“Yiğidim Aslanım” şarkısına ‘Özel’ yasak!

  • GİRİŞ21.09.2026 09:06
  • GÜNCELLEME21.09.2026 09:06

Babaannesinin “keçi” diye sevdiği Ömer Zülfü Livanelioğlu, bilinen adıyla Zülfü Livaneli, “hukukçu” bir ailede dünyaya geldi.

Dedesi hâkim, babası savcıydı.

Amcaları tıpkı babası ve dedesi gibi hukukçu, yani hâkim ve savcıydılar.

Kardeşi Ömer Asım Livanelioğlu da okuyup avukat olmuştu.

Sülalede bir tek Livaneli tahsilini tamamlayamadı.

“Formalite” gördüğü liseyi 2 sınıfta terk eden ve kendisini kitaplara veren Zülfü Livaneli, 27 Mayıs 1960 darbesinin sağladığı ortamının etkisiyle “solcu” oldu.

İçinde Adnan Menderes’e karşı iflah olmaz bir nefret biriktiren Livaneli;

“Menderes diktatör olmasaydı, darbe olmazdı” diyordu.

Dahası!..

Yıllar sonra sahnelenen “Böyledir Bizim Sevdamız” müzikalinin senaryosuna, üstelik tam da 27 Mayıs darbesinin anlatıldığı bölüme;

“Darbe sonrasında elinde bayrakla sokağa çıkan Ömer Zülfü adlı küçük bir göstericiyi”, yani kendisini dâhil etmişti.

12 Mart 1971 muhtırasından sonra Komünizme yönelik başlatılan “Balyoz harekâtı” sonrası cezaevine girmemek için “Mehmet Yılmaz Basmacı” adına düzenlenen sahte pasaportla Almanya'ya kaçtı.

Akabinde “mülteci” olarak sığındığı İsveç’te, “Sebastian Argol” ismiyle sahne aldı.

Kendisi firari iken Türkiye’de el altından satılan korsan kasetlerinde ise korsancıların hayal dünyasına göre elinde bağlaması olan, kavruk Anadolu insanını betimleyen görseller kullanılıyordu.

“Komünist” olduğu gerekçesiyle terk ettiği Türkiye’ye, solcuların “Takunyacı” diye yaftaladığı merhum Turgut Özal’ın sağladığı gerçek “özgürlük” ortamı sayesinde dönebilen Livaneli’nin, 1987'ye kadar süren TRT yasağı yine bu dönemde kaldırıldı.

Nazım Hikmet ve Sabahattin Ali gibi Sol’un önde gelen şairlerinin şiirlerinden bestelediği şarkıları geniş kitlelere ulaşan Livaneli, “Beyaz Türkler”le barıştıktan sonra baş tacı edilmeye başlandı.

Sahte kimlikle terk ettiği Türkiye, UNESCO tarafından “iyi niyet elçisi” olarak görevlendirildiğinde kendisine kırmızı pasaport bile verdi.

Geçmişte Altan Öymen gibi CHP’lilerle “Titrek Hamsiler Örgütü”ne üye olduğu için kendisini öldürmelerinden korktuğu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli mensuplarına “uzatmalı it” diye hakaret edilen rezil şiiri hiç çekinmeden okuyan Zülfü Livaneli…

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Nazım Hikmet” için yazdığı “Zindanı Taştan Oyarlar” şiirinden bestelediği “Yiğidin Aslanım” şarkısını ise hayatını kaybeden solcular için seslendiriyordu.

Öyle ki!

Bu şarkı Türkiye’deki solcular arasında adeta marşa dönmüştü.   

Tabii Livaneli’nin çizgisi değiştikçe, şarkının hedef kitlesi de değişti.

Livaneli, bir zamanlar katledilen solcular için söylediği “Yiğidim Aslanım” parçasını, fikir değiştirip Kemalist olduğunda bu defa “Atatürk” için okumaya başladı.

Hatta!

Bu sayede, 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde, SHP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday oldu.

Seçim arifesinde bir canlı yayında karşılaştığı Refah Partisi’nin adayı Tayyip Erdoğan’ı da; “Bırak onu bunu da, şunu söyle bakalım; Atatürk’ü seviyor musun?” sorusuyla sıkıştırmaya çalıştı.

Tayyip Erdoğan’ın cevabı sandıkta vermesi sonrası büyük bir “bozgun” yaşayan Livaneli bu defa şarkılarını da yanına alarak cuntacıların safında katıldı.

Sadece dindar insanların hedef alındığı 28 Şubat postmodern darbe sürecinde, “irtica” karşıtı mitinglerde boy gösterip, şarkılarıyla laikçi azınlığı cuş-u huruşa getirmeye çalıştı.

“Yiğidim Aslanım” türküsü özellikle 75'inci Yıl etkinliklerinde, vesayetçilerin dilinden düşmedi.

Mayıs 1997’de ise İstanbul Sultanahmet’te gerçekleştirilen ve Cumhuriyet tarihinin o güne kadar ki en büyük mitingi olan “Kur’an kursları ve İmam Hatipler”e destek eylemini gölgede bırakmak için birkaç gün sonra Ankara’da karşıt bir miting düzenledi.

212 laikçi kuruluşun bir araya gelerek “Kuvayı Milliye” adıyla düzenlediği “miting”de sahne alarak; “İşte Sultanahmet, işte Hipodrom” sloganıyla kendince mukayese yaptı.

3 Kasım 2002 seçimlerinde AK Parti tek başına iktidar olurken, Zülfü Livaneli de CHP listelerinden milletvekili seçilerek parlamentoya girdi.

Meclis’e girer girmez ilk iş olarak dönemin CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'a, “Recep Tayyip Erdoğan'ın yolunu kesmezseniz siz dâhil hepimizin siyasi hayatı biter!” ikazında bulunarak, Başkan Erdoğan’ın siyasi yasağının kaldırılmamasını istedi.

Ardından…

50 kişiyi idam eden 12 Eylül darbecilerinden Kenan Evren ve arkadaşlarına yargı yolunu açacak düzenlemeye "Hayır" diyerek karşı çıktı.

2007 yılına gelindiğinde, bu defa “27 Nisan muhtırası” öncesi gerçekleştirilen “Cumhuriyet Mitingleri”nde boy göstererek “Yiğidim Aslanım” türküsünü, bu defa AK Parti’nin devrilmesi için okudu.

İsmi “Muhtıra türkücüsü”ne çıkan ve 15 Temmuz öncesi, “Benim ağzıma kimse FETÖ falan gibi o tabirleri takamaz” diyerek, FETÖ’ye “FETÖ” demekten kaçınan Zülfü Livaneli…

2019 yerel seçimlerini kazanan Ekrem İmamoğlu’nun ile yeniden ön plana çıkmaya başladı.

İmamoğlu’nun ismini CHP’nin İBB adaylığı için ilk zikreden kişinin kendisi olduğunu açıkladı.

Seçimlerin ardından bir ayda iki kez konserine gelen İmamoğlu’nu;

“Uzaklarda, karlı dağlarla çevrili bir köyde yaşayan ve köylülerin çığ korkusunu yenmelerine yardımcı olan” bir öyküdeki “kahraman”a benzetti.

31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlere sayılı günler kala Ekrem İmamoğlu ile yine bir araya gelen Livaneli, bu kez İmamoğlu’nun elini tutarak;

“Yerel seçimlerde ya gerici ordular, avcı taburları ya da hareket ordusu kazanacak. Hareket ordusunun kazanacağına ben inanıyorum” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu ve ekibini, 31 Mart vakasının ardından Cennetmekân Sultan 2. Abdülhamid'i “hal eden” darbeci Hareket Ordusu’na benzetti.

*

“Türkücü, besteci, çalgıcı, söz yazarı, yönetmen, köşe yazarı, kültür elçisi, politikacı, belediye başkan adayı, eski milletvekili” olan…

Yunan besteci “Hacıdakis”le reçineli Yunan şarabı içip, Mikis Theodorakis ile “Güneş topla benim için” şarkıları söyleyen Zülfü Livaneli sanırım bir kez daha ray değiştirmeye hazırlanıyor.

Zira!

Bir zamanlar, Ankara Anıtpark'ta verdiği konserlerde ünlü türküsünün bir yerinde elini Anıtkabir'e çevirerek ‘‘Yiğidim aslanım orda yatıyor’’ diye haykıran Livaneli…

CHP’den ayrılıp, “Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyet değerleri üzerine” Yeni Parti’yi inşa ettiklerini iddia eden Özgür Özel’e,  “Yiğidim Aslanım” adlı şarkısını artık mitinglerde çalmamalarını yasaklamış.

Gerekçe ise mahut beste bir “ağıt”mış ve miting meydanlarındaki enerjiyi düşüyormuş.

Zülfü Livaneli katıldığı bir Youtube yayınında bu iddiaları doğrulayarak;

"Yeni partiyi kuran Özgür Özel ve arkadaşlar, sağ olsunlar devamlı 'Yiğidim Aslanım'ı çalıyorlar. Haber gönderdim, 'Artık bunu çalmayın' diye. Çünkü sonuçta ağıt. Ağıda ihtiyacımız da yok” ifadelerini kullanmış.

Oysa Ekrem İmamoğlu tutuklandığında, Saraçhane’deki İBB binası önünde toplanan kalabalığı gaza getirmek isteyen Özgür Özel ne diyordu?

Livaneli’nin şarkısından ilhamla, “Yiğidim Aslanım Vatan’da yatıyor” diyerek, toplanan kitleyi motive etmeye çalışıyordu.

O gün nedense ne Zülfü Livaneli’nin ne de başkasının aklına mezkûr şarkının “ağıt” olduğu gelmiyordu.

Sanırım sülalesinin neredeyse tamamı hukukçu olan Zülfü Livaneli, Silivri’de görülen “İBB asrın yolsuzluğu davası” sırasındaki itirafları gördükçe…

2400 yıl hapis cezası ile yargılanan Ekrem İmamoğlu’nun bir daha güneş yüzü göremeyeceğini düşünerek, umutsuzluğa kapılmış olmalı.

Yoksa tam da hep birlikte “Yiğidim Aslanım Silivri’de yatıyor” diyecekleri bir dönemden geçiyorlar.

 

Yorumlar14

  • Naci 22 dakika önce Şikayet Et
    Her zaman ki gibi 90 dan golü atmışsınız
    Cevapla
  • Çeçen mücahit 30 dakika önce Şikayet Et
    Zifti kaynaakla olmaz ki şeker cinsine tükürdügüm cinsine çeker der atalar belkide bunun gibiler için söylenmiştir
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • meraci83 50 dakika önce Şikayet Et
    Yüreğinize ve kaleminize sağlık yiğidim aslanım! Taşı gediğine hart diye sokmuşsunuz.
    Cevapla Toplam 7 beğeni
  • Eyüp 1 saat önce Şikayet Et
    Vatana millete ve dini değerlerimize düşman profillerin halk nezdinde beş kuruşluk değeri olmasa da dini ve milli hassasiyetleri olmayan çevrelerde her daim itibar görmeleri hususunu Atalarımız Herkes Sütünün Gereğini Yapar şeklinde bir değerlendirme ile izah etmiştir.
    Cevapla Toplam 6 beğeni
  • Fethiyeli Osman 1 saat önce Şikayet Et
    Ecnebi ama kafirane hizmetini tam yapıyor.Bizim mahallede olanlar küçük bahaneyle,şer cephede top oynuyor.
    Cevapla Toplam 5 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat