Diyanet’e saldıranların asıl maksadı belli değil mi
- GİRİŞ18.10.2026 08:57
- GÜNCELLEME18.10.2026 08:57
Bu memlekette dine, dini değerlere, İslam’a ve peygambere karşı kategorik olarak pozisyon alanlar var. Dinle sorunu olanlar var..!
Bu pozisyonlarını sürdürmek için her fırsatta dine, dini değerlere doğrudan söz söylemek yerine;
Çareyi Diyanet İşleri Başkanlığı’na ve bağlı kurumlarına saldırmakta bulanlar var.
DİN İLE SORUNU OLAN, DİYANET’E SALDIRIYOR
Başta Diyanet İşleri Başkanları olmak üzere, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın temsilcilerinin açıklama, uygulama ve görevleri üzerinden sürekli yalan, iftira ve tezvirat yapılıyor.
Maksat belli!
Milletin dini değerlerini erozyona uğratmak. Türkiye’de dini millete öğretmekle görevli Diyanet İşleri Başkanlığı’na itibar suikastı yapmak!
Diyanet’in yalan, yanlış tezviratlarla tartışma konusu yapılması, bu millete ve inançlarını doğrudan hedef almak demektir!
DİYANET’İN ANAYASAL GÖREVİ: DİN KONUSUNDA TOPLUMU AYDINLATMAK
Öncelikle Anayasa’nın 136’ncı maddesinde tanımı yapılan ve 633 sayılı yasa ile görevi belirlenen Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kurumlarından biri olduğunun altını çizmek gerekir.
***
Anayasa’nın 136’ncı maddesine atıf yapan 633 sayılı Kanun'a göre Diyanet İşleri Başkanlığı'nın temel görevlerini bir kez daha buraya kayıt düşelim.
Kanun diyor ki;
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın görevleri:
İslâm dininin inançları, ibadet ve ahlak esasları ile ilgili işleri yürütmek,
Din konusunda toplumu aydınlatmak,
İbadet yerlerini yönetmek,
Kur'an-ı Kerim'in okunması, anlaşılması, hafızlık ve din eğitimi ile ilgili çalışmaları yapmaktır.
***
Ve bu düstur ile Diyanet İşleri Başkanlığı büyük bir sorumluluk almıştır.
Sorumluluğunun gereği olarak bu millete dini, diyaneti, Kur’an-ı Kerim’i öğretmekle kalmıyor…
Aynı zamanda, dünyanın 100’e yakın ülkesinde İslam’ın öğrenilmesine;
Müslümanların ibadetlerini yapabilmesine;
Garip gurabanın kursağına bir lokma girmesine, sırtına bir hırka giymesine de vesile oluyor.
Üniversiteden, ana sınıfına kadar eğitimin her alanında üzerine düşeni yapıyor.
Araştırmacı ve bilim adamlarının hizmetine sunduğu muazzam kütüphane kuruyor, dini yayınlarla evlere giriyor.
FON BELASINA, FON VURGUNUNA DİYANET’İ DE YAMAMAYA KALKIŞMAK
Bugünlerde büyük bir bela ile karşı karşıyayız.
FON’dan vurgun vuranlar;
FON’lanananlar, FON’cularca korunanlar;
FON’cuları koruyanları tartışıyoruz, konuşuyoruz.
Haksız kazanç elde edenlerin, cezalandırılması ve kazandıkları haksız kazançların peşine düşdük.
Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere devletin ilgili kurum ve kuruluşları FON vurgunu konusunda hızlıca aksiyon aldı.
Sorumluların peşine düştü. Yasalaradaki açıklar gideriliyor, yeni yasalar yeni caydırıcı cezalar geliyor.
***
İşte tam da böyle bir ortamda, her fırsatta bu milletin dini hassasiyetlerini erozyona uğratmak isteyenler yine harekete geçti.
Kurumsal olarak hedefe koydukları Diyanet İşleri Başkanlığı’nı, Türkiye Diyanet Vakfı üzerinden vurmaya kalktı.
Yanlış, yalan, iftira dolu söylem ve paylaşımlarla Diyanet Vakfı’nın da FON’cu olduğunu iddia ettiler.
Baştan sona yalan olan bu iddia üzerinden, millete “Sarih dini öğretmek” için Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görev verilen ve bu görevi layıkıyla yapan Diyanet hedefe kondu.
***
Haksızca hedefe konan Diyanet Vakfı kamuoyunu aydınlatan açıklamasını yaptı. “Bizim söz konusu FON’larla bir ilgimiz yok” dendi. Yapılan nakti bağış ve yardımların faizsiz sistemlerde tutulduğu, söz konusu FON’lara hiç aktarılmadığı ve borsada hisse senedi alınmadığı açıklandı.
Ayrıntıları haber7.com’un ilgili haberinde bulabilirsiniz.
DİYANET VE VAKFI’NIN YAPTIKLARI BAZILARINI TEDİRGİN EDİYOR OLMALI Kİ…
Biz size, Türkiye Diyanet Vakfı’nın üç önemli faaliyetini buraya nakledelim ki kim neye neden saldırıyor tam anlaşılsın!
Öncelikle, Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Türkiye Diyanet Vakfı iyi bir üniversite kurdu. Adı 29 Mayıs Üniversitesi.
İkinci olarak, araştırmacıların çokça istifade ettiği İslami Araştırmalar Merkezi (İSAM) Kütüphanesi’ni kurdu.
Ve son olarak sadece Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de bağışçı olduğu Vakıf, 2026 yılının Kurban Bayramı’nda 882 bin kurban hissesi kesimi yaptı. Türkiye’nin 81 ilinde ve 85 ülkede yaklaşık 37 milyon fakire bu kurban hisselerini dağıttı.
Bir hususu daha hatırlatarak bitirelim.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 4-6 yaş grubu çocuklar için Kur’an Kursu açmıştı. Bu kurslarda geçtiğimiz yıl 230 bin çocuğumuz eğitim aldı.
Kursların açılmasına karşı çıkanlar ile bugün Diyanet’e yalan yanlış tezviratlarla saldıranlar aynı kesim ve aynı isimler.
Bu tesadüf olabilir mi?
Burada bir bit yeniği yok mu?
Maksatlarının aslında ne olduğu belli değil mi?
Bilmem anlatabildim mi?
Yorumlar5