Yargılanmadığım davanın gerekçeli kararında “hükmüm” konulmuş
- GİRİŞ16.07.2026 09:08
- GÜNCELLEME16.07.2026 09:08
4 Temmuz 2016’da FETÖ’cü hakim İlhan Karagöz’ün bir davanın gerekçeli kararında Fetullah Gülen’i “Mehdi” ilan ettiğini 15 Temmuz 2016 gecesindeki darbe ve iç işgal girişiminden sonra öğrendik.
Fetullahçı hakim Karagöz, daha sonra yargılandığı davada ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkum oldu.
***
Bunu niye hatırlattığıma geçmeden önce gerekçeli kararda beni de doğrudan ilgilendiren önemli bir ayrıntıyı nakledeyim.
FETO’CU HAKİM, GÜLEN’İ “MEHDİ” İLAN ETTİ GEREKÇELİ KARARDA BİZİM İÇİN DE “DERDEST EDİLMELİ” HÜKMÜ KOYMUŞ
Fetullahçı Terör Örgütü Üyesi eski hakim İlhan Karagöz, yargılanmadığım ve hiçbir şekilde ifade bile vermediğim o davanın gerekçeli kararında benimle ilgili de hüküm koymuş.
“Nasıl yani” dediğini duyar gibiyim...
Anlatayım;
Fetullah Gülen’i, bir davanın gerekçeli kararında Mehdi olarak ilan eden FETÖ’cü hakim Karagöz, hızını alamayıp o dönemde örgütü ve yayın organlarına karşı “söz” söyleyenleri de gerekçeli kararda mahkum etmiş.
İşte onlardan biri de benim.
Diyor ki gerekçeli kararda, “Ülke Tv stüdoyusunda Gerçek Hayat Dergisi’ne verdiği röportaj, Zaman gazetesiyle ilgili verdiği bilgiler sırasında çekilen fotoğrafta sırıtıyordu.”
Dikkat buyurun!
1986 yılının 3 Kasım’ında yayın hayatına başlayan Zaman gazetesinin zaman içerisinde nasıl bir örgüt propaganda aracına dönüştüğünü verdiğimiz röportajda anlatırken çekilen bir fotoğraf karesindeki tebessümümüz, yargılanmadığımız bir davanın gerekçeli kararında ceza hükmüne dönüşmüş!
***
Gerekçeli kararın devamında, benim derhal “derdest edilmem” isteniyor, malvarlığıma el konulma kararı veriliyor ve yurt dışı çıkış yasağı talep ediliyor.
15 TEMMUZ AKŞAMI FETÖ’CÜLER ÖNÜMÜZÜ İKİ KEZ KESİP BİZİ DERDEST ETMEK İSTEDİ
Darbe ve iç işgal girişiminden 11 gün önce yazılan bu gerekçeli karar 15 Temmuz’da ete kemiğe büründü.
O gün “kalkışma” haberini duyar duymaz evimizden Ülke Tv-Kanal 7 binasına gitmek üzere yola çıktık. Ne var ki yine daha sonra öğrendiğimize göre, benim araç ile nerelerden, yaya olarak nerelerden iş yerine gideceğime dair notlar FETÖ’cülere verilmiş.
Fatih Vatan Caddesi’ne ara sokaktan çıkmak üzereyken önümü kesen bir askeri araçtan inen şahıs (elinde tabanca olduğu için rütbeli subay olarak değerlendiriyoruz) üzerime doğru silah doğrultarak hızlı adımlarla gelmeye başladı. Anlık bir refleks ile sol camı açıp ben de silahımı çekip ona doğrulttum. Yine anlık bir refleks ile aracı tam sağ yapıp gaza sonuna kadar bastım. Kaldırıma çıkarak yan yola saptım. Bu anlık hadise sırasında elinde silahı olan FETÖ’cü ateş etmedi, ben de.
Bu burada dursun.
Yola devam ettim ve Edirnekapı’ya geldim. Alt geçitten mi devam edeyim yoksa üstten mi gideyim diye düşünürken bir anda önümdeki birkaç araç aniden durdu. Alt gecidin ortasında yolu kesmeye başlamışlardı. Ani bir hareket ile yine kaldırıma ve yol kenarındaki bariyerlerin üzerinden aracı sürüp Haliç bağlantı yolunda Otakçılar Caddesi’ndeki kanala ulaştım.
Yaklaşık 15 dakikalık bu süre içerisinde FETÖ’cüler tarafından iki kez “derdest edilmek” istendim.
Bu da burada dursun.
NEDEN ATEŞ ETMEDİKLERİNİ AYLAR SONRA ÖĞRENDİK: GÖRÜNTÜ ALIP İNFAZ ETMEYİ PLANLAMIŞLAR
Şimdi geriye dönelim. 4 Temmuz 2015’te yazdığı gerekçeli kararla terörist başı Fetullah Gülen’i “Mehdi” ilan eden Fetullahçı hakim İlhan Karagöz, bizim için de “Bir an önce derdest edilmeli” hükmü koymuştu.
15 Temmuz 2016’daki darbe ve iç işgal girişiminden çok sonra Adalet Bakanlığı kaynaklarımdan öğrendiğim bilgi o gece bana öldürmek üzere neden ateş etmediklerini göstermiş oldu.
Bilgi şu: Yargılanmadığım ve ifade bile vermediğim davanın gerekçeli kararından hakimin “derdest edilmeli” kararı yasal dayanak yapılarak…
Beni canlı ele geçirip, derdest edip, görüntü alıp sonrasında infaz etmeyi planlamışlar!
Ama ne oldu?
Allah tuzaklarını başlarına yıktı!
Ne benim gibi yüzlerce ismi teslim alabildiler ne derdest edip görüntü alabildiler ne de infaz edebildiler.
Çünkü, onlar bunu yapmayı tasarlarken, Allah’ın kalplerimize üflemesiyle bu millet ayağa kalktı.
253 şehit binlerce yaralımıza rağmen vatan müdafaası başarıya ulaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Ölümüne ölümüne” diyerek yaptığı çağrı karşılık buldu.
Bizlerin Ülke Tv ekranından “Ezanlar ve selalar okunsun” çağrısı karşılık buldu.
15 Temmuz akşamı darbe ve iç işgal girişiminde bulunanlar 16 Temmuz sabahı üniformaları üzerlerinden çıkartılmış halde, bir atlet bir donla derdest edildi.
***
Allah bizi bir daha 15 Temmuz gibi bir bela ile karşılaştırmasın.
Allah bu millete bir daha çıplak elleriyle darbe ve işgal girişimlerine karşı koymak zorunda bırakmasın.
Allah, FETÖ gibi örgütlerin ülkemizde yeşermesine müsaade etmesin. (Amin)
***
15 Temmuz destanının 10’ncu yıl dönümünde, o geceye dair hisseme düşenin bir kısmını daha kayıtlara geçirmek istedim.
Kalın sağlıcakla.
Yorumlar3