Ey küresel vicdan geldinse üç kere vur

  • GİRİŞ27.09.2026 09:02
  • GÜNCELLEME27.09.2026 09:02

ABD’de geçen hafta sergilenen bu yılın son çadır tiyatrosu gösterisi aslında insanlık trajedisinin geldiği trajik halin bir özeti oldu. Birleşmiş Milletler’in (BM) 79. Genel Kurulu’nda sergilenen trajikomik tiyatro, artık sakız haline gelen “haklı” ile “güçlü” arasındaki farkın hâlâ fantastik bir tanımdan öteye gitmediğini gösterdi.

Dünyanın gözü önünde on binlerce masum kadını, çocuğu ve sivili katleden, hastaneleri, okulları ve mülteci kamplarını yerle bir eden, hakkında uluslararası mahkemeler tarafından yakalama kararı bulunan bir soykırım sanığının, New York’ta hukuka, insanlığa ve aklı alaya alan şarlatanlığına karşı çıkanlarla bu insanlık kaçkını ucubeyi alkışlayanların yüzlerine bakarak bu durumu okumak çok mümkün…

Fakat bir şeyi net gördük:

Dünya eski dünya değil. Katil kürsüye çıktığı anda salonun boşalması, yükselen protestolar ve atılan sloganlar, Siyonizmin uluslararası alanda nasıl tecrit edildiğini açıkça gösterdi.

***

Haysiyet yoksunu katil Binyamin Netanyahu kürsüye adımını attığı anda, Türkiye’nin BM Daimi Temsilcisi liderliğindeki heyetimiz başta olmak üzere vicdan sahibi pek çok ülkenin diplomatları salonu topluca terk etti. Katliamcının yüzüne bakmayı reddeden dünya, onu hak ettiği yalnızlığa, boş koltuklara mahkûm etti.

Kendi suçlarını itiraf etmekten çekinmeyen, elinde haritalarla sahnede hezeyanlar savuran Netanyahu, konuşmasında teknolojiyi ve terör yöntemlerini nasıl harmanladığını övünerek anlattı. Lübnan’da çağrı cihazları ve telsizler üzerinden sivilleri hedef alan patlamaları adeta bir zafer gibi sunarak tüm dünyaya açık bir tehdit savurdu: "Elimiz her yere uzanır!"

Bu açıklama, bir devlet adamının değil, uluslararası terör şebekesi liderinin itirafnamesidir.

***

Netanyahu boş sıralara hezeyanlarını sıralarken salonda kalanların manzarası ise ibretlikti. Birleşik Arap Emirlikleri ve ne acıdır ki ‘can kardaşımız’ bildiğimiz Azerbaycan heyetleri o salonda oturmaya devam etti. Kardeşlik hukuku, mazlumun yanında durmayı ve zalimin zulmüne ortak olmamayı emrederken ve Gazze kan ağlarken Netanyahu’yu dinlemek, salonda kalarak ona meşruiyet zemini sunmak vicdanları derinden yaraladı.

Dahası, bu süreçte Netanyahu ile New York’ta bir araya gelen, el sıkışan liderler tarihin ve insanlık vicdanının kara listesine girdi: Arjantin, Bolivya, Paraguay, Panama, Etiyopya, Kolombiya heyetleri, Slovenya, Papua Yeni Gine ve Ege’de her fırsatta gerilim peşinde koşan Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis...

Masumların kanıyla beslenen bir rejimin başı ile el sıkışan bu yönetimler, soykırım suçlusuna yardım ve yaltaklık etmekten halklarının ve tarihin vicdanında mahkûm edilmelidir.

***

Siyonizmin pervasızlığı artık sadece İslâm dünyasını değil, tüm insanlığı ayağa kaldırmış durumda. Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro’nun tarihi konuşması, BM salonundaki ikiyüzlülüğün yüzüne inen bir tokat gibiydi: “Üstün ırk yoktur. 'Tanrı'nın seçilmiş halkı' yoktur. Bu ne ABD ne de İsrail'dir. 'Tanrı'nın seçilmiş halkı' tüm insanlıktır.”

Avrupa’dan dahi artık çatlak sesler değil, doğrudan yaptırım çağrıları yükseliyor. İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin "İsrail'i kırmızı çizgiyi aşmakla suçluyorum, Filistinli sivillerin katliamını kınıyorum ve İtalya'nın İsrail'e karşı Avrupa yaptırımlarını destekleyeceğini açıklıyorum" şeklindeki çıkışı, Siyonizmin Batı'daki koruma kalkanının da çatırdadığını belgeliyor.

Fransa başta olmak üzere birçok Avrupa ülkesi Netanyahu’nun pervasızlığına mesafe koymak zorunda kalıyor.

Türkiye’de de iktidarıyla muhalefetiyle tek bir ses yükseldi; CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dahi Netanyahu’nun BM kürsüsüne çıkarılmasını "Kabul edilemez" diyerek sert bir dille lanetlerken, MHP lideri Devlet Bahçeli’nin onurlu çıkışı da kayıtlara geçmiştir..

***

Küresel adaletin nasıl bir çifte standartla felç edildiğini görmek gerekir:

Bir yanda, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) hakkında yakalama kararı çıkardığı için Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin…

Ev sahibi ABD tarafından vize verilmediği için New York’a gidemeyen Filistin’in “resmî” lideri Mahmud Abbas...

Diğer tarafta, on binlerce çocuğu katleden, hakkında soykırım davası ve UCM başsavcısının yakalama talebi bulunan Netanyahu elini kolunu sallayarak ABD’ye gelebiliyor, kongrede alkışlatılabiliyor ve BM kürsüsüne çıkabiliyor.

İşte bu durum, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllardır bıkmadan, usanmadan bütün dünyaya haykırdığı “Dünya 5’ten büyüktür!” tespitini bir kez daha haklı çıkarıyor.

Çünkü bu teşhis BM’nin çürümüşlüğün teşhisidir.

***

Peki, ne yapılmalıdır?

Birleşmiş Milletler yeniden yapılandırılmak zorundadır. Veto yetkisine sahip beş daimi üyenin dünyayı ipotek altına aldığı bu adaletsiz sistem lağvedilmelidir. Dahası, ABD bu kurumu küresel bir ortak platform olmaktan çıkarıp kendi arka bahçesi, kendi derneği gibi kullanmaktadır; istediği ülkenin temsilcisine vize vermemekte, istediği savaş suçlusunu kırmızı halıyla ağırlamaktadır. Bu nedenle bir sonraki adım net olmalıdır: BM Genel Kurulu derhal ABD dışına, tarafsız bir ülkeye taşınmalıdır.

***

Gazze’de insanlık onuru çiğnenirken, İslâm dünyasının bir kısmı maalesef hâlâ suni gündemlerle, geçmişin köhne vesayet artıklarıyla vakit öldürüyor. Bakü yönetiminin bir yandan Netanyahu’nun konuşmasında salonda kalması, diğer yandan okullarda başörtüsü yasağı gibi 28 Şubat zihniyetini andıran uygulamalarla kendi halkının inanç değerleriyle mücadeleye girişmesi tam bir akıl tutulmasıdır. Eski Türkiye'nin terk ettiği jakoben laiklik hezeyanlarıyla oyalanmak, küresel emperyalizmin ve Siyonizmin değirmenine su taşımaktan başka bir işe yaramaz.

Netice şudur:

Siyonizm, küresel vicdanda çoktan yenilmiştir. Netanyahu’nun boş sıralara yaptığı konuşma, bir mağlubiyetin ve çaresizliğin tescilidir. Maskeler düşmüş, kimin adaletin ve mazlumun yanında, kimin ise cellâdına âşık bir zillet içinde olduğu ortaya çıkmıştır.

Tarih, boş koltuklara tehdit savuran bu suçluyu da ona yaltaklık edenleri de hak ettiği yere, utanç sayfalarına gömecektir.

 

Bu yazıya ilk yorum yapan sen ol

Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat