İmamoğlu ve Özel için parti kurma rehberi...

  • GİRİŞ02.07.2026 08:45
  • GÜNCELLEME02.07.2026 09:35

Mutlak butlan kararının üzerinden epeyce bir zaman geçti. CHP’yi olağan veya olağanüstü kurultaylar yoluyla yeniden ele geçirmek de Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel açısından çok mümkün görünmüyor.

Eko-lu-sistem ekibi için geriye A’dan Z’ye var olduğunu iddia ettikleri planlardan birisini uygulamak kalıyor: Yeni bir parti kurmak… Ama taştan, topraktan ses geliyor onlardan en ufak bir kımıldama bile gelmiyor.  Bazı partiler de durumdan vazife çıkarıp bu çok paralı ekibe yanaşıp dünyalık derdini halle uğraşıyor…

Muhtemelen işin içinde birbirine girmiş pek çok planlar, hinlikler var. Ancak CHP’de ortaya çıkan bu çok başlılığın sonsuza kadar süremeyeceği de açık. Sürerse hem CHP markası çok yıpranacak, hem de İmamoğlu-Özel ikilisi geçen süre içinde kendilerine yönelik ilgiyi yitirecek…

Türk siyasal hayatında CHP anamuhalefet alanını işgal edip hiç de bir şey yapmayarak, iç iktidar mücadelesi ile Türkiye ve Dünyayı ıskalayarak çok büyük bir boşluğa düştüğü içindir ki, yeni kurulacak partinin ortaya çıkmasına bir katkı mahiyetinde küçük bir rehber kabilinden katkımız olsun…

Bir siyasi parti kurma fikri çoğu zaman bir toplumsal ihtiyacın, temsil boşluğunun ya da mevcut siyasal yapılara duyulan memnuniyetsizliğin sonucunda ortaya çıkar. Ancak bir partinin kuruluşu hukuki prosedürlerin yerine getirilmesiyle tamamlanan teknik bir işlem değildir, kuramsal hazırlık, örgütsel kapasite, toplumsal meşruiyet ve stratejik planlama gerektiren karmaşık bir süreçtir. Kabul CHP bu gün bu vazifesini ifadan uzaktır, ciddi bir anamuhalefet ihtiyacı bulunmaktadır ama kirli, özürlü olmayanından…

Başlangıç noktası, hangi problemi çözmek istediğinizi açık biçimde tanımlamaktır. Siyaset bilimi literatüründe partiler, toplumsal talepleri kurumsal karar alma mekanizmalarına taşıyan aracılar olarak değerlendirilir. Bu nedenle yeni bir partinin varlık gerekçesi, mevcut partilerin karşılayamadığı taleplerin hangi alanlarda yoğunlaştığını anlamaya dayanmalıdır. “CHP’de barınamadık, ayrıldık veya kirlendik, arındırmaya tabi tutulmak istendik” gibi bir gerekçe pek makul değil ama yine de olabilir…

İlk aşamada kapsamlı bir saha analizi yapılmalıdır. Toplumun farklı kesimlerinin beklentilerini anlamak için anketler, derinlemesine görüşmeler, odak grup çalışmaları ve veri analizi kullanılabilir. Bu süreç, sezgilere dayalı karar alma yerine kanıta dayalı politika üretiminin temelini oluşturur. CHP geleneği açısından bunların önemi yok… Yapılmasa da olur.

Kurucu kadronun oluşturulması ikinci kritik adımdır. Siyasal örgütler bireysel karizma üzerine inşa edildiğinde sürdürülebilirlik sorunu yaşayabilir. Kurumsal dayanıklılık için farklı uzmanlık alanlarından gelen kişilerin bir araya gelmesi gerekir. Hukukçular, ekonomistler, iletişim uzmanları, yerel örgütlenme tecrübesine sahip saha çalışanları ve kamu politikası analistleri bu yapı içinde önemli rol oynar. Kurucu ekipte fikir çeşitliliği bulunması karar kalitesini artırır ancak bu konu post CHP için çok da önemli bir husus değil. Cürüm ortakları ile bu işi çözerler…

İdeolojik çerçevenin netleştirilmesi sonraki adımdır. İdeoloji çerçevesi CHP geleneği için kolaydır.  Zaten İmamoğlu çerçeveyi aşağı yukarı çizmiş gibi. Odasında dört kitap birden okuyormuş. Nutuk, Kuran, Nazım şiirleri ve Hacı Bektaş’a dair küçük hacimli bir eser…

Peki, ideoloji burada düşünüldüğü gibi soyut sloganlardan ibaret midir? İdeolojinin temel işlevi, politika tercihleri arasında tutarlılık sağlamaktır. Bir parti kendisine ekonomide nasıl bir rol biçiyor, devletin sosyal sorumluluklarını nasıl tanımlıyor, bireysel özgürlüklerle kamusal düzen arasındaki dengeyi nasıl kuruyor, dış politikada hangi ilkeleri savunuyor? Bu soruların cevapları parti kimliğini oluşturur. Ama önemli olan “havala nedir?”, Masak’ın takılmadan nasıl işler kotarılır? Yetmez mi?..

Parti programı hazırlanırken bilimsel yöntemlerden de yararlanılmalıdır. Kamu politikası tasarımı, sorun tanımı, hedef belirleme, politika aracı seçimi, etki analizi ve performans ölçümü gibi aşamalardan oluşur. Bunların hepsi uzun ve zahmetli iş, İmamoğlu-Özel ekibi trollerle konuyu çözebilir…

İşsizlik sorununa yönelik politika geliştirilirken önce yapısal nedenler analiz edilir, ardından vergi teşvikleri, mesleki eğitim, yatırım stratejileri veya girişimcilik destekleri gibi araçlar değerlendirilir. Her öneri için maliyet-fayda analizi yapılmalıdır. Peki, bunlarla uğraşacak vakit var mı? Yok… O zaman hazırlardan bir tane satın alıp adını değiştirip “yol bulmak/yol açmak” daha pratik…

Her ülkede siyasi parti kuruluşuna ilişkin farklı mevzuatlar bulunur. Türkiye’de siyasi partilerin kuruluşu Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ve ilgili yasal çerçeveler üzerinden yürütülür. Tüzük hazırlanması, kurucu üyelerin belirlenmesi, resmi başvuru evraklarının tamamlanması ve iç yönetim mekanizmalarının tanımlanması gibi. Tüzük, partinin anayasal omurgasıdır. Yetki dağılımı, karar alma usulleri, disiplin mekanizmaları ve aday belirleme süreçleri bu belgede açık olmalıdır. Kurumsal belirsizlik, ilerleyen dönemde liderlik krizlerini tetikleyebilir. Aslında çok fazla pratik yaptıkları ama mutlak butlandan kurtulamadıkları bir alan. Öneri Önder Sav dışında bir hukukçu ile çalışmalarının daha iyi olacağı… Bu arada ambleme de dikkat Anayasa Mahkemesi bir siyasi partinin amblemini CHP’nin altı okunu içerdiği için iptal etti. Yeni ekip altı ok kullanmamalı, altı baltanın önüne sanırım bir mani çıkmaz, kullanabilirler…

Örgütlenme modeli, partinin sahadaki gücünü belirleyen temel faktörlerden biridir. Merkezden yönetilen yapılar karar alma hızında avantaj sağlayabilir, yerel örgütlere güçlü yetki veren yapılar ise taban mobilizasyonunu artırabilir. Mahalle temsilcilikleri, il ve ilçe teşkilatları, gönüllü ağları ve veri odaklı kampanya sistemleri birlikte düşünülmelidir. Siyasal mobilizasyon araştırmaları, seçmenlerin yüz yüze temas kurdukları hareketlere daha fazla güven duyduğunu göstermektedir. Dijital görünürlük önemlidir, ancak saha teması olmadan kalıcı sadakat üretmek zordur. Şimdi bunların hiçbirine vakit yok, der geçersiniz ve kimse de hesap sormaz, sandığa tıpış tıpış gidip oy veren kitlenin de bunlar umurunda mı…

İletişim stratejisi, bir partinin kamuoyu algısını belirler. Mesajın sade, tutarlı ve tekrarlanabilir olması gerekir. Siyasal iletişimde etkili mesajlar üç özelliğe sahiptir: net problem tanımı, uygulanabilir çözüm ve duygusal rezonans. İnsanlar sadece rasyonel argümanlarla ikna olmaz. Aidiyet, umut ve güven duyguları tercihleri etkiler. Bu nedenle parti söylemi teknik doğruluk ile duygusal bağ kurma kapasitesi arasında denge kurmalıdır. Medya ilişkileri, kriz iletişimi ve yanlış bilgiyle mücadele için profesyonel süreçler oluşturulmalıdır. Saraçhane medyası tam da bu günler için… 34 bin paralı trol de bir hayli iş yapar…

Finansman konusu stratejik öneme sahiptir. Kaynak yönetimi şeffaf değilse, en güçlü siyasi hareket bile meşruiyet kaybı yaşayabilir. Bağış modelleri, üyelik aidatları, kampanya fonları ve harcama denetimi baştan tasarlanmalıdır. Finansal şeffaflık, sadece etik bir gereklilik değil, kurumsal güven inşasının da önemli unsurudur. Kaldı ki bu konuda hiçbir sorun yaşanmayacağını toplum Muhittin Böcek’in itirafları sayesinde öğrenmiş oldu.

Son aşamada sabır gerekir. Yeni kurulan siyasi hareketlerin çoğu kısa vadede büyük başarı elde etmez. Siyasal güven, tekrarlanan temas, tutarlı duruş ve zaman içinde oluşur. Kurulan partinin başarısı, ne kadar yüksek sesle konuştuğundan çok, toplumsal sorunları ne kadar doğru teşhis edip uygulanabilir çözümler sunduğuyla ölçülür. Başarılı bir siyasi parti kurmak, slogan üretmekten çok daha fazlasıdır. Bu süreç, sosyal bilimler, hukuk, ekonomi, organizasyon teorisi ve insan psikolojisinin kesişiminde yer alan çok katmanlı bir kurumsallaşma girişimidir. Sağlam analizle başlayan, disiplinli örgütlenmeyle büyüyen ve güven üreten bir hareket, zaman içinde kalıcı siyasal etki yaratabilir.

Her ne kadar Parti kurmak için plan yapanların bir kısmının dokunulmazlık kaygısı, bir kısmının mahkumiyet tehlikesi sabır meselesini imkansız kılıyorsa da, yine de sabır…

Prof. Dr. Zakir Avşar / Haber7

Yorumlar3

  • Misafir 13 dakika önce Şikayet Et
    Zakir hocam, bunlar köşe yazınız için mevzu olacak kişiler değil, harcadığınız göz nuru na ve değerli zamaniniza yazık.saygilarimla.
    Cevapla
  • Bülent Yıldız 15 dakika önce Şikayet Et
    Teşekkürler. Akıl, mantık dolu bir yazı olmuş
    Cevapla
  • Ali DEMİR 16 dakika önce Şikayet Et
    Dokunulmazlıklar nefen bekletılıyor ne zaman bu nların dokunulmazlığı kslkacak bu millet me zaman derın bir nefes alacak
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat