Düğümü Türkiye çözecek
- GİRİŞ16.07.2026 09:08
- GÜNCELLEME16.07.2026 09:08
Dünyada barışın bütün yolları sımsıkı düğümlenmişken savaş ve kaosun yolları ise ardına kadar açılmış vaziyette.
Birbiri ardınca patlak veren kriz ve kaosların arasında bunalan dünya toplumlarının bu kör düğümü çözecek bir bilge yaklaşıma her zamankinden daha fazla muhtaç olduğu apaçık ortada.
Ortadoğu’da istikrar bütün ülkeler için can suyu gibi. İstikrarsızlık ise sadece Soykırımcı İsrail’e hizmet ediyor.
Bunu herkes biliyor aslında. İsrail vatandaşları da pekâlâ biliyor. Nitekim bir kısmı bölgede istikrar adına İsrail saldırganlığının derhal son bulması gerektiğini söyleyip bunun için eylem dahi yapıyor. Ne var ki azgın bir kitle İsrail’in bölgedeki nihai hedefine ulaşabilmesi için bölge ülkelerini istikrarsızlaştırma politikalarının ısrarla sürdürülmesinden yana.
Neticede olan bölge halkına ve masum insanlara oluyor.
Gün yüzü görmeden yaşamaya mahkûm ediliyor bölge halkı. Oyun oynaması geren çocuklar şiddetin en ağırına maruz kalıyor. Bebekler ölüyor. Kadınlar perişan. Yaşlılar biçare.
İsrail’in evham ve kaprisleri yüzünden bütün bölge huzursuz.
Oysa yer altı, yer üstü ve tarihi zenginlikler açısından dünyanın en ihtişamlı bölgesi burası. İstikrarsızlık bütün bu zenginliklerin insanların gönül sofralarına yansımasını engellediği gibi bölgenin sahip olduğu ekonomik potansiyeli de istenilen düzeyde harekete geçiremiyor.
Birinin bu kördüğümü çözmesi ve kral çıplak demesi gerekiyor.
İsrail’den dolayı bölge tamamen ABD radarında. Ortadoğu’da ABD’den habersiz kuş uçmayacağını herkes bilir. Gelin görün ki İsrail’in bölge ülkelerini istikrarsızlaştırma politikası bütün Ortadoğu’yu olduğu gibi ABD’yi hem ekonomik hem de prestij açısından oldukça zor durumda bırakıyor.
ABD içinde kayıtsız şartsız Soykırımcı İsrail’e biat edenler olsa da Başkan Trump, vahşi kapitalizmin gelmiş geçmiş en büyük temsilcilerinden birisi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde Türkiye, bölgeyi istikrara kavuşturma adına sahada çok güçlü hamleler yapmakla kalmıyor aynı zamanda bunu diplomatik ataklarla pekiştiriyor. Türkiye’nin güçlü diplomatik hamleleri Trump’ı da derinden etkilemiş olmalı ki son demeçlerinde İsrail’in Suriye’den ve Lübnan’dan çekilmesi gerektiğini dile getirdi. Normal şartlar altında bir ABD başkanının bunu söylemesi oldukça zordur.
Kördüğümü Türkiye çözecek.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Trump nezdinde yüksek bir hatırı var. Trump, Türkiye’yle ilgili her konuşmasında Erdoğan’a özellikle atıfta bulunuyor ve herkesin ona saygı duyduğunu sıklıkla dile getiriyor. Türkiye’nin bölge ülkeleriyle yürüttüğü istikrar merkezli diplomasi bu yüzden Trump’ın da tezi haline geliyor. Elbette bunda ABD'nin Suriye ve Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın katkısını da unutmamak lazım.
Trump’ın İsrail’e Suriye ve Lübnan'dan çekilme çağrısını Netanyahu elbette reddedecek ve Trump’ı bu yaklaşımından vaz geçirebilmek için ona içerden ve dışarıdan baskı uygulayacak.
Görünen o ki bölgenin istikrara kavuşması halinde uygulanacak büyük ekonomik projeler, Trump’ın hayallerini süslemeye başlamış bile. Bu sebeple Trump, bu hayallerin bir an önce gerçeğe dönüşmesi için Netanyahu'ya gizli-açık baskı uygulamaya devam edecek.
Trump diretirse bu iş İsrail’de Netanyahu’nun tasfiyesine kadar devam edebilir. Bu da hem bölgenin hem de bütün insanlığın rahat bir nefes almasına sebebiyet verir.
Mürsel Gündoğdu/Haber7
Yorumlar3