Yarım asırlık yara kapanırken…

  • GİRİŞ06.08.2026 09:06
  • GÜNCELLEME06.08.2026 09:06

Yarım asır önce birileri güzel ülkemizin aydınlık yarınları için kahpece bir plan hazırladı. Uygun bir zemin bulur bulmaz da hemen yürürlüğe koymaktan geri durmadı.

Tanıştıkları günden beri el ele verip kol kola girerek kader birliği yapmış ve asırlar boyunca birlikte çektikleri dayanılmaz acıların ve yaşadıkları tarifsiz sevinçlerin etle tırnak misali perçinlediği bir kan ve can kardeşliğinden bahsediyorum. Üstelik Çanakkale ve Kurtuluş savaşlarında sırt sırta düşmanla vuruşmuş, birlikte üşümüş, beraber ıslanmış ve el birliğiyle kazdıkları siperlere kahramanca yüzükoyun yaslanmış dünyada eşine benzerine az rastlanır bir kardeşlik meselesi bu.

Birileri böylesine sağlam bir bünyede gedik açmaya yeltenerek ülkemizin çağa yürümesini neredeyse yarım asır geciktirdi.

Toplumsal bünyemizde gedik açma projesi kesinlikle dışarıda planlanmış bir oyun. Osmanlı’yı bölüp parçalayarak zayıflatan tilkisel aklın iç bünyemize yaptığı bir bölünme operasyonu aslında. Bir taşla iki kuş vurma projesi yani. Bir taraftan Türkiye terör sorununa hapsolup maddi manevi nefessiz kalacak, içine kapanacak, küresel sorunlara dair başını kaldıramayacak ve hep zayıf kalarak birilerine muhtaç halde varlığını sürdürecek öte yandan demi gelince bölünerek tam bir istikrarsızlık bataklığına saplanacak.

Bugün Ortadoğu’yu istikrarsızlaştırıp böl-parçala-yut taktiği uygulayan her kimlerse iç bünyemizde böyle bir gedik açanlar da onlardır kuşkusuz.

Hiçbir ülke kolay kolay dışarıdan yıkılamaz. İçerde hırsız varsa durum başka. O zaman hem kapılar açılır hem de ülkeler çok kolay ele geçirilir. Elbette ülkemiz üzerine bu planı yapanların içeride işbirlikçileri vardı. Bu satılık zümre, dışarıdan aldığı sınırsız destekle görevini eksiksiz ifa ederek bu yangına körükle gitmekten geri durmadı. Kimi kalemiyle kimi kelamıyla kimisi de devşirdiği güç ve silahıyla bu yangını harladıkça harladı.

Bu hengamede tarifsiz acılar yaşandı.

Hava her gün bulandırıldı. Kimi zaman göz gözü görmez oldu. Dışarıdaki el bu sayede kamufle olmayı başarırken kardeş kardeşe düşman edilmeye çalışıldı. Ülkemize yönelik bu istikrarsızlaştırma projesinde büyük mesafeler de kat edildi aslında. İki trilyon dolar gibi hesaplanan maddi bir kayıptan bahsediliyor mesela. Bu süreçte yaşanan acıları tartabilecek herhangi bir terazi ise henüz icat edilmedi. Manevi yıkımlar ve sosyal bünyede oluşan yaralar ise işin cabası.

Öyle bir çark kurdular ki bu oyunu deşifre edip bitirmek isteyen herkesi bu çarkta savurup susturdular.

Bu uğurda canını feda eden siyasetçiler, bürokratlar ve gazeteciler oldu. Kim bu gizli eli deşifre etmeye kalkışmış ve planı çözmeye yaklaşmışsa onu bir şekilde susturdular. Susmayacağını anladıklarını ise kahpece öldürdüler. Türkiye’nin gelecek aydınlık günlerine düşman olan bu yarasa kılıklılar, kirli emellerine ulaşabilmek adına ellerinden gelen her yöntemi denemekten bir an olsun geri durmadılar. Her şarta göre plan yenilediler. Yol yoksa yol açtılar. Parayla tetikçi, villayla kalemşör, türlü vaatlerle her makam ve mevkiden işbirlikçi hain edindiler. Gerçi hala edinmeye devam ediyorlar…

Bunca badireye rağmen Türkiye istikrarı yakalayarak bu oyunları bozdu.

Bugün Türkiye hem içeride hem bölgesinde hem de dünyada barış ve istikrar rüzgârı estirmeye devam ediyor. Türkiye, içeride birlik olmadan dışarıda beraberliğin sağlanamayacağını en acı tecrübelerle öğrenmiş bir ülke. Şimdi bir taraftan bu tecrübesini içeride yürürlüğe sokmak için yoğun çaba sarf ederken öte yandan hem bölgesinde hem de küresel arenada barış ve istikrar adına geniş inisiyatifler alıyor.

Türkiye dersine iyi çalışan bir ülke.

Cumhur İttifakı ortaklarından Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin tarihi adımıyla yarım asırlık bir yarayı kapatmaya soyunması işte bu yüzden. O tarihten itibaren bu konuyla ilgili çok kapsamlı istişareler yapılmaya başlandı. Neticede “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi” hazırlandı. Dün itibarıyla da geniş bir mutabakatla Gazi Meclisin takdirine sunuldu.

Her şeyden önce bu teklif Türkiye’yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmayı hedefliyor.

Bu sayede millî birlik ve beraberlik perçinlenecek, ülkemiz başta olmak üzere uzun zamandan beri terörle terbiye edilmeye çalışılan bölgemizde huzur ve istikrar iklimi bir daha zayıflamamak üzere güçlenecek. Böyle bir iradenin sahada gerçekleşmesi halinde hem Türkiye hem de bölgemiz kazanacak. Üstelik bu meselenin çözümü sadece bununla sınırlı kalmayıp bütün dünyaya pozitif etki de sağlayacak.

Bendeniz böyle bir adımın başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve bu teklifin oluşmasına katkı sunan herkesi bu ülkenin geleceğine altın harflerle yazdıracağını düşünüyor ve sürecin başarıyla neticelenmesini cân-ı gönülden arzuluyorum.

Mürsel Gündoğdu/Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat