo­suyla karşı karşıya. Çünkü CHP bugün sadece iktidarla imtihan edilmiyor, kendi kurultayıyla, kendi delegesiyle, kendi belediyeleriyle ve kendi siyasî meşruiyetiyle kavga ediyor.

Mahkeme kararıyla Özgür Özel ve ekibi tedbiren görevden el çektirilirken, sessiz, sakin ofisinde adeta bir satranç ustası gibi elini ovuşturarak bekleyen bir “sabırlı ihtiyar kurt” öyle ya da böyle emeline kavuştu.

Evet, Kemal Kılıçdaroğlu’ndan bahsediyorum…
***

Düşünsel ve ideolojik olarak asla yan yana gelemeyecek, birbirine benzemez altı parti liderini aynı masa etrafında toplayan, kendi adaylığını dayatan ve nihayetinde Sayın Erdoğan’a karşı girdiği referandumlar, genel ve yerel seçim dinamikleri dâhil tam 12 seçimi kaybettiği gibi cumhurbaşkanlığı seçimini de kaybeden Kılıçdaroğlu, parmağını bile oynatmadan, mahkeme icazeti ile yeniden liderlik koltuğuna oturacak gibi…
Seçimi kaybettikten sonra parti liderliğinden de uzaklaştırılan Kılıçdaroğlu için birileri çıkmış şu soruyu soruyor: “Kemal Bey’in bu kez şansı var mı?”
İyimserler diyor ki:

“CHP içinde bir 'temiz eller operasyonu' başlatır, kurultay sürecindeki o delege pazarlıklarının, şaibeli finansman iddialarının üzerine giderse şansı yüksek…”
Kötümserler diyor ki:

“Tarih sadece tekerrürden ibarettir, 12 seçimde kazanamayan bugün hiç kazanamaz.”
***

Görünen fotoğraf ise bambaşka; bu taktiksel tartışmaların çok daha ötesinde ve ana muhalefet adına son derece vahim.

Dün kaset komplolarıyla sarsılan, ardından yargı bürokrasisinin ve “jüristokratik kibrin” gölgesinde yön bulmaya çalışan CHP, bugün ise kurultay usulsüzlükleri, delege borsası iddiaları ve her gün bir yenisi patlayan belediye odaklı yolsuzluk soruşturmalarıyla çalkalanıyor.
Bu manzara, CHP’yi “kurucu irade” olma vasfından ve Türkiye’nin merkez partisi olma hedefinden fersah fersah uzaklaştırıyor.
Seçmen artık eski seçmen değil. Toplumun önü yeni bir vizyonla açılmadıkça ne Özgür Özel ve ekibinin “baskın seçim isteriz” diyerek koltuğu bırakmamak için direnmesi, ne Ekrem İmamoğlu parametresinin meydana getirdiği rüzgâr, ne “kurtarıcı” olarak görünen her dönemin mağlubu Kılıçdaroğlu, ne de o eski “devleti biz kurduk” kibri tek başına bir anlam ifade ediyor. Bunların hiçbiri artık kitleleri konsolide edecek kullanışlı birer aparat değil.

***

Bugün CHP tabanı bir travma yaşıyor. Çünkü yıllardır “değişim” sloganıyla inşa edilen psikolojik hava, şimdi bir hukuk enkazının altında kalmış durumda. Ama çarşambanın gelişi çarşambadan belliydi. CHP uzun zamandır ideolojik bir parti olmaktan çok, bir güç koalisyonu görüntüsü veriyordu. Belediye imkânları, medya aparatları, delegasyon ilişkileri, finans ağları ve klik mücadeleleri partinin aslî siyasetinin önüne geçmiş durumda idi.

Türkiye güvenlik meselelerini konuşurken, dış politikadaki gelişmeleri tartışırken, bölgesel kırılmalar hakkında tedbirler alırken ana muhalefetin gündemine bakan seçmen, partisiyle bağlarını gözden geçiriyor; bazıları ise bu bağları kopartmak üzere…

Slogandan kapasiteye geçemeyen CHP, “Biz kurucu partiyiz” söyleminin artık tek başına seçmeni mobilize etmediğini gözlemliyoruz. Cumhuriyet nostaljisiyle yaşayan dar bir siyasî çevre dışında bu dilin toplumsal karşılığı giderek zayıflıyor. Çünkü CHP’nin iktidara yürümek yerine, kendi iç savaşında yorulan bir yapı görüntüsü vermesi çok trajik…

***

Siyasî analistlerin son gelişmeleri kastederek, “Erdoğan şimdi ne tedbir alacak?” sorusu tamamen temelsiz ve hükümsüzdür. Sayın Erdoğan, muhalefetin yargı koridorlarında birbirini tasfiye etme tiyatrosunu izlemekle vakit kaybetmeyecek kadar kendi gündemine, devletin işine odaklanmış durumda. Muhalefet kendi kendini bitirme konusunda bu kadar mahirken, iktidarın ekstra bir hamle yapmasına zaten gerek yok.

Son sözü her zaman olduğu gibi elbette zamanın ruhu ve sandık gerçeği söyleyecek. Siyaset eleği, kendi doğal titreşimiyle sallanmaya devam ediyor. Günün sonunda un elenecek, kepek elenecek ve bu elek, hak edene hakkını mutlaka teslim edecektir. Ama o hak, delege iradesini fesada uğratanlara mı düşer, yoksa mahkeme kararıyla geri dönen ihtiyar kurda mı, orası muamma...


Kurban Bayramımız mübarek olsun


Siyasetin bu sert, yıpratıcı, mahkeme koridorlarına sıkışmış hırslı gündeminden sıyrılıp nefes alacağımız, gönül köprülerini yeniden kuracağımız müstesna günlere geldik. Bugün, mübarek Kurban Bayramı’nın ilk günü…
Kurban; paylaşmaktır, yakınlaşmaktır, kırgınlıkları ve hırsları bir kenara bırakarak insanî değerlerde buluşmaktır. Siyaset meydanındaki koltuk kavgalarının, makam hırslarının ve hukukî çekişmelerin, hayatın asıl gayesi olan sevgi ve dayanışmanın önüne geçmesine izin vermediğimiz bir bayram diliyorum.
Bütün okurlarımızın, milletimizin ve İslâm âleminin Kurban Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor; kesilen kurbanların, edilen duaların kabul olmasını, hanelerimize bereket, ülkemize huzur getirmesini diliyorum.

Bayramımız mübarek olsun.

 

Yorumlar1

  • Çözüm 1 saat önce Şikayet Et
    CHP nin ve CHP lilerin kendilerini kasmaya veya Travma geçirmesine gerek yok.Bay kemal in seçim zamanı kuracağı masaya yeni bacaklar lazım,Bir bacakta özgür özel in yeni kuracağı Parti'olur.konu kapanır.Zira Diğer partiler bacak olurken İyiydi, Yeni kurulacak Özgür Özel in partisi bacak olurken kötü olmaz her halde.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat