Bilim kampüsten köye indi: Kampüs – Köy Akademisi

  • GİRİŞ10.09.2026 09:03
  • GÜNCELLEME10.09.2026 09:03

Çanakkale’de devletle millet köy meydanında buluşuyor!

Bir üniversite düşünün; sadece öğrencilerini değil, tüm bir kentin kırsalını, toprağını, üreten ellerini ve geleceğini kucaklıyor... Rektörlük makamında beklemek yerine akademisyenleri, hekimleri ve devletin kurumlarıyla sahaya inen, muhtarlarla aynı masada omuz omuza çalışan bir liderlik anlayışı... Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇOMÜ) Rektörü Prof. Dr. Ramazan Cüneyt Erenoğlu, Türkiye’ye örnek teşkil eden Kampüs-Köy Akademisi ile devlet ve millet arasında sarsılmaz bir gönül ve bilgi köprüsü kuruyor. İşte bu büyük dönüşümün ve ilham veren vizyonun hikâyesi...

Değerli Hocam, ÇOMÜ Rektörü Prof.Dr.Ramazan Cüneyt Erenoğlu ile öteden beri tanışır, çalışmalarını büyük bir heyecan ve merakla takip ederim. Olağanüstü bir enerji ve inanmışlıkla görevini yapan ülkemizin yetiştirdiği değerli bir bilim insanı. Kampüs – Köy Akademisi’ni enine boyuna konuşmak için buluştuk ve sorularımızı kendisine sorduk.

Değerli Hocam, Kampüs-Köy Akademisi projesiyle üniversiteyi adeta kampüs duvarlarının dışına taşıyarak doğrudan sahaya indirdiniz. Bu yenilikçi ve heyecan verici vizyonun çıkış noktası neydi?

Bizim temel felsefemiz; bilginin, akademinin ve bilimsel gücün sadece amfilerde veya laboratuvarlarda kapalı kalmaması gerektiğidir. Üniversiteler, içinde bulundukları toplumun en büyük kaldıraç gücüdür. “Köylümüzün, muhtarımızın veya üreticimizin kampüs kapısını çalmasını beklemeyelim; biz onların ayağına gidelim, sorunlarını kendi topraklarında, kendi masalarında dinleyelim” diyerek yola çıktık. Kampüs-Köy Akademisi, akademinin teorik gücüyle kırsalın pratik ihtiyacını tam merkezde, köy meydanında buluşturan tutkulu bir hareketin doğuşudur.

“Türkiye’de devletle millet arasında doğrudan köprü kuran ilk üniversite modeli” ifadesi oldukça güçlü ve gurur verici. Kampüs-Köy Akademisi’ni klasikleleşmiş kırsal projelerden ayıran en temel fark nedir?

En büyük farkımız, projeyi sadece bir akademisyenin köye gidip ders anlatıp dönmesi olarak kurgulamamış olmamızdır. Biz burada muhtarımızı, köy halkımızı, üniversitemizin uzmanlarını; Valiliğimiz, Kaymakamlıklarımız, AFAD, Emniyet, Jandarma, Sağlık ve Tarım İl Müdürlüklerimizle tek bir çözüm zincirinde bir araya getiriyoruz. Üniversite olarak “Bu bizim alanımız değil” deyip sırtımızı dönmüyoruz. Bizim alanımızdaki meselelere akademisyenlerimizle anında müdahale ediyor, diğer kamu görev alanındaki sorunları ise doğru kurumlara ileten aktif bir iletişim köprüsü oluyoruz. İşte bu sistemli yapı, Türkiye’de bir ilktir!

İlçelerde gerçekleştirdiğiniz muhtar çalıştaylarında kırsalın nabzını doğrudan tuttunuz. O masalarda nasıl bir ruh ve enerji oluştu?

Müthiş bir samimiyet ve umut dalgası oluştu. Muhtarlarımız karşılarında sadece sorularını dinleyen değil, çözüm üretmek için not alan, kendileriyle aynı hizada oturan bir rektör, rektör yardımcıları ve akademisyen heyeti görünce büyük bir güven hissettiler. Tarımdan suya, yoldan sağlığa, yaşlılarımızın bakımından gençlerin beklentilerine kadar her konu samimiyetle konuşuldu. O masalarda kırsalın gerçek gündemi şekillendi ve biz bu verileri sadece konuşulup unutulan laflar olmaktan çıkarıp somut eylem planlarına dönüştürdük.

“Her köye aynı reçete yok!” ilkesini vurguluyorsunuz. Kırsala sunduğunuz akademik desteği nasıl kişiselleştiriyorsunuz?

Her köyün ruhu, toprağı ve ihtiyacı farklıdır. Bir köyümüzde tarımsal sulma ve toprak verimliliği en kritik meseleyken, bir başka köyümüzde hayvancılık, sürü yönetimi veya veterinerlik hizmetleri öne çıkabiliyor. Başka bir bölgemizde ise yaşlı nüfusun sağlık scan’leri veya afet bilinci öncelik kazanabiliyor. Biz şablon programlarla değil; o köyün gerçek analizini yaparak ziraatçılarımızla, veteriner hekimlerimizle, Tıp Fakültesi hocalarımızla ve mühendislerimizle tam ihtiyaca özel reçeteler üretiyoruz.

Projede sanal gerçeklik (VR) simülasyonları ve gezici müze tırları gibi harika teknolojik ve kültürel detaylar dikkat çekiyor. Bilim ve teknolojiyi köylerle buluşturmak nasıl bir etki yaratacak?

Teknoloji ve bilim sadece kentlerin değil, köylerimizin de hakkı! Deprem, yangın ve afet bilincini sanal gerçeklik simülasyonlarıyla uygulamalı ve deneyimsel hale getiriyoruz. Gezici müze tırımızla tarihimizi, kültürümüzü köy meydanına taşıyoruz. Gündüz bilimsel atölyeler ve sağlık taramaları yapılırken, gece köy meydanında kuracağımız açık hava sinemalarıyla sosyal dokuyu güçlendiriyoruz. Teknolojinin soğukluğunu, köy meydanının sıcaklığıyla harmanlıyoruz.

Projenin en duygu dolu yönlerinden biri de köyün hafızasını, nelerin unutulmaya yüz tuttuğunu koruma hedefiniz. Kırsalın kültürel mirasına nasıl sahip çıkıyorsunuz?

Bir toplumun geleceği, geçmişinin hafızasında saklıdır. Annelerimizin, ninelerimizin geleneksel tarifleri, sözlü tarih anlatıları, köylerimizin bin yıllık üretim kültürü ve unutulmaya yüz tutmuş değerleri akademik kadrolarımızca kayıt altına alınıyor. Gastronomi ve tarih bölümlerimiz bu mirası geleceğe taşıyacak. Biz köyün sadece bugünkü sorununu çözmüyoruz; geçmişine hürmet ediyor, geleceğini bilimle inşa ediyoruz.

Kampüs-Köy Akademisi’nin genç nüfus, kadın üreticiler ve “tersine göç” hedefleri üzerine kurulu çok güçlü bir sosyoekonomik vizyonu var. Bu süreç kırsaldaki hayatı nasıl değiştirecek?

En büyük hayalimiz, gençlerimizin ve kadınlarımızın doğdukları topraklarda doymalarını ve geleceğe umutla bakmalarını sağlamaktır. Sertifikalı eğitimlerimiz, kooperatifleşme desteklerimiz, girişimcilik ve katma değerli üretim modellerimizle kırsaldaki üretim potansiyelini şaha kaldıracağız. Kırsalda nitelikli yaşam, sürdürülebilir gelir ve güçlü bir sosyal donatı oluşturduğumuzda köyden kente göç duracak, hatta kentten köye gurur verici bir tersine göç başlayacaktır.

Ve büyük buluşma günü yaklaşıyor! 19-20 Eylül tarihlerinde Çıplak Köyü Etno-Köy’de sahaya çıkıyorsunuz. Bu ilk büyük etkinlikte vatandaşları neler bekliyor?

19-20 Eylül’de Çıplak Köyü Etno-Köy tam anlamıyla festival havasında bir bilim ve hizmet şölenine ev sahipliği yapacak! Ziraat uzmanlarımız sahada toprak ve bitki analizleriyle, veteriner hekimlerimiz hayvan sağlığı uygulamalarıyla, Tıp Fakültesi hekimlerimiz genel sağlık, ağız-diş sağlığı ve kanser farkındalık taramalarıyla sahada olacak. Emniyet, Jandarma, AFAD ve Tarım İl Müdürlüğü stantlarıyla devletimizin tüm imkânları vatandaşımızın ayağına gelecek. Çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve üreticilerimiz için unutulmaz iki gün olacak!

Projenin ölçeği gerçekten muazzam: Çanakkale merkez dâhil 12 ilçe, 11 belde ve yüzlerce köy... Bu devasa ağ sürdürülebilir bir modele nasıl dönüşecek?

Kampüs-Köy Akademisi tek bir etkinlik veya geçici bir heves değildir. Kurduğumuz dijital ve kurumsal iletişim hattı sayesinde köylerimizden gelen talepler kesintisiz olarak akademik birimlerimize ve ilgili kurumlarımıza akmaya devam edecek. Çanakkale’nin her bir köşesini kapsayan bu dinamik yapı, ÇOMÜ’nün kalıcı ve yaşayan bir eğitim-kalkınma ekosistemi haline gelecektir.

Sayın Rektörüm, son olarak bu meşaleyi yakarken Çanakkale halkına, üreticilerimize, gençlerimize ve tüm Türkiye’ye nasıl bir mesaj vermek istersiniz?

Mesajım nettir: Bilim kapalı kapılar ardında değil, halkın yanındayken değerlidir! ÇOMÜ olarak bizler makamlarımızda oturmaya değil, milletimizle kucaklaşmaya, üreticimizin alnının terine bilim katmaya geldik. Tüm hemşehrilerimi, çiftçilerimizi, kadınlarımızı ve gençlerimizi 19-20 Eylül’de Çıplak Köyü Etno-Köy’de yakacağımız bu meşaleye ortak olmaya davet ediyorum. Devletimizin imkânı, üniversitemizin bilgisi ve milletimizin inancı birleştiğinde aşamayacağımız hiçbir engel yoktur!

***

Değerli Hocam, bu keyifli söyleşi için şahsım adına, yapmış olduğunuz bu muhteşem proje için de ülkem adına size, ekibinize ve değerli Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi akademik ve idari personeline çok teşekkür ediyorum.

 

Günün Sözü: “Köylü milletin efendisidir!” (Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

 

İsmail YOLCU

Çankaya Üniversitesi İletişim Koordinatörü

Eğitimci-Yazar

İnstagram: @ismailyolcu58

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat