“Türkiye sevgisi imandandır”*

  • GİRİŞ28.08.2026 09:04
  • GÜNCELLEME28.08.2026 09:04

Anadolu’yu “yurt” yapan ruh ile “Çekileceğimiz son sınır budur. Buradan bir adım geriye çekilmeyiz” diyen ruh aynıdır.

Başını biraz çevirebilme imkanı bulduğunda, Anadolu’dan taşıp Kıbrıs’a ayak basan ruh ile Fırat Kalkanı Harekatı’nda bizi tehdid eden DEAŞ belasının tepesine çöken ruh aynıdır.

50 yıl boyunca “bölüncülük” yapanın üstüne üstüne giden ile, “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” diyen ruh aynıdır!

BEDELİNİ ÖDEDİK, ANADOLU’YU YURT TUTTUK, VATAN KILDIK

Bedel ödemeden, külfet çekmeden, ne zafer kazanılır ne yurt tutulur, ne vatan sahibi olunur.

***

Alpaslan’ın ordusunun önünde Malazgirt Meydanı’na çıktığındaki hayali sonrasında büyük bir imparatorluğu doğurdu, Osmanlı.

26 Ağustos 1922’de “Büyük Taarruz” emri, 30 Ağustos’ta büyük bir zafere dönüştü. Büyük zafer Türkiye Cumhuriyeti’ni doğurdu.

***

İlk silahlı terör eylemini yaptığından “Üç beş çabulcu” denen PKK’nın yaklaşık 50 yıl boyunca hem enerjimizi, hem paramızı hem evlatlarımızı tükettiği günlerin sonunda…

Terörsüz Türkiye” denilerek atılan adım, “Terörsüt Bölge”ye dönüştü.

Türkiye’de içinde başlayan “kardeşlik projesi”, Suriye’nin bütünlüğü için örgütün Suriye kolunun feshine, Irak’takilerin silah bırakmasına dönüştü.

AMERİKE TERÖRSÜZ TÜRKİYE PROJESİNİ NEDEN DESTEKLİYOR OLABİLİR?

Denebilir ki “Bu projesi bölgenin dışarıdan gelen en büyük hegemon gücü destekliyor!”

Olabilir!

Destekleyebilir ama neden acaba?

***

Suriye’de Şara hükümetinin başarılı olmasını ve SDG’nin Şam’a ilhakını isteyen hegemon güç Amerika, düne kadar “Terör koridoru” için binlerce TIR silah ve mühimmatı YPG’ye vermemiş miydi?

Vermişti elbette.

Peki ne oldu da bugün Türkiye’nin “Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge” projesine destek oluyor?

***

Acaba, acelesi olduğu için olabilir mi?

Acaba, bölgeden istediği “petrol ve doğalgaz”ın garantisini elde ettikten sonra “Ne işim var bu kadar silahlı güçle ve harcadığım para ile burada” demiş olabilir mi?

Çin’in olağan üstü hızla “Büyük rakip” olmaya başladığı bir dönemde “İsrail’in mızmızlığı” üzerinden kurgulanan ve Ortadoğu’da yekpare devletlerler yerine neredeyse şehir devletlerinin kurulması için başlatılan uzun vadeli stratejik hedef artık Amerika’nın çıkarına olmayabilir mi?

ERDOĞAN VE EKİBİNİN SABIR VE DİRAYETİ, AMERİKA’YI TÜRKİYE TEZLERİNE YAKLAŞTIRMIŞ OLAMAZ MI?

Soruları çoğaltabiliriz.

Ancak şu gerçeği ıskalarsak o zaman kendimize, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve memleketimize haksızlık etmiş oluruz.

Son 25 yılda Türkiye’de tek bir parti iktidarda. Ak Parti. Ve özellikle 15 Temmuz 2016 darbe ve iç işgal girişimini sokaklara, meydanlara çıkan millete lider ederek püskürten Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dirayeti devletin yeniden şekillenmesine neden oldu.

Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşlarının bir bölümünün bile “Ne gerek var” dediği savunma sanayiine yaptığı büyük yatırım ve ön açıcı siyaseti Türkiye’yi terörle mücadelede çok üst düzey başarılara taşıdı.

PKK’nın bugün feshedilmesine, DEAŞ belasının Suriye’de tutunamamasına ve diğer örgütlerin küçük marjinal gruplar haline gelmesine neden oldu.

Bahsettiğimiz örgütlerin, hegemon güçlerin çıkarları için nasıl kullanıldığını anlatacak değiliz.

Türkiye’nin söz konusu örgütlerle giriştiği mücadelede büyük başarı elde etmesi bugün Amerika dahil, hegemon güçlerin tamamının Türkiye’nin tezlerine yaklaşmasına neden oldu.

Türkiye’nin bölgemiz için önerdiği tez ortada.

Bölgeyi domine etmeden, işbirliği yaparak ve ağır iç savaş ve çatışmalar geçirmiş neredeyse devlet vasfını yitirmek üzere olan ülkelerin bölünmeden devlet kapasitelerini yükseltmek!

Libya öyle. Irak öyle. Suriye öyle. Lübnan öyle.

Neredeyse fiili olarak ikiye bölünen Libya’da iki taraf ile görüşen en önemli aktör şu an Türkiye.

Irak’ta hem Bağdat merkezi hükümetiyle hem Erbil/Süleymaniye hattında Bölgesel Kürt yönetimiyle ilişki üst düzey de olan yegane ülke Türkiye.

Suriye’de SDG’nin feshedilme sürecinde kolaylaştırıcı ve destekleyici olan Türkiye, Şara hükümetinin yanında.

İsrail’in Hizbullah’ı bahane ederek işgale kalkıştığı Lübyan’ın bölünmesine karşı duran en önemli aktör Türkiye.

Ve hasıl, İsrail/Amerika ikilisinin İran’a saldırdığı günlerde hem Amerika ile hem İran ile ilişkilerini sağlıklı bir zeminde götüren yegane ülke yine Türkiye.

***

Türkiye bölgesini domine etmek değil işbirliği ile ülkelerin kalkınmasına, istikrarına, güvenliğine yardımcı oluyor.

Bölgenin önemli iki aktöründen biri Suudi Arabistan ile Mekke İttifakı anlaşmasını imzalayıp “resmi ortak” olurken, Mısır ile Libya dahil bir çok konuda ortaklık yapabiliyor.

***

Amerika’nın Türkiye’nin çoğu teziyle örtüşen bölgeye dair tutumu İsrali konusunda bile dönüştü.

Trump yönetiminin soykırımcı Netanyahu hükümetine mesafeli koyması bu yüzden.

ANADOLU’YU YURT YAPANLARLA, ANADOLU’DAN ÇEKİLMEYİZ DİYENLERİN TORUNLARININ MEFKURESİ ORTAK DEĞİL Mİ?

Bitirelim. Anadolu’yu yurt yapanlarla, Anadolu’dan asla bir adım daha geri çekilmeyiz diyenlerin mefkuresi ortaktı.

Şimdi, Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge diyenler, hem ülkemizi hem bölgedeki ülkeleri yep yeni ufuklara taşıma ülküsüne sahip.

Vatansızlara inat,

Aidiyet duygusu olmayanlara inat,

Mefkuresi olmayanlara inat,

Aklını, beynini, ruhunu başkalarına satanlara inat,

Yaşasın kardeşlik.

Yaşasın büyük Türk milleti.

Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.

“Vatan sevgisi imandadır” demişti Efendimiz (as). Bu düstur üzerinden…

“Türkiye sevgisi imandır” vesselam.

***

*“Türkiye sevgisi imandandır” tamlaması kıymetli dostumuz Ebubekir Kurban’a aittir.

Yorumlar1

  • AĞACAN 39 dakika önce Şikayet Et
    ''Türkiye Sevgisi İmandandır, Vatanı Sevmek İmandandır'' kaleminize sağılık Sayın Hocam, Allah razı olsun.
    Cevapla Toplam 2 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat