Türkiye- Azerbaycan kavgası kime yarar?

  • GİRİŞ15.10.2026 08:56
  • GÜNCELLEME15.10.2026 08:56

Bundan yaklaşık bir ay önce 17 Eylül 2026 tarihinde Haber7.com’daki köşemde “su uyur düşman uyumaz” diye bir yazı kaleme almıştım.

Bu yazıda Türk devletleriyle ilişkilerin son yıllarda her alanda zirveye göz kırptığını, öyle ki kısa zaman önce kardeş ülkeler arasında hayal edilmesi bile güç olan pek çok şeyin bugünlerde adım adım gerçeğe dönüştüğünü, Türk devletleriyle ilişkilerin gittikçe güçlenmesinin farklı coğrafyalarda yaşayan her Türk evladını heyecanlandırıp mutlu kıldığını belirtmiş ve devamında şu uyarıda bulunmuştum;

-Ne var ki kardeşler arasındaki bu bağların sağlamlaşması bazı çevreleri olabildiğince rahatsız etmekle kalmıyor aynı zamanda tedirgin de kılıyor. Bu yüzden Türk devletleri arasındaki ilişkileri enfekte etme, kardeş ülkeler arasına nifak sokma ve bu ülkeler arasında birbirlerine karşı güvensizlik oluşturma gibi faaliyetlerde özellikle son zamanlarda büyük artış yaşanıyor. Art niyetli bu girişimlerde başı da Türkiye-Azerbaycan ilişkisi çekiyor…

Göz göre göre gelen bu fırtınaya hazırlıksız yakalandık.

Uzun süreden beri sosyal medya üzerinde köpürtülen bir meseleydi bu zira. Bazı sahte klavye kahramanları ile satılık beyinler, sosyal medya platformları ve oyun siteleri üzerinden kaynamakta olan bu kazanın altına habire odun atıyorlardı. Ağza alınmayacak sözlerle iki kardeş halkın gençlerini tahrik edip kışkırtarak birbirlerine saldırtıyorlardı. Bunu sağır sultanlar bile duymuştu. Gelin görün ki bununla ilgili alınan hiçbir tedbir olmadı. Bir babayiğit çıkıp da “bizim tarlalarımızı neden başkaları sürüyor?” diye isyan etmedi mesela. Neticede önce gençler ardında da koca koca adamlar bu hain tuzağa düştü. Bin bir emek verilerek zirveye evrilmiş ikili ilişkiler birdenbire gerildi. Şimdi gel de ayıkla bu pirincin taşını…

Vakit geçirmeden daha büyük krizlere hazırlık yapmalıyız.

19. Yüzyılda toprakları Güney ve Kuzey Azerbaycan diye bölünen, Zengezur Bölgesi'nin Sovyetler Birliği tarafından Ermenistan'a verilmesi sonucunda Nahçıvan’la kara bağlantısı kesilen ve Karabağ’da öz toprakları Ermeniler tarafından yıllarca işgal altında tutulan eski Azerbaycan yok artık. Bugünün dünyası, kronik sorunlarını başarıyla çözen, her geçen gün daha da güçlenen ve öz kaynaklarını harekete geçiren bir Azerbaycan’ı dikkatle takip ediyor. Elbette bir kardeş olarak bizler bundan büyük gurur duyuyoruz. Aynı şekilde dünya, Türkiye’nin kat etmekte olduğu mesafe ile sürdürmekte olduğu çok boyutlu diplomasinin de gayet farkında. Azerbaycan’lı kardeşlerimizin bu durumdan ziyadesiyle mutlu olduğundan zerre kuşkum yok. Günümüzün bulanık dünyasında birilerinin böylesine stratejik neticelere gebe olan Türkiye- Azerbaycan kardeşliğinden son derece rahatsız olması ve öz kardeşlerin arasını açmak için gece-gündüz çalışmasından daha normal bir durum olamaz. O halde böyle basit tuzaklara düşmeden daha büyük krizlere hazırlıklı olmaya çalışmak lazım.

Türkiye- Azerbaycan kavgası kime yarar?

Böyle bir kavga ne Türkiye’ye ne de Azerbaycan’a yarar. Böyle bir durum en ziyade Ermenistan’ı sevindirir. Ermeni lobileri ile Türk-İslam karşıtı çevreler böyle bir kavgada yeniden raks etmeye başlarlar. Bu kavga İsrail’e yarar mı? Elbette yarar. Yunanistan’a fevkalade yarar. Hindistan’a yarar. İran’a yarar. Rusya’ya yarar. ABD’ye yarar. Bu kavga bölgedeki rakip güçlere, Türk dünyasının entegrasyonunu engellemek isteyen aktörlere ve statükodan beslenen küresel güçlere yarar. Kime neden yarayacağını herkesin malumu. Bile bile böyle bir tuzağa düşmek ve yangına benzin dökmek en hafif tabiriyle basiretsizliktir. Kardeşler arasında her zaman sorun yaşanabilir. Önemli olan bu sorunları kimseyi güldürmeden ve ilişkileri öldürmeden suhulet içinde çözüme kavuşturmaktır.

Azerbaycan meselesinde Bahçeli ve Kılıçdaroğlu’ndan ortak duruş.

Son günlerde yaşanan Azerbaycan-Türkiye arasındaki gerilimle ilgili konuşan MHP Lideri Bahçeli, Ege’den Hazar’a, geçmişten geleceğe Türkiye ve Azerbaycan’ın aynı gönül coğrafyasının iki güçlü devleti olduğunu belirterek iki ülke arasındaki kardeşlik hukukunu zedelemeye yönelik her türlü yaklaşım karşısında sağduyu, karşılıklı anlayış ve ortak akıl temelinde hareket edilmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. CHP Lideri Kılıçdaroğlu ise partisinin grup toplantısında Azerbaycan'da yaşanan başörtüsü ve kılık kıyafet tartışmalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Azerbaycan’a “sizin sevinciniz bizim sevincimiz” diye seslenen Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi;

-Başörtüsü olaylarını izliyoruz. Bu acıyı biz yaşadık, bu acının bitmesi lazım. Bu sorumluluğu üstlenen bir kişi olarak Azerbaycan'a sesleniyorum: Kadınları özgür bırakın, istediği kıyafeti seçsin. Biz artık kadınların kılık kıyafeti üzerinden siyaset yapmayalım. Laikliğin güvencesi kadının başörtüsü değildir. Laikliğin güvencesi demokrasidir, insan haklarıdır… 

Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır.

Tuzak öylesine üzerine kafa yorularak kurulmuş ki bu konuda “kardeşliğimize halel getirmeyelim”, “itidalli olalım”, “sözlerimize dikkat edelim” gibi kardeşlik hukukunu koruyan hakikatli laflar edenlere karşı hemen saldırıya geçiliyor. Oysa zulüm nerede olursa olsun kötüdür ve lanetlenmelidir. Bu Azerbaycan için de böyledir, Türkiye içinde öyledir, Doğu Türkistan için de aynıdır, Gazze için de… Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır zira.

Ak Parti Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanlığı’nı kutluyorum.

Herkes karanlığa küfrederken onlar ayağa kalkıp mum yakmayı tercih ettiler. Türk Devletleriyle İlişkiler Başkanlığı, Türk dünyası gençlerini bir araya getirip tanıştırma, kaynaştırma ve aynı ideal etrafında birleştirme gibi uzun yılların hayali olan bir projeyi bugünlerde hayata geçirerek bu alanda bir ilke imza attı. Bu yıl 400 gençle Kocaeli’de hayata geçirilen bu önemli buluşma, önümüzdeki yıl iki hatta üçe katlanarak Kayseri ile devam edecek.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesini alkışlamak lazım.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhur İttifakının Türkiye Belediyeler Birliği Başkan Adayı seçilen Doç. Dr. Tahir Büyükakın Başkanlığında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, halkın gönlüne dokunan sıra dışı etkinliklerin yanında kültür ve sanat alanında yaptığı atılımlarla adeta hizmet belediyeciliğinin kitabını yeniden yazıyor. Ülkemizin en prestijli kitap fuarına imza attığı günlerde Türk dünyasından gençlerin buluşmasına da kusursuz ev sahipliği yapan Büyükşehir Belediyesi, her biri alanının uzmanı olan yetişmiş bürokratlarıyla örnek bir belediyecilik sergiliyor.

Birilerinin karanlığa küfredip kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekme yarışına girmeyi yeğlediği bugünlerde birileri de gece gündüz demeden güzel hizmetlere imza atarak mum yakmanın ve ülkelerimizin önünü aydınlatmanın gayretine talip oluyor.

Herkes kendi mizacında olanı sergiliyor vesselam…

Mürsel Gündoğdu / Haber7

murselgundogdu@gmail.com

Yorumlar4

  • şaban 18 dakika önce Şikayet Et
    Azerbaycan'a yeni vali atamanın zamanı geldi
    Cevapla
  • salim 1 saat önce Şikayet Et
    Türk dünyası gençlerinin ortak dille eğitim aldığı, ortak türk dünyası üniversitesi kurulmalı ortak değerler, gelenek, kültür ve ananeler öğretilmeli, eğitimli, irfanlı gençlik yetiştirilip ortak Türk kültürü ile yoğruşturulmalı.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat