İngilizler Özel’i nasıl çırak çıkardı?
- GİRİŞ05.07.2026 08:31
- GÜNCELLEME05.07.2026 08:31
Özgür Özel’in Türkiye’ye çamur atan Financial Times (FT) makalesini yazmıştık. Gazete, “fikirler yazara aittir” notu düşmeyerek Özel’in pozisyonunu paylaştığını göstermişti.
Ancak daha bizim yazının mürekkebi kurumadan beklenmedik bir şey oldu. FT, Özel’in makalesinden bir gün sonra yayınladığı bir başka yazı ile adeta kendini tekzip etti. Gerçekten üzerinde düşünmeye değer, son derece tuhaf bir durum ortaya çıktı.
İngiliz finans sermayesinin sesi FT, önce “Türkiye’de diktatörlük var, insan hakları çiğneniyor, Erdoğan Batılı müttefiklerine her an ihanet edebilir” dedi, ardından “Türkiye Avrupa ülkeleri için vazgeçilmez bir ülke, demokrasi açısından bazı sorunlar olsa da Türkler ile iyi geçinmeliyiz” mesajı verdi!
Öyle ufak tefek bir haberden de söz etmiyorum. Türkiye’nin “vazgeçilmezliğine” vurgu yapan yazı, gazetenin en itibarlı bölümü olan BIG READ’de tam sayfa olarak verildi. Özel’in Türkiye’yi karalayan makalesi ise çeyrek sayfalık bir “uzman yazısı” gibi sunulmuştu.

İngiliz kurnazlığını şapka çıkarmamak elde değil. Önce Özgür Özel’e Türkiye’yi kötülettiler, pazarlık kozu yapacakları argümanları bizzat onun ağzından çıkarttılar. Sadece 24 saat sonra kendileri aklı selim davranan, gerçekçi, makul taraf rolüne büründüler.
İngilizler, esasen en iyi bildikleri işi yaptılar: Kendilerine bel bağlayanı kullanıp bir kenara attılar.
Bir zamanların ana muhalefet liderinin bugün adeta bir siyasi tetikçi pozisyonuna sürüklenmesi gerçekten ibret verici.
Bu rezaletin ardından Özgür Bey, danışmanlarını mı değiştirmeli mi yoksa bizzat kendi kafasını mı, o kararı kendisine bırakmak lazım.
ADIN AVRUPA….
Dün, Avrupa Birliği’nden Türkiye’ye yönelik tehdit gibi bir açıklama geldi. Avrupa Parlamentosu (AP), “insan hakları ve hukukun üstünlüğü” konusunda Türkiye’ye -kendince- “ihtarname” verdi.
AP’nin resmi hesabından yayınlanan “Reform yoksa, AB üyeliğinde ilerleme de yok” başlıklı mesajda aynen şöyle denildi: “Parlamento, Türkiye'nin önemli bir AB ve NATO ortağı olmaya devam ettiğini vurgularken, yetkilileri AB yolunda ilerlemek için hukukun üstünlüğü ve temel haklar konularını ele almaya çağırır”.
Bu açıklamaya, “AB’nin Türkiye’ye yönelik klasik sopa sallamalarından biri” deyip geçebilirsiniz. Haklısınız, Türkiye’de artık AB üyeliğini önemseyen pek kimse kalmadı. Ancak mesajın içeriğinden ziyade zamanlamasına dikkat etmek lazım: Avrupa Parlamentosu, bu mesajı NATO zirvesine günler kala yayınlıyor.
İlk bakışta niyeti zirveyi sabote etmek gibi görünebilir ama o ben o fikirde değilim. İşin içinde daha hince bir hesap var: Avrupalılar, isteseler de zirveyi sabote edemeyeceklerini biliyor olmalılar. Hükümetleri “tıpış tıpış” Türkiye’nin çizgisine yaklaşıp bizimle iş yapmaya başlayacak. Bunlar da böyle “sert” açıklamalar yaparak zevahiri kurtarmaya çalışıyorlar.
Gelelim en eğlenceli kısmına…
Eskiden olsa bizdeki gazete manşetleri bu mesajla atılır, Türkiye günlerce Avrupalı “efendilerin” salladığı sopayı konuşurdu. Şimdi ise kimselerin umurunda değil. En azılı Batıcı profiller bile bu mesajların bir işe yaramadığının farkında olmalılar ki Avrupa’nın uzattığı sopayı dört elle kavrayamıyorlar.
İnsanın “adın Avrupa, soyadın sert olsa ne yazar” diyesi geliyor.
Gaffar Yakınca / Haber7
Yorumlar1