Ya sayı saymayı bilmiyor ya da yalan söylüyor!

  • GİRİŞ11.09.2026 08:53
  • GÜNCELLEME11.09.2026 08:53

Daha sonra ‘CHP’yi kuracak olan kadrolarda yer alan bazı politikacılar, milli mücadele sırasında Kuvay-ı Milliye teşkilatlarını,

“Halifeyi esaretten kurtaracağız” yalanıyla motive etmişlerdi.

Aynı isimler,

Cumhuriyet ilan edilir edilmez de “Halife”yi ülkeden kovarak, Hilafeti kaldırmışlardı.

“Yeter!.. Söz milletin” sloganıyla yola çıkarak, sadece “özgürlük” vaadiyle “CHP tek parti diktası”na son veren merhum Adnan Menderes’in ardından gelen siyasilerde;

“Menfaate dayalı vaat yoksa seçmenden oy alınamaz” inanışı hâkim oldu.

Adalet Partisi’ni kuran ve “düşün peşime” diyerek bir dönem kitleleri peşinden sürükleyen Süleyman Demirel, “Kim ne veriyorsa beş fazlası” diyerek, uçuk vaatlerde bulunan liderler listesinde hep ilk sırada yer aldı.

“Hakça düzen, halkça düzen!” sloganını kullanan Bülent Ecevit’in en büyük hayali köyleri kent seviyesine çıkarmak olsa da ne zaman iktidara gelse kentleri köylerden beter hale getirdi.

“Milli gelirin sadece yüzde 2’sini yoksullara” layık gören Deniz Baykal, seçilmesi halinde “yardım paketleri dağıtma” sözü ile oy dilenirken…

Tansu Çiller, “Herkese bir ev bir araba” vaadinde bulunurken..

Mehmet Ağar, “Herkese daha iyi ev, daha iyi araba ve çocuklarına daha iyi tatil imkanı..” diyerek el yükseltmişti.

“Mazot 1 YTL” olacak diyen ve ekmek arası döner dağıtarak %7,25 oy alan Cem Uzan da “emekliye 14 maaş” vereceğini iddia etmişti.

Uzun yıllar CHP ve DSP’de siyaset yapan ve sonrasında Ecevit’in siyasi işlevini yitirdiğini düşünüp Kemal Derviş ve Hüsamettin Özkan ile Yeni Türkiye Partisi’ni kuran İsmail Cem de tedaviye ulaşmanın imkânsız olduğu yıllarda,

“Herkesin tansiyonu bedava ölçülecek” vaadinde bulunmuştu.

Mutlak butlan kararı ile görevine geri dönen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu da

“Benim adım Kemal, kaynak benim” taahhüdüyle sayısız vaatte bulunmuştu.

Tabii absürt vaatlerde bulunanlar da yok değildi.

Şu sıralar KKTC’deki casino kültürü hakkında aydınlatma videoları çeken LDP kurucusu Besim Tibuk, “iktidara gelirlerse futbolda ofsaytı kaldıracaklarını” ve “Casinoların devlete bağlı olacağını” söyleyerek, oy toplamaya çalışmıştı.

Muharrem İnce’nin “Uzaydan maden getirme” sözü ile PKK’nın siyasi uzantılarından DEHAP’ın, “Dağda silahlı genç kalmayacak” şeklindeki açıklaması da Türk siyasi tarihindeki “ilginç vaatler” arasındaki yerini almıştı.

“Türkiye’ye çağ atlatacağız” diyen ve kısmen de olsa dediklerini yapan merhum Turgut Özal ile savunmadan ekonomiye her alanda bağımsız bir Türkiye hayali kuran merhum Necmettin Erbakan Hoca ise icraatlarıyla “sözlerinin eri” liderler olduklarını ispatlamıştı.

“Onlar vaat eder biz yaparız” düsturuyla hareket eden ve yapamayacağı hiçbir işin sözünü vermeyen Başkan Erdoğan ise;

“Siyasetimizde popülizme yer vermedik, umut tacirliği, hayal tacirliği yapmadık. Hiçbir zaman tutamayacağımız sözler vermedik. Verdiğimiz sözlerin de her zaman arkasında olduk” diyerek, daima “boş vaatler” vermekten kaçındı.

*

Yazımızın konusunu oluşturan ve yukarıda sayısız örnek sıraladığım “Sallamasyon vaatçiliğin” son temsilcisi ise Özgür Özel oldu.

2019 yılında o dönem CHP Grup Başkanvekili ve Manisa milletvekili sıfatıyla verdiği “Çiftçilere verdiği bedava traktör” sözünü, daha sonra “çarpıcı olsun” diye uydurduğunu itiraf eden…

Ve!..

CHP Genel Başkanlık koltuğuna oturduğunda ise ilk iş olarak “1 litre rakının fiyatı 140 TL” olacak diyerek yandaşlarını sevince boğan Özel…

2024 yılında da “CHP iktidarında hızla öğretmen maaşlarını iyileştirmeye başlayacağız. Buradan bütün Türkiye’ye söz veriyoruz, öğretmen maaşı, milletvekili maaşını yakalayana kadar hiçbir milletvekili zam almayacak, söz veriyorum. Sonrasında milletvekillerimiz maaşlarına zam yapmak istiyorlarsa, öğretmen maaşlarına zam yapacak” demişti.

Bendeniz, CHP’yi parçalayarak Yeni Parti’yi kuran Özgür Özel ‘acaba daha fazla neler saçmalayacak’ diye düşünürken…

 Dün saha çalışmaları kapsamında Ardahan'da ziyaretlerde bulunan Özgür Bey, Kadın Buluşması” etkinliğinde,

“Sigortasını devlet tarafından yaptırıp bütün ev kadınlarını günü gelince emekli yapacağız" dedi…

Türkiye’de klasik anlamda “ev hanımı” olarak kabul edilip, ev işleriyle meşgul olan yaklaşık 5,5 milyon kadın olduğunu…

İşgücüne katılmayan kadınlar da eklenince bu sayının 9 – 10 milyon civarına çıktığını düşündüğünüzde aylık ödenmesi gereken prim rakamları on milyarlarca lirayı buluyor.

Bu durumda akıllara;

“Ya dayak yememiş ya sayı saymayı bilmiyor” deyimi geliyor.

Dolayısıyla!..

Özel’in “Çiftçilere verdiği bedava traktör” şeklindeki saçma sözü de bu çılgın vaadinin yanında masum bile kalıyor.

Ayrıca!

Özgür Efendi illa birilerinin sigorta primlerini ödemek istiyorsa, önce “SGK’ya en borçlu ilk 50 belediye” arasında yer alan kendi partisine bağlı tam 35 belediyenin milyarlarca lirayı aşan borçlarını kapatsın.

Aksi halde…

Milli Mücadele sırasında “Halifeyi esaretten kurtaracağız” diyerek halkı örgütleyen sonra da yönetimi ele geçirir geçirmez ilk olarak “Halifeliği ilga eden” dedeleri gibi, “Pembe çizgili gebelik testi” satarak iş hayatına atılan Özel’in de sırf iktidara gelmek için ev hanımlarını kandırmaya çalıştığını düşüneceğiz!..

Zekeriya Say / Haber7

Yorumlar4

  • Doğrucu Davud 21 dakika önce Şikayet Et
    Ahh milletim ahh! Kimlere kandin? Kimler seni kandirmadi ki?
    Cevapla
  • Nurcihan 21 dakika önce Şikayet Et
    İttihat ve Terakki ile başlayan yalan tünelleri de dolaştırılmaya o kadar alıştırıldık, o kadar avutulduk ki, halâ yalanın büyüsünde efsunlanmış kitleler, bir türlü gerçeğin caddesinde yürümeye cesaret edemiyorlar.
    Cevapla
  • isimsiz 22 dakika önce Şikayet Et
    analiziniz çok muazzam... tşkler..
    Cevapla
  • O Y 27 dakika önce Şikayet Et
    mükemmel yazı olmuş
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat