İstanbul’da, Park Edip Devam Edemiyoruz
- GİRİŞ24.06.2026 09:18
- GÜNCELLEME24.06.2026 09:18
Geçenlerde bir hekim dostumuzun çalıştığı özel hastanede randevumuz vardı.
Arabayı sevgili oğlum Halil İbrahim kullanıyordu.
Hastanenin girişinde beni indirdi.
Hastane kapısına doğru yönelmiştim ki, hızla gelen genç bir arkadaş beni karşıladı ve “Anahtarı Bırakacak Mısınız Abi”, dedi?
Cevap vermedim, ama canım sıkıldı.
O soru ile muhatap olan Halil İbrahim de aynı sıkıntıyı yaşamış olacak ki; aracı bir sokak arasına park edip, epey bir zaman sonra geldi.
Özel otoparkların ücretleri hiçbir insaf belirtisi göstermeden sürekli arttırılıyor.
Diyeceksiniz ki; genel olarak bizim insanımızın aç gözlülüğü nasıl ki, çarşı-pazarda kendisini gösteriyorsa, çarşı-pazara paralel olarak otopark ücretleri de artırılıyor.
Evet doğru.
Ama son zamanlarda gerek trafikteki kural ihlallerine, gerekse muhtelif sektörlerdeki fahiş fiyat artışlarına karşı artık ciddi yaptırımlar ve cezalar uygulanıyor, gördüğüm kadarıyla otoparklarda bir denetim yok.
İsteyenler tabelaya istediği rakamları yazabiliyor.
Gerçi Tüketici Konfederasyonu Başkanı Aydın Ağaoğlu, özel otopark ücretlerine üst sınır getirilmesi gerektiğini söylüyor, fakat, şu ana kadar bu temenni gerçekleşmiş değil.
Ayrıca Ağaoğlu, fahiş fiyat mücadelesinde vatandaşlara da sorumluluk düştüğünü, ifade ederek şöyle diyor: “Belediyelere şikayette bulunmalıyız ‘otopark olarak girdiğim işletmede benden fahiş bedel aldılar’ diyebilirler.
Çünkü, Ticaret Bakanlığı bünyesinde
‘Haksız Fiyat Değerlendirme Kurulu’, var.
Bu kurula şikayette bulunabilirler, ayrıca bu kurulun yaptırım uygulama yetkisi de var”.
Pekala böyle bir kuruldan kimin haberi var, sayın Aydın Bey?
TÜİK verilerine göre İstanbul’da trafiğe kayıtlı motorlu araç sayısı 6 buçuk milyon civarında.
Bunlardan %51.8 otomobil, %21.3 motosiklet, %14.5 minibüs ve kamyonet.
Bu sayılara her gün sürekli artan motosikletler eklendi mi, bilemiyorum.
Zira etrafımıza bakarak bile görebiliriz ki, artık İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin her tarafında hem kuryelerin ve hem de motosikletlilerin sayısı artıyor.
Öte yandan Türkiye’de her ay 150 bin yeni motorlu araç trafiğe katılıyor.
Bu araçların büyük bir çoğunluğu İstanbul trafiğine dahil oluyor.
İstanbul’da her 6 araca sadece bir park yeri düşüyor.
Trafiğe yeni katılan her araç yeni bir park yeri “sorunu” çıkarıyor, bu da aynı zamanda otopark fiyatlarına yansıyor.
İSPARK’LAR İHTİYACA CEVAP VERMEKTEN ÇOK UZAK
“Küresel Ulaşım Analizi” verilerine göre İstanbul motorlu araç yoğunluğu ve trafik sıkışıklığı bakımından dünyanın en yoğun trafiğine sahip şehirlerinden biri.
İSPARK otopark kapasitesi ise yalnız 120 bin araç ile Megakentin ihtiyacının çok altında kalıyor.
Peki, bu yoğunlukla aynı oranda İstanbul ulaşımını rahatlatacak bir çalışma görülüyor mu?
Ne yazık ki görülmüyor.
Belediye seçimlerinde büyük vaadlerle vatandaştan oy alan İmamoğlu ve ekibi, otopark konusunda şu sloganı afişlerde reklam etmişti:
“Park Et Devam Et”.
Yani toplu taşımanın ana unsuru olan metro yapımlarına hız verileceğini, hemen her semte uğrayacak olan metronun yakınında İSPARK’ın bulunacağını ve vatandaşın aracını İSPARK’a bırakarak metro ile yolculuğuna devam edeceğini vadetmişlerdi.
Pekala böyle bir şey oldu mu?
Olmadı, olamadı.
Daha da acısı, İstanbul trafiği toplu taşıma araçlarının; metroların, metrobüslerin ve İETT otobüslerinin arızaları ve yetersizliği sebebiyle tarihinin en kötü dönemini yaşıyor.
Raydan çıkan metrolar, yangın atlatan İETT otobüsleri ve metrolar.
Çalışmayan metro asansörleri,
Teknik sorunlar sebebiyle aksayan, yapılamayan seferler,
İnsanı ürkütecek hırıltıyla çalışan ya da hiç çalışmayan yürüyen merdivenler.
Çalışıyor halde yolcuların bindiği halde yarı yolda kalan metrolar.
Yine yarı yolda kalan ve yolcularını yayan bırakan İETT otobüsleri.
Birkaç gün önce M4 Kadıköy-Sabiha Gökçen Havalimanı arasında sefer yapan metro, Bostancı durağında raydan çıktı.
Kendi imkanlarıyla trenden inen yolcular tünel boyunca yürüdüler.
Olay sırasında üç kişi yaralandı ve sağlık ekipleri, yaralıları çeşitli hastanelere kaldırdılar.
Bir yandan toplu taşıma araçlarının yetersizliği ve arızaları İstanbul’da oturan vatandaşları canından bezdirirken, buna bir de her gün eklenen motorlu araçların artan sayıları, aç gözlü otopark işleticilerinin iştahını kabartıyor.
Öte yandan ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, kendilerinin görevi olmadığı halde, İstanbullunun bu çilesini hafifletmek için metro hatları yapımına devam ediyor.
Son olarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açılışını yaptığı
Gayrettepe ile Halkalı istasyonları arasında hizmet verecek olan 69 kilometrelik Türkiye’nin en uzun ve en hızlı metro ring hattının, İstanbul Havalimanı (Arnavutköy)-Halkalı’nın 22 kilometrelik bölümünü hizmete açtı.
Zannederim ki; merkezi hükümet de İstanbul’a metro yatırımları yapmasa, bu Megakent yaşanılamaz hale gelecek.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İBB’nin yapması gereken yatırımları yaparak, hem İstanbullunun trafik çilesini hafifletiyor ve hem de otopark fiyatlarının iyice yükselmesinin önüne geçmiş oluyor.
Ferman Karaçam / Haber 7
www.fermankaracam.com
Yorumlar2