Bir ülkenin mutluluğu diplomayla değil iletişimle başlar!
- GİRİŞ13.08.2026 09:06
- GÜNCELLEME13.08.2026 09:06
Nihayet üniversite tercihlerinin sonuna geldik ve yüzbinlerce aday öğrenci 10 Ağustos günü saatler tam 23.59’u gösterdiğinde dönüşü olmayan bir enter tuşuna basarak tercihlerini onayladı. Ve büyük heyecan başladı.
Üniversite tercihlerinin sonucunun açıklanacağı muhtemelen 19 ya da 20 Ağustos sabah 05.30’a kadar hayaller çoktan kuruldu bile.
Çok önemli bir açıklamayı yeri gelmişken yapmam gerekir sonuçlar açıklandıktan sonra “herhangi bir programa yerleşen öğrenci ister kayıt yaptırsın ister yaptırmasın 2027 YKS’de OBP yani ortaöğretim puanının yarısı kesilir.”
Tercih sonrası akıldaki sorular
Öğrenci işlerinde acaba işler nasıl yürüyecek?
Acaba ilk tercihimiz olan kendi şehrimize yerleşemez isek ne olacak?
Yurt çıkmazsa ne yapılacak?
Annemizin yaptığı enfes kuru fasulyelerden, karnıyarıklardan nasıl ayrı kalınacak?
Evin küçüğü minicik kardeşe nasıl veda edilecek?
İlk 10 tercihe yazılan Hukuk tercihi değil de bir alttaki Psikoloji tercihi gelirse sevinir miyiz, üzülür müyüz?
Tıp tercihine yerleştiğimizde acaba ilk steteskopumuzu dede mi alacak yoksa baba mı?
Vakıf üniversitesine yerleşirsek ödeme işleri nasıl yapılacak?
Nasıl olsa gelmez diye aralara serpiştirilen bölümlerden bir tanesi gelirse ne yaparız?
Ve asıl büyük soru “ya hiçbir yere yerleşemezsem!”
Ve… onlarca, hatta yüzlerce sorunun cevabı için sonuçların açıklanmasını bekleyeceğiz hep birlikte.
Tercihler YKS’den daha önemli
Çok yoğun, çok yorucu ama bir o kadar da önemli bir çalışma temposunu geride bıraktık. Yüzlerce adayla ve ailesiyle yüz yüze görüşerek bire bir tercih danışmanlığı, on binlerce gelen mesaja yetişme telaş, yüzbinlerce izleyiciye Ülke TV Genç Vizyon programımız ve Haber7 köşe yazılarım aracılığı ile ulaşmaya çalıştık. Ne mutlu ki alnımızın akıyla bu süreci değerli Hocam bilim yazarı, Türkiye’nin Bonus Hoca’sı Süleyman Beledioğlu ile birlikte tamamladık. Bu sürede sadece instagram hesaplarımız olan @bonushoca ve @ismailyolcu58 üzerinden yaptığımız paylaşımlar 10 milyona yakın etkileşim aldı. Yüzbinden fazla mesaj aldık. Bu durum hem bizlere olan ilginin bir göstergesi hem de özellikle üniversite ve bölüm tercihlerinde ülkemizin yaşadığı sorunu da gösteriyor aslında bize.
Tercih dönemi cümleleri
Neler yaşamadık ki bu tercih döneminde? Gelin tanık olduğumuz cümleleri birlikte okuyalım.
Hocam bu üçüncü girişimiz ne olur bu yıl yerleşsin!
Hocam gelirse tıp olmuyorsa tercih yapmayalım!
Hocam bizim çocuk 4 yıllık yerine 2 yıllık ön lisans istiyor konuya komşuya biz ne deriz!
Hocam benim puanım 4 yıllık mühendisliğe yetiyor ama ben kısa yoldan meslek sahibi olmak istiyorum o nedenle tercihim 2 yıllık meslek yüksekokulu olacak!
Hocam beni kan tutuyor ama babam sözümü dinlemiyor hemşirelik yazdırıyor!
Hocam bizim sözümüzü dinlemiyor bizim oğlan ne olur siz söyleyin hukuk yazsın!
Hocam tüm arkadaşlarım Eskişehir’de öğrenci ben de oraya gitmek istiyorum hazır bir ortam var!
Hocam şu ili öneriyorsunuz ama orada AVM bile yokmuş!
Hocam aslında biz yurt dışına gideceğiz olur da bir aksilik yaşarsak diye tercih yapıyoruz!
Hocam babama söyleyin bana karışmasın ben şehir dışında okumak istiyorum!
Hocam kızıma söyleyin Ankara’da %50 vakıf üniversitesi tercihi yapalım ne gerek var şehir dışına gitmenin!
Hocam ne olur deniz kenarındaki bir üniversite gelsin bana!
Hocam bize öyle bir bölüm yazın ki mezun olur olmaz hemen devlette işi hazır olsun, olmadı özel sektörde işi garanti olsun, olmadı kendi işini kursun, hatta mezun olunca Almanya ya da Avusturya’da işe girebilsin!
Daha nice istekler, nice talepler ve sorular birbirini kovaladı bu tercih döneminde.
Peki ne mi yaptık?
Önce tüm öğrencileri ve ailelerini dinledik, sonra sınav sonuç belgesindeki öğrencinin tercih edeceği alandaki Türkiye genelindeki başarı sırasına baktık, öğrencinin istek, yetenek, becerilerini ölçtük ve öğrencinin özelliklerine en uygun bölümleri önerdik. Tercih analizi yaptık. Bire bir tercih danışmanlığı görüşmelerimizi gerçekleştirdik.
Birinci amacımız öğrencinin en istediği bölümü tercih listesine yazmak, ikinci amacımız ise öğrencinin açıkta kalmamasını sağlamak nihayetinde.
Hem öğrenciler hem de ailelerin neredeyse %90’ı ne okursa okusun, nereyi bitirirse bitirsin diploma ile “iş garantisi” olan talepler ile geldi karşımıza.
Gençlerimizin temel sorunları
Günümüz gençlerinin ortak problemi ne yazık ki sabırsızlık.
Yani mezuniyetten sonra sadece diploma ile bir şeylere sahip olunacağını sanıyorlar. Kişisel gelişim sürecinin bir süreklilik arzettiğinin ne yazık ki çok da farkında değiller.
Yine gençlerimizin en büyük problemlerinden birisi de kısa da olmak şartıyla hele de orta ve uzun vadeli bir planlaması yok. Belli bir tecrübe ile en azından maaşlarının, makamlarının artacağını öngöremiyorlar.
Hemen hemen tüm gençler mezuniyetten sonra hemen çalışıp maaş almak, herkesten çok maaş almak, yurt dışına kolayca gitmek, makam odası, tatili bol olan bir meslek de dahil olmak üzere bir çok farklı istekle geldi karşımıza.
Gençlerimizin yaşadığı bir başka problem ise iletişim ne yazık ki!
Tıptan, sosyal bilimlere, eğitimden, mühendisliğe, sağlıktan temel bilimlere hatta iki yıllık ön lisans programlarına kadar tüm bölüm mezunlarının sadece diploma ile değil aslında gösterecekleri iletişim becerisi maharetiyle işe alınacaklarının farkında bile değiller.
Ülkemizin iyi bir iletişim yeteneği olmayan hekimlere, hakimlere, öğretmenlere ya da mühendislere ihtiyacı yok. Her şeyin başı iletişim!
Bu nedenle iletişim varsa empati var, iletişim varsa merhamet var, iletişim varsa takım çalışması var, iletişim varsa başarı var, iletişim varsa mutluluk var!
Kısacası ülkemizin her yaş grubunda, her meslek grubunda, her evin içinde ve nihayetinde “mutlu bireyler, mutlu aileler ve mutlu bir ülke için iyi iletişebilen insanlara ihtiyaç var!”
***
Evladının tercihini 7 Ağustos Cuma günü birlikte yaptığımız, 10 Ağustos Pazartesi günü ise ne yazık ki hakkın rahmetine kavuşan Tarım ve Orman Bakanlığı Eğitim ve Yayın Dairesi Yayın ve Tanıtım Hizmetleri Daire Başkanı merhum Muhammed Hamdi Büyüktaş kardeşimize rahmet diliyorum. Ayrıca Eğitim ve Yayın Dairesi Başkanı Sayın Bülent Kahraman Çolakoğlu başta olmak üzere tüm mesai arkadaşlarına, sevenlerine ve ailesine sabır diliyorum.
***
Günün sözü: “Mutluluğun ilk adımı doğru bir iletişimle başlar.” (İsmail Yolcu)
İsmail YOLCU
Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü
Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol