Daha çok yayalık, daha çok medeniyet

  • GİRİŞ21.06.2026 09:14
  • GÜNCELLEME21.06.2026 09:14

Geçtiğimiz Cuma akşamı Kadıköy - Sabiha Gökçen Havalimanı metrosunda iki vagon raydan çıktı. Çok sayıda yolcu fiziksel ve psikolojik sarsıntı geçirdi. Ciddi şekilde yaralanan üç kişi hastaneye kaldırıldı.

Görüntülerden anlaşıldığı kadarı ile ortalık mahşer yeri gibiydi. Yüzlerce insan, metro tünelleri içinde yürüyerek kaza yerinen kaçmaya çalışıyordu. Büyük bir facia şans eseri atlatılmıştı.

Londra metrosu 163 yaşında

Budapeşte metrosu 130 yaşında

Paris metrosu 126 yaşında

Berlin metrosu 124 yaşında

Tokyo metrosu 99 yaşında

Moskova metrosu 91 yaşında

Stockholm metrosu 76 yaşında

Roma metrosu 71 yaşında

Lizbon metrosu 67 yaşında

İstanbul metrosu ise hepsinden daha genç, sadece 37 yaşında.

Yani…

21. Yüzyılın ilk çeyreğini geride bıraktık ve dünyanın en genç, en son teknolojiye sahip metro sistemine sahibiz. Saydığım yaşlı metro sistemlerinde son 30 yıldır kayda değer hiçbir kaza yaşanmadı. Ama bizim metromuz, özellikle son birkaç yıldır akıl almaz kazalara, teknik aksaklıklara sahne oluyor. Sadece 2026 yılında iki kez raydan çıkma, bir kez de yangın sorunu yaşandı. Çalışmayan yürüyen merdivenleri, asansörleri, kapanan istasyonları, aksayan seferleri saymıyorum bile….

Bu yabana atılacak bir sorun değil. Çünkü toplu taşıma, yaşamın tam merkezinde, sağlık kadar önemli bir konu.

Bir şehir, yayaların hareket özgürlüğü kadar medenidir.

Bunun da dört temel göstergesi var: Kaldırımlar, parklar-yeşil alanlar, yayalaştırılmış bölgeler ve toplu taşıma.

Evet, bu kadar basit. İnsanlar yürüyebiliyorsa, temiz hava alabiliyorsa, toplu taşıma ile kentin her yerine ulaşabiliyorsa ve bu sistemi makul fiyatlar ile kullanabiliyorsa o şehir “medenidir”. Nokta.

Aksi taktirde istediğiniz kadar AVM’niz, istediğiniz kadar otoyolunuz, gökdeleniniz, rezidansınız, kahve dükkanınız olsun, medeni olamazsınız…

Medeniyet, doğrudan ve kesin olarak “yaya insanın” refahı ile ilgili bir şeydir.

***

Dikkat ediyorum, gazeteciler, sanatçılar, siyasetçiler şehre dair eleştiriler yaparken hep “otomobilli yaşam” üzerinden örnekler veriyorlar: Trafik sorunu, park sorunu, yol kalitesi sorunu. Otomobille yaşayan kişi, doğal olarak otomobilli yaşamın sorunlarını anlatıyor. Anlıyorum, önemsiz de bulmuyorum.

Ancak bir noktanın altını kalın kalın çizmek lazım:

Bir şehrin yaşam kalitesi otomobillerin değil yayaların hareket özgürlüğü ile ölçülür.

Hatta açık açık diyelim: Yaşam kalitesi yüksek kentlerde genellikle otomobil kullanmak sıkıntılı ve maliyetli bir iştir. Kaliteli kentlerde yaşamın dengesi yayaların/toplu taşımanın lehine ve otomobillerin aleyhine bozulmuştur.

Stockholm’de otomobiller şehre girebilmek için çok yüksek ücretler öderler.

İsveç kentlerinde trafik akıl almaz denli yavaş akar, Almanya da öyledir.

Paris’te, Lizbon’da, Madrid’de otopark parasına güç yetmez.

Bolonya’da tüm şehirde hız limiti 30 km’ye düşürüldü, yaşam kalitesinde gözle görülür yükselme olduğu için diğer İtalyan kentleri sıraya girdi.

Formül açık: Otomobile değil toplu taşımaya ve yayalığa kaynak aktarımı. Bireysel ulaşıma karşı yayalığın ve toplu taşımanın özendirilmesi. İzole/kapalı yaşamlara karşı daha çok kamusal ortak alanın var edilmesi.

Türkiye’nin tüm kentlerinde en önemli sorun yaşamın insanlara göre değil otomobillere göre organize edilmiş olması.

Artık önceliğimiz daha çok yol, daha çok otopark olmamalı…

Daha çok, daha kaliteli ve daha ucuz toplu taşıma

Daha çok park, daha çok yeşil alan

Daha çok bisiklet yolu,

Daha çok ve daha kaliteli kaldırım

İşte tam olarak bunların peşinden koşmalıyız.

Yorumlar11

  • Fatsali 17 dakika önce Şikayet Et
    Bakımından kim sorumlu onu anlat
    Cevapla
  • Ayarcı 20 dakika önce Şikayet Et
    Harika bir yazı... medeniyet araba DEĞİL,toplu taşıma,yaya ve bisiklet konforudur... çevre enerji ve insan sağlığı açısından çok önemli..!!!
    Cevapla
  • Kul 21 dakika önce Şikayet Et
    Tespitler süper.
    Cevapla
  • Cemiskar 33 dakika önce Şikayet Et
    Acilen METROLAR DEVLETE GEÇMELİ VE DEVLET tarafından işletilmeli...Bu kazalar BÜYÜK KAZALARIN AYAK SESLERİ.....İleride bir gün BÜYÜK bir KAZA olursa demedi demeyin..
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • Lentocon 44 dakika önce Şikayet Et
    Çok mantıklı ve akıllı bir yazı anlayana
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat