Fon vurgununda temizlik beklentisi

  • GİRİŞ16.10.2026 09:16
  • GÜNCELLEME16.10.2026 09:16

Üstüne basarak birkaç kez yazmıştım: “Konu, fon mağdurlarının zararlarının karşılanmasından ibaret değil. En ciddi tehlike adalet duygusunun sarsılması”

Vatandaştan gelen tepkiler öngörümüzü doğruluyor.

Fon mağduru dediğimiz kesimi sandığımız kadar önemsemiyorlar. Hatta, onları suçlayan, “bu sistemi kısa yoldan köşeyi dönmek isteyenler var etti” diyenler bile var.

İnsanların asıl önemsedikleri konu, haram para ile zenginleşenler ve bunlara göz yumanlar.

Namusu ile çalışan insanlar ay sonunu zor getirirken, hokus pokus ile akıl almaz servet kazanan adamların varlığı, sadece kafalardaki soruları değil, kalplerdeki haksızlık duygusunu da ağırlaştırıyor.

Bu ağırlıkla beraber tepkiler de sertleşiyor:

Bunlara kim izin verdi?

Bizim yüz lira vergi borcumuzu bile takip eden devlet, nasıl oldu da bu üç kağıtçıları görmedi?

Sorumlulardan hesap sorulmayacak mı?

Bu işe bulaşan siyasetçiler, bürokratlar bedel ödemeyecek mi?

Karşılaştığımız sorular bu şekilde uzayıp gidiyor….

Ak Parti seçmeni ise iki kat öfkeli…

“Para hırsı yüzünden memlekete ihanet ettiler…

Her şeylerini borçlu oldukları Reis’i sırtından hançerlediler…

Sineye çekemeyiz, bedel ödemeleri lazım...” diyorlar.

Bu işlerin FETÖ ile ortalık kurularak yapıldığını, fon sisteminde FETÖ’nün kirli parasının kullanıldığını iddia edenler bile var.

***

Konu ile ilgili ilk saha araştırması Asal Araştırma’dan geldi.

Katılımcılara “Fon krizinde en çok kim sorumlu?” diye sorulmuş.

%45.6 “denetim ve gözetim yapan kuruluşlar” diye yanıt vermiş.

“Ekonomi yönetimi sorumludur” diyenlerin oranı ise %24.7

Yani halkın %70’inden fazlası işini doğru yapmayan siyasileri ve bürokratları sorumlu tutuyor.

Bu sonuçlar bizim gördüklerimiz ile örtüşüyor.

Sokakta, Ak Parti sayesinde makam mevki sahibi olmuş siyasetçilerin ve bürokratların bu işlere bulaştığı yüksek sesle konuşuluyor.

Toplumdaki bu bakışın bir ucu da işini düzgün yapan ahlaklı bürokratlara ve Ak Parti yöneticilerine dayanıyor.

Oluşan bu algı sebebi ile huzursuzlar.

Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’a ve Ticaret Bakanı’na Ömer Bolat’a atılan iftiraları örnek gösteriyorlar.

“Pis işlere bulaşanların kimler olduğu açığa çıkarılıp gerekli cezalar verilmezse, hepimiz şaibe altında kalırız, iftira oklarına hedef oluruz” diyorlar.

***

Güven ve adalet…. Siyaset için son derece kritik kavramlar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı bugüne dek hep zirvede tutan da bunlar oldu.

Çok geniş bir halk kesimi ona güvendi ve adaletinden emin oldu.

Bugün de benzer bir durum var.

İnsanlar bu meseleye de özel bir “Erdoğan müdahalesi” bekliyorlar.

Peki o zaman özellikle Ak Parti tabanındaki kaygının sebebi ne?

“Ezelden Erdoğancı” birkaç isme sordum…

Hepsinden benzer cevaplar aldım: “Reis’e güvenimiz tam. Ancak bürokraside ve siyasette kurulmuş çıkar şebekelerinden kaygılıyız. Bunlar o kadar azmış haldeler ki Cumhurbaşkanımıza karşı hareket etmekten bile çekinmiyorlar. Saman altında su yürütüyorlar.”

Halkın genelinde olduğu gibi Ak Parti çevrelerinde de temizlik beklentisi yüksek.

Hatta bu temizlenmeyi bir tür ölüm kalım meselesi olarak görenler bile var.

“İçimizdeki çürük elmaların cezasını biz kesmezsek seçmen keser. Seçmenin kestiği ceza da hepimiz için çok ağır olur” diyorlar.

Gaffar Yakınca / Haber7

 

Yorumlar14

  • Beytullah Erdoğan 12 dakika önce Şikayet Et
    Uyanıklardan toplanan paralar geri iadeye yetmiyorsa bu güne kadar bu olayı görmeyen veya göremeyenler den kalan para alınıp tamamlanmalıdır.
    Cevapla
  • Doğan 12 dakika önce Şikayet Et
    bekliyoruz, aynen o dediğini yapacağız
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat