En Önemli Konuk: Yunanistan
- GİRİŞ08.07.2026 08:52
- GÜNCELLEME08.07.2026 10:43
NATO zirvesine gelen liderler Beştepe’de mehter takımı ile karşılandı. Ruhumuzu okşayan, çok güzel bir hareket.
Yunanistan Başbakanı Mitçotakis’in kısmetine düşen hepimizin çok sevdiği “eski ordu marşı” oldu. Sözleri hatırlayalım:
Ceddin deden neslin baban
Hep kahraman Türk milleti
Orduları pek çok zaman
Vermiştiler dünyaya şan
Türk milleti Türk milleti
Aşk ile sev milliyeti
Kahret vatan düşmanını
Çeksin o mel’un zilleti
Mitçotakis’in rahatsız olacağını tahmin edenler yanıldılar. Aksine, Yunan Başbakan eşi ile beraber yürürken hiç de rahatsız olmuş görünmüyordu. Kameralara rahat yürüyüşü ve gülümseyen tavırları yansıdı.
Şimdi….
Bay Mitçotakis, ne kadar farkındaydı bilmiyorum ama çalan marş aslında onun da marşıdır.
Bugünkü Yunanistan’ın temelini oluşturan halkların ezici çoğunluğu eski Osmanlı tebasıdır. Moralılar, Teselyalılar, Epirliler, İyonyalılar, Makedonyalılar, Anadolu Rumları ve hatta bugünkü Odesa, Kırım ve Moldova’dan göç edenler.. Hepsi iki yüz yıl öncesine kadar başkenti İstanbul olan Osmanlı Devletine bağlıydılar. Dahası, devlet esasen bir Müslüman Türk devleti olmakla beraber, onlar da ayrıcalıklı bir ‘asli unsur’ olarak görülüyordu.
Osmanlı’da Rumlar, hem ticarette ve sosyal yaşamda hem de devlet katmanlarında etkili bir zümre oldular. Özellikle 19. Yüzyıldan itibaren Rum devlet adamları önemli görevlerde bulundular.
Sultan Abdülhamit döneminin dışişleri bakanlarından Aleksandros Karatodori Paşa bunlardan biridir. Musurus Paşa, Fotiyadi Paşa, Yannis Mavroyeni Paşa, Abdülhamit’in baş doktoru Spiros Mavroyeni Paşa, Aristarki Bey ve başka çok sayıda örnek sayılabilir.
Osmanlı’nın Eflak Boğdan’a atadığı voyvodaların tamamı da aslında Bizans kökenli Fener Rum Prensleridir: Aleksandros İpsilantis, Nikolaos Mavrokordatos, Grigorios Gika ve diğerleri…
Dolayısı ile Bay Mitçotakis’in dinlediği 1917 tarihli marş, esasen kendi atalarının da devleti olan Osmanlı’ya ait bir marştır.
Efendim marşta “Türk milleti” mi diyor? E bizde kural bellidir: Türklük ırkla, kanla ilgili bir şey değildir. “Ben Türk’üm” diyen herkes Türk sayarız. Sayın Miçotakis için de, arzu eden başkaları için de bu kapı sonuna kadar açıktır.
Üstelik bizim bir özelliğimiz de kin tutmamamız, eski borçluları kolay affetmemizdir. Bize ihanet edenleri bile….
ZİRVENİN EN ÖNEMLİ KONUĞU
NATO zirvesi ile ilgili politik anlamda söyleyecek çok şey var. Nasıl olsa onları da yazarız ama Yunanistan’ın bu zirvede ABD’den bile önemli bir konuk olduğunu düşünüyorum.
Çünkü tarihsel olarak ABD’ye mecbur değiliz. Coğrafi olarak da öyle. ABD bugün güçlüdür ama yarın olmayabilir.
Ancak Yunanistan, hem ortak tarihe hem de ortak coğrafyaya sahip olduğumuz komşumuzdur. İstesek de uzaklara taşınamayız. Bir de fazladan aynı askeri ittifakın üyesiyiz.
Kanlı isyanlar yolu ile bizden ayrıldılar. 1919’da Anadolu’yu işgal etmeye kalktılar, korkunç bir zulme imza attılar, Müslüman Türklere soykırım yaptılar. Bugün de kafalarında düşmanlaştırdıkları bir Türk imgesi var. Bize karşı Fransa ile ABD ile birlik olup iş tutuyorlar. Daha beteri, soykırımcı İsrail ile bile ittifak kuruyorlar.
Oysa İsrail’in gidişi baş aşağı. Güvendikleri Avrupa bile bugün Türkiye’ye muhtaç halde. Yunanistan, soykırımcı katillerden medet umacağına, ortak tarihe sahip olduğu Türkiye’ye yanaşsa kendisi için çok daha hayırlı bir iş yapmış olur.
Çünkü biz her şeye rağmen tarihin acılarına değil, ortak bir geleceğe odaklanmaktan yanayız. Tabi ki imparatorluklar çağı geçmişte kaldı. Artık demokratik devletlerden, cumhuriyetlerden söz ediyoruz. Madem bunlar daha ileri yönetim modelleridir, o zaman neden kıyının öte yakası ile daha ileri birliktelikleri kurmayalım?
Yorumlar3