Bugün 1 Muharrem ‘hatırlama’ günü…

  • GİRİŞ16.06.2026 09:00
  • GÜNCELLEME16.06.2026 09:00

Bugün 1 Muharrem.

Yani Hicrî ayların ilki…

Kaç kişi bunun farkındadır dersiniz?

Oysa 1448 yıldan beridir hicret edip durur inanan insanlar.

Kuşkusuz ki bu hicret, Mekke’den Medine’ye doğru uzanan o kutlu seferden daha farklı…

O günden sonra, günahlardan mağfiret sığınağına, kötülüklerden iyilik kervanına, çirkinlikten güzellikler yurduna, yanlışlardan essah ve doğruluk dergâhına ve korkulardan selamet ve esenlik ilticagâhına, mütemadiyen, biteviye, hiç durmaksızın, yorulmadan, bıkmadan, usanmadan ve yüksünmeden hicret edip durmadadır iman eden insanlar…

Bugün 1 Muharrem.

Sahi kaç kişi Muharrem ayının Kur’an’da zikrolunan 4 haram aydan birisi olduğunu bilir?

Peki, Muharrem’le başlayıp, Zilhiccede biten Hicri ayları, kaç kişi bir solukta sayabilir?

Bir solukta saymaktan vazgeçtik, kaç kişi on iki ayı, bilgi dağarcığında sırasıyla bir araya getirip tamamlayabilir, hatta sıraya uymadan bu ayları tadat edebilir?

Bazılarının bu hassasiyete dudak bükeceklerini bilmez değilim ama eminim ki, o insanlar, ‘haram aylar’ diye bir nitelemeden haberdar olsaydılar, dudak bükmekten vazgeçip, bunların hangi aylar olduğunu öğrenmenin kesp ettiği ehemmiyeti idrak etmekte hiç de zorlanmazlardı.

Bendeniz, öteden beri, bizim medeniyetimizin ehemmiyet atfettiği günlere, tarihlere ve hadiselere dair gelişmeleri yahut notları arşivime kaydeder ve saklarım.

Hicri yıl münasebetiyle aldığım notları karıştırırken bugün bile hayret ettiğim bir belgeye denk geldim.

Efendim, 2013 yılında AK Partinin Kızılcahamam kampında o dönemde başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanımızın Hicri yıl münasebetiyle bu mühim günlere dair şöyle bir değerlendirmesi olmuş ve ben de bunu kayıt altına almışım.

13 yıldan fazla bir zaman önce aynen şöyle diyor Sayın Cumhurbaşkanımız…

“Yarın hicri yılbaşını kutlayacağız.

Hicri 1435 yılına girerken bu yeni yılın milletimiz ülkemiz ve İslam coğrafyası için hayırlara vesilesi olması, özellikle mazlumlar için hicretin kapılarını aralamasını diliyorum.

Miladi 680 yılında, hicri 10 muharrem 61 yılında Hazreti Hüseyin önce susuzluğa mahkûm edilmiş ardından o mübarek insan hazreti peygamberin arşın küpelerinden biri olarak vasıflandırdığı Hazreti Hüseyin ve ailesi şehit edilmişti. 

Kardeşine kasteden herkes aziz Hazreti Hüseyin’in aziz hatırasını çiğnemiştir.

Sadece camilere değil başka dinlerin ibadet yerlerine yani insana kast eden, Hazreti

Hüseyin’in ehlibeytin mesajlarını ayaklarının altına almıştır.

Bugün yaşanan yeni Kerbela’lar yüreğimizi sızlatmaktadır.

Suriye’de 130 binden fazla insan hayatını kaybetti. (Esed zaliminin devrilmesine kadar geçen süreçte bu rakam 1 milyonu geçti…)

Şu anda 600 bini aşkın insan bizim ülkemizde sığınmacı olarak yaşıyor.

Şam’daki Yezid kendi halkına ölüm gönderiyor.

Birileri bize susun konuşmayın diyor. Yahu kalsın diyor.

Allah aşkına susarsak, görmezsek, yüreğimizde hissetmezsek yarın biz Hazreti Hüseyin’in yüzüne nasıl bakarız?

Bizim her meselede safımız bellidir.

Biz hiçbir zaman Yezidlerin tarafında olmadık.

Bundan sonra da Hazreti Hüseyin’in yanında olacağız. Yaşadığımız acılar bir Şii ve Sünni çatışması değil…”

Evet, Suriye’deki gelişmeleri her daim yakından takip eden ve oradaki katliamlara kayıtsız kalmayarak adeta ümmetin umudu haline gelen bir başbakan/cumhurbaşkanı, Allah’a şükretmemiz için yeter bir sebeptir doğrusu.

Bu yönüyle şu nokta gerçekten çok mühim.

Türkiye’deki entelektüel yahut ilmi vasfıyla temayüz etmiş birtakım simaların, ümmetin ortak sorunlarına dair uzun soluklu yaklaşımları ile Sayın Cumhurbaşkanımızın yaklaşımını kıyasladığımızda ortaya gerçekten çok ilginç bir tablo çıkıyor.

Bu hususlarda dünyadaki hakikatin tam aksine Türkiye’de Sayın Cumhurbaşkanının entelektüellerden çok daha ileride ve istikamet üzre olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

İşte bu yüzdendir ki, uzun yıllardan beridir Netanyahu’sundan tutun da bilmem ne karın ağrısına varıncaya kadar tüm soykırımcı katil Siyonistler her vesile ile ve mütemadiyen ağzı dolusu küfürler savurmakta, kin ve nefretlerini kusmaktadırlar…

Ve yine işte bu yüzdendir ki, dahili bedhahlar en küçük hadiseleri dahi fırsat addedip Erdoğan’ın bu ‘Müslüman’ tarafına saldırıp durmaktadırlar.  

Evet, bugün 1 Muharrem ve biz bu vesile ile her alandaki unuttuklarımızı bir kez daha hatırlama ve hatırlatma makamındayız… 

Bugün 1 Muharrem yani başkaları değil de kendimiz olarak idrak etmemiz gereken Hicrî yılın ilk günü…

Güzellikler getirsin, üzerimizde bereketlensin, hayırlara vesile olsun…

Yorumlar4

  • Mehmet Salih 39 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun
    Cevapla
  • Aliosman 44 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun .Gündeme getirip akıllara nakşetmek.
    Cevapla
  • Aliosman 44 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun .Gündeme getirip akıllara nakşetmek.
    Cevapla
  • Murat 49 dakika önce Şikayet Et
    Amin
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat