Selam sadece şeytanı çıldırtır!

  • GİRİŞ03.11.2026 09:05
  • GÜNCELLEME03.11.2026 09:05

Dünyanın her yerinde dinsiz, inançsız yahut ateist insanlar vardır lakin bizim ülkemiz hariç neredeyse hiçbirinde bunların yaşadıkları ülkedeki insanlarının dini inançlarıyla savaşanına denk gelmezsiniz. 

Ne Hristiyan ne Yahudi ne de başka bir inanca mensup hiç kimse kendini inançsız olarak nitelendiren şahısların zorbalığına maruz kalmaz.

Söz konusu İslâm ve Türkiye olunca durum değişiyor ama…

İnançsızlığını, kendi ifade özgürlüğünün ötesine taşıyıp kahir ekseriyeti Müslüman olan bu halka adeta dayatan hatta dine ve imana amansızca düşman olduğunu açıkça belli eden, bir bizim ülkemizdeki militan ateistlerdir maalesef…

Bunların İslâm’a olan düşmanlığı her vesile ile nükseder…

Nefretlerini ve kinlerini kusmak için bahane ararlar adeta…

Bunun son örneği geçtiğimiz cumartesi günü yaşandı.

Kendilerine “içerik üreticisi” diyen birkaç genç, seçtikleri konu ile ilgili insanlardan değerlendirmeler almak üzere bir kahvehaneye girerek selam verirler ve olanlar olur…

“Selamunaleyküm” sözüne fena halde sinirlenen militan bir ateist toplum adabı, terbiye, nezaket filan dinlemeden hakarete başlar…

Söylediği söz aynen şöyledir…

“Türkçe konuşun lan, ‘merhaba’ deyin! Nereden öğreniyorsunuz bunları?”

Buyur buradan yak…

Adaptan, edepten, terbiyeden ve nezaketten nasip almamış bu kişi İslâm’a olan düşmanlığını izhar edebilmek için sadece terbiyesizlikle yetinmemiş fena halde cahil olduğunu da saldırganca bir tutum eşliğinde tüm Türkiye’ye göstermiş…

“Tüm Türkiye” diyorum zira gençler, kendileriyle adeta kavgaya tutuşan bu İslâm düşmanının her hareketini videoya çekip sosyal medyadan yayınlayarak bu ülkenin Müslüman insanlarının nasıl bir düşmanlığa muhatap olduğunu cümle alemin nazarlarına sundular…

Bizim gençlik dönemlerimizde solcu/Kemalist geçinenler, Müslümanlar gibi selam vermemek için her yola başvurdular lakin buldukları hitap yine selamın kendisiydi.

Kendilerini bizden ayırt edebilmek için “selamünaleyküm” demek yerine tek başına “selam” demeyi tercih ediyorlardı.

“Selamın” Arapça ‘silm’ kökünden geldiğini, bunun Kur’an’i bir tabir olduğunu, “esenlik ve barış” anlamı taşıdığını, İslâm’ın da aynı kökten türediğini bilmedikleri için çokça rağbet ettikleri “uydurukçanın” acındırıcı mantığı neticesinde “aleyküm”ü kaldırarak seküler bir kavram ürettiklerini sanıyorlardı ve bu zavallı yaklaşımın kendilerini trajikomik bir noktaya taşıdığının farkında bile değillerdi.

Son hadisenin öznesinde de benzer bir cehaletin sebebiyet verdiği bir komedi söz konusu.

Gençlere “Türkçe konuşun lan, ‘merhaba’ deyin!” diye çemkiren saldırgan, zahirde “Selamunaleyküm”ü Arapça olduğu için reddediyor ama gerçekte bu sözün “İslâm’ca” olması nedeniyle çıldırdığı tartışılmayacak denli açık…

Selamunaleyküm yerine ikame ettiği kelime/kavram ise merhaba…

Hey Allah’ım, cahilliğe ve pervasızlığa bakar mısınız?..

Merhaba da Arapça kökenli bir kelime ve selamla aynı anlama gelmekle birlikte özel olarak bir kimseye “Bana güvenebilirsin, benden sana zarar gelmez” manası taşır.

“Merhaba deyin” derken merhabanın içerdiği manadan fersah fersah uzaktaki çirkin ve kabih fiilin öznesinin düştüğü komik ve acınılası duruma dikkat lütfen…

Kalbi öylesine çürümüş ki, öylesine nefretle dolu ki, ne dediğinin farkında olmadığı gibi düştüğü acınılası halin de ayırdında değil…

Bizim dönemimizdeki mezkûr ideolojik mahluklar komik bir durumu düşmüşlerdi fakat aleni bir biçimde İslâm düşmanlığından uzak durarak en azında şimdikilere kıyasla daha edepli bir pozisyon almaya dikkat etmişlerdi.

Şimdikiler hukuksuzluktan, toplumu kin ve nefret yayarak ayrıştırmaktan ve dini inançları açıkça hedefe koymaktan zerre kadar korkmadıkları için bulundukları her ortamda bu aşağılık tarzlarını yansıtarak adeta terör estirmekten de hiç mi hiç çekinmiyorlar.

Başörtülü birini deniz kenarından kovanından tutun da metroda açıkça saldıranlarına varıncaya kadar bir dolu hadisenin yaşandığı zaman aralığı senesini bile doldurmadı.

Yıllardır bu böyle ve bizler her seferinde bu faşizan saldırganlığı sineye çekmekle vaziyeti idare ediyoruz ne yazık ki… 

Bu hadise akabinde daha önce de yazdığım bir husus bir kez daha hatırlattı kendisini…

Önceki yazıda da ifade etmiştim tekrarında fayda mülahaza ediyorum zira son yaşadığımız hadise beni iyiden iyiye işkillendiriyor doğrusu…

Doğruluğunu teyit etme imkânı bulamadığımız meçhul bir kaynak referans gösterilerek dehşetli bir iddia, yazılıp çizilir öteden beri…

Üstelik yeni değil bu iddialar ve uzun yıllardan beridir var

İşin can sıkıcı tarafı, bunun resmi yahut açık kaynaklardan teyit edilemiyor olması.

Dolayısıyla aşağıya ‘söylenti’ düzeyinde aktaracağım ifadelerin kaynağı hâlâ meşkûk…

İddia şöyle…

“1927 yılında ‘iki yüz bin’ Yahudi ve ‘sekiz yüz bin’ Ermeni’ye isim ve soy isimleri değiştirilerek Türk kimliği verildi…”

Mezkûr iddianın farklı rakamlar içeren versiyonları da var.

Dayandırılacak bir kaynak olmadığı için ‘şüphelensek’ de şimdilik bu hususta bir iddia ortaya koymamız mümkün değil maalesef.

Bununla birlikte bizi derinden düşündüren bir nokta var ama…

Türkiye’de, Müslüman evladı addedilebilecek hiçbir kimsenin, Müslümanlıktan vaz geçip dinsiz de olsa, dinle birlikte bu memlekete düşmanlık edebileceğine ihtimal vermek, insanın fıtratını ve karakterini inkâr etmek anlamına gelir.

Zira yüzyıllar boyunca bu topraklar, Müslüman kanıyla sulandı ve bu süre içerisinde bu aziz millet, değil Müslümanların, insanlığın iftihar edeceği bir medeniyet ihdas etti.

Bin yıldan fazla arka planı olan bu medeniyetin, böylesine soysuz ve aşağılık bir insan türü üretmesi hem akla hem de insan fıtratına aykırı olur elbette lakin ortada da son yaşanan hadise bağlamında böyle de bir gerçek var…

İşte bu gerçek bizi işkillendirmeye yetiyor ve “acaba” demekten kendimizi alamıyoruz ne yazık ki…

Netice-i kelam…

Bizim açımızdan selam, Müslüman’ın manifestosudur…

Bu sebeple zıvanadan çıkmış kâfirler ve zalimler güruhuna inat, barış ve esenlik bildirisini terennümde bir an olsun geri kalmamalıyız/kalamayız!

Zira, emin, güvenilir, elinden ve dilinden zarar görülmeyecek kişiyi, tüm dünyaya tanıtan ve bunu ilan eden cihan şümul bir deklarasyonun bizim lügatimizdeki adıdır selam!

Öyle ise efendimiz (sav)’in; “Bol selâm verip güzel konuşmak, mağfireti mûcib olur” buyruğunun gereğini asla ihmal etmeyip şeytanları çıldırtmak vazifemizdir…

Allah’ın selamı üzerinize olsun…

Yorumlar8

  • Hasan 15 dakika önce Şikayet Et
    Mesela bu videonun provokatif amaçlı çekildiğini hiç düşünmediniz mi? O bıyıklı şahsın buna tepki vereceğini bile bile çekilmiş hazırlanmış bir tezgah olabileceğini hiç düşünmediniz mi? Böyle paylaşımların halkı galeyana getirmek, kışkırtmak ve bölmek amacıyla yapıldığında suç teşkil edeceğini hiç düşünmedi mi bu arkadaşlar da bunu çekip servis etmişler medyaya?
    Cevapla
  • hmd 17 dakika önce Şikayet Et
    Adam o kadar cahil ki, merhaba deyin Türkçe konuşun diyor.Halbuki merhaba kelimesi de Arapçadır, manası da genişlik ferahlık demektir.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat