Mühür vurma sırası Kadıköy’de!

  • GİRİŞ19.06.2026 08:55
  • GÜNCELLEME19.06.2026 09:12

Türklerde “Ulu Cami” merakı, tarihsel, kültürel ve siyasal bir derinliğe sahip köklü bir gelenektir.

“Cami-i Kebir” ve “Cuma Camii” olarak adlandırılan Ulu Camiler, sadece büyük ibadet mekânları değil; şehrin kalbi, devletin gücü ve toplumsal birleşme noktası olarak görülür.

Bunlar, Cuma ve bayram namazlarının topluca kılındığı, minberli büyük camilerdir.

Özellikle 1071 Malazgirt Zaferi sonrası Anadolu’da başlayan bu gelenek ile şehirlerin merkezine “mühür” vurulması amaçlanmıştır.

1072’de inşa edilen Ani Ulu Camii, 1091’de tamamlanan Diyarbakır Ulu Camii, esasında Anadolu’yu Türkleştirmenin sembolleridir.

Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde 118’den fazla Ulu Cami yapılmıştır.

Bu camiler genellikle şehrin en merkezi noktasına konumlandırılmış, çevresine inşa edilen donatılarla hem dini hem de sosyal merkez işlevi görmüştür.

2015 yılında, işte bu gelenek ve ihtiyaçlar doğrultusunda harekete geçen Başbakanlık, Diyanet İşleri Başkanlığı ve İstanbul Müftülüğü, Kadıköy rıhtım bölgesine, kalabalık cemaate uygun büyüklükte yeni bir “Ulu Cami” yapma kararı aldı.

Askıya çıkarılan raporda,

“İstanbul’un Anadolu yakasında, özellikle Kadıköy’de, ‘Selatin Cami’ veya ‘Ulu Cami’ mahiyetinde bir cami yer almadığı” belirtildi.

Raporda ayrıca, “Büyük cemaatlerle cuma namazlarının, bayram namazlarının veya kalabalık kitlelerin katılımıyla ifa edilecek cenaze namazlarının kılınacağı bir ‘Ulu Cami’ inşa edilebilecek nitelikte uygun bir yerin planlanması gerektiği”ne de dikkat çekildi.

Kadıköy’de böyle bir camii için en uygun alan ise Ceferağa Mahallesi sınırlarında yer alan, 1990 sonrası deniz doldurularak oluşturulan, İSKİ’nin “ileri biyolojik arıtma tesisi yapmayı” planladığı, mevcutta ise açık otopark olarak kullanılan rıhtımdaki yaklaşık 34 bin metrekarelik alan uygun görüldü.

Üstelik bu alana en yakın mesafede bulunan dört camiden Sultan 3. Mustafa İskele Camisi 1000 metre, Caferağa Camisi 1150 metre, Beyazıt Kethüda Camisi 1250 metre ve Osmanağa Camisi ise 1350 metre uzaklıktaydı.

Dolayısıyla rıhtımdaki bu alan “Ulu Cami” inşası için adeta biçilmiş kaftandı.

2017 yılının Aralık ayında,

“İstanbul 5 Numaralı Koruma Kurulu”nun kararıyla rapor onaylandı ve 20 bin kişilik cemaatin aynı anda namaz kılabileceği, kültür merkezinin yanı sıra 1242 araçlık otopark da bulunacak cami için peyzaj ve çevre düzenlemesi dahil 19 bin 730 metrekarelik alan ayrıldı.

Namazgâh katı 10 bin 166 metrekare olarak planlanan…

Harim katı 9 bin 828 metrekare, mahvil katı ise 680 metrekare olarak düşünülen…

46.5 metre yükseklikte, kubbe çapı 56 metre, minare yüksekliği ise 72 metreyi bulan bu mimarlık şaheseri proje…

İlk olarak “cami geçmişi” skandallarla dolu olan CHP’lileri rahatsız etti.

Rapor açıklanır açıklanmaz, o dönem Kadıköy ve İBB’nin CHP’li Meclis Üyesi olan Hüseyin Sağ, rıhtıma cami yapılmak istenmesini “Cami üzerinden toplumda kutuplaşma yaratılma” girişimi olarak değerlendirirken..

“İleri biyolojik arıtma tesisi” için tahsis edilen bir dolgu araziye cami yapılacak olmasına “Jeolojik açıdan sakıncalı” şeklinde bir savunma geliştirdi.

O dönem CHP’nin Kadıköy Belediye Başkanı olan Aykurt Nuhoğlu ise lafı dolaştırmak yerine, açık açık “rıhtımda cami projesine karşı olduklarını ve hukuki süreç başlatacaklarını” söyledi.

Kararın tamamen siyasal olduğunu ve ortalığı karıştırmak için alındığını belirten Nuhoğlu, “Ankara’dan Kadıköy’de cami mi lazım, kilise mi lazım nasıl görüyorsun? Sana ne? Kadıköylüler oturup kendi aralarında karar verir. Dünyada bu kadar sorun varken, camiyle mi uğraşıyorlar? Dava açacağız” dedi.

Dedikleri gibi de oldu.

Daha önce Göztepe Parkı’na yapılması planlanan cami projesini açtığı dava ile engelleyen CHP’li Kadıköy Belediyesi ve arka bahçesi konumundaki Mimarlar Odası’nın talebi üzerine harekete geçen İstanbul 3. İdare Mahkemesi, yaklaşık 3 yıl süren davanın ardından, “istinaf yolu açık olmak üzere” rıhtıma cami projesini oy birliğiyle iptal etti.

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 4. İdari Dava Dairesi ise geçtiğimiz yıl ilk derece mahkemesinin “oy birliğiyle aldığı iptal kararını” yine “oy birliğiyle bozdu” ve davanın reddine hükmetti.

Böylece!

Kadıköy rıhtımına yapılacak Ulu Cami projesi hukuken yeniden geçerli hale geldi.

Dün ise yaklaşık 10 yıllık hasret bitti ve Mart ayında İSPARK’ın tahliye ettiği alana iş makineleri girerek, bir yandan çitler çekilirken diğer yandan şantiye kurulumuna başlandı.

İstanbul Beşiktaş'ta bulunan ve Ekrem İmamoğlu’nun sattığı eski Etiler Polis Okulu arazisinde yükselen ve adeta Boğaz’a aynı anda saplanmış üç hançeri andıran “Mandarin Oriental” projesi karşısında dut yemiş bülbüle dönen ve tek kelime etmeyen TMMOB’a bağlı Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi ise…

Yüksekliği Haydarpaşa Garı’nı aşması beklenen cami projesini, zaten camilerden müteşekkil “İstanbul silueti”ni kalıcı olarak tahrip edeceği şeklinde uyduruk gerekçeyle, geçtiğimiz hafta yargıya taşıdığı yetmezmiş gibi…

Dün de sanki Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan daha iyi biliyormuş gibi;

“Bölgedeki mevcut ibadet ihtiyacının çevredeki mevcut camilerle zaten karşılandığını, yeni cami alanının zorunlu ve kaçınılmaz bir ihtiyaç olmadığını” iddia ederek, seküler azınlığı provoke edecek açıklamalarda bulundu.

CHP’nin arka bahçesi konumundaki malum odalar ve fondaş medya, bu tür açıklamalarla ve yalan yanlış haberlerle ortalığı ayağa kaldırmaya çalışırken…

İnşaat sahasından yükselen şiir gibi tıkırtılar, Tayyip Erdoğan ve arkadaşlarının; malum zihniyetin “kurtarılmış bölge” diye lanse ettiği Kadıköy’e de “mühür” vuracağını müjdeliyordu.

Elhamdülillah!

Zekeriya SAY / Haber7

Yorumlar20

  • Misafir 2 dakika önce Şikayet Et
    Elhamdülillah!
    Cevapla
  • Ali SÖYLEMEZ 6 dakika önce Şikayet Et
    Emeği ve gayreti geçenlerden Allah razı olsun.
    Cevapla
  • Mahmud Esad 6 dakika önce Şikayet Et
    Cami yapımı çok önemli fakat insanların bulunduğu bölgeleri yapmak daha önemli yani insanlardan uzak bölgeleri yapılan camiler RAM tablo kullanımı açısından Atıl kalıyorlar. İyi düşünmek lazım. İnsanların ulaşamayacakları yere yapılan camiler Allah rızasını kazanabilecek mi?
    Cevapla
  • Kadircan 18 dakika önce Şikayet Et
    Mabedsiz şehir Ankarada Kızılay AVM'nin yerine büyük bir cami yapılabilir. Çok ihtiyaç var. Az sayıda cemaatin olduğu yerlere devasa cami yapmaktan da kaçınalım. Isınması bakımı çok masraflı oluyor. Allah israfın her türlüsünü haram kılmıştır.
    Cevapla
  • SİBGATULLAH 25 dakika önce Şikayet Et
    Sevgili Zekeriya SAY ağabeyim ben önce sisin ve tüm Ümmeti Muhammedin Hicri Yılının 1448.yılı devriyesi münasebetiyle HİCRİ YIL BAŞINIZI kutluyor,Kadı köye bu CAMİİ ŞERİFİ yapma kararı alan önce Dünya Lideri sayın Reisi Cumhurumuz R.Tayyip ERDOĞAN ı kutluyor,yolu açık bahtı APAK,SAĞLIK VE MUTLULUĞU heeep ama hep sürekli olsun.DURMAK DURDURULMAK YOK UÇARAK TA DEĞİL IŞIK HIZI YOLA DEVAM!
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat