Meclis’te yeni ve pek bir enteresan saflaşmalar…
- GİRİŞ06.08.2026 09:05
- GÜNCELLEME06.08.2026 09:05
Dün, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde tarihsel niteliği olan bir adım atıldı ve PKK’nın silah bırakma kararını eyleme dönüştürecek olan yasal düzenleme için 360 milletvekilinin imzası alındı.
Ben başından beri şuna inanıyorum:
Kazasız belasız hedefine ulaştığı takdirde bu proje, Türkiye’yi bölgemizin ‘süper ligine’ taşıyacak.
Önceki yazıda da şu metaforu kullanmıştım.
Eskiden gündüz oynanan futbol karşılaşmalarında hava güneşli, saha bozuk değilse eğer, maçı anlatan spikerler, “Hava ve saha şartları futbol oynamaya son derece elverişli” şeklinde bir cümle kurarlardı.
Bu süreçle alakalı hava ve saha şartları da hiç olmadığı kadar elverişli durumda.
Ama bu hep böyle olacak diye bir garanti de yok.
Mesela Kasım ayında ABD’de yapılacak ara seçimin sonuçları bile bu sürecin geleceğini olumlu/olumsuz yönde etkileyebilir.
O nedenle, hızlı, kararlı ve dikkatli bir şekilde ilerlemek gerekiyor.
AK PARTİ, MHP, DEM PARTİ, CHP, HÜDA PAR BİR TARAFTA…
Şimdi gelelim yazının başlığıyla alakalı bağlama…
PKK’ya silah bıraktıracak olan yasal düzenlemeye imza veren milletvekili sayısı 360’ı buldu.
Parti olarak bakıldığında, AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP ve HÜDA Par’ın bu düzenleme için imza verdiğini gördük.
İki gün önce CHP’nin yeni yönetiminde yer alan bir isme, “Bu yasal düzenlemeye destek verecek misiniz” diye sorduğumda “Elbette” cevabını almıştım.
CHP’den ayrılan Yeni Parti’nin şu ana kadarki ‘muğlak’ tutumu karşısında, CHP’nin böyle net bir tutumla hareket etmesi dikkate değer bir durum.
(Dün gün içerisinde AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in yaptığı basın açıklamasında, bazı bağımsız milletvekilleri ile Yeni Yol Grubundan bazı milletvekillerine teşekkür etmesinden, yasal düzenlemeye bu partiler dışında da ‘bireysel’ desteklerin geldiği anlaşılıyor.)
İYİ PARTİ, YENİ PARTİ, YENİDEN REFAHÇILAR ÖBÜR TARAFTA…
Bu yazıyı bilgisayar ekranına döktüğüm dün akşam saatleri itibarıyla Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti cephesinden bu yasal düzenlemeye dönük yansıyan hava, bir ‘gönülsüzlük’ havası biçimimde idi.
Özel’in iki tane açıklaması var bu konuda.
Birincisi, yasal düzenlemeye Selahattin Demirtaş’ın da dahil edilmesine dönük bir talebi içeriyor.
İkincisi ise, AK Parti’nin ömrünü uzatacak, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden adaylığının önünü açacak bir pazarlığın içinde olmayız vurgusu.
Özel’in birinci açıklaması, Demirtaş’ın cezaevinden çıkışıyla birlikte, DEM Parti ile, Özel’in yeni partisi arasında oluşacak yeni bir ittifak yapısına dönük ‘umudu’ yansıtıyor.
İkincisi ise, bu sürecin Erdoğan’a yarayacağı korkusunun bir yansıması.
Özgür Özel cephesi, CHP’de iken de, sürece destek verir gibi yapıp, ama aslında çıkmaza girmesini uman bir yaklaşım içerisindeydi.
İmralı heyetine üye vermemeleri ve komisyon raporunu ‘alakasız’ başlıklar üzerinden hazırlamaları bu yaklaşımın bir sonucuydu.
Burada da, Özel ve partisi açısından bir ikilem içerisinde oldukları, DEM Parti ile mesafeyi açmamakla, sürecin Cumhur İttifakı’na yaraması korkusu arasında gidip gelmeler olduğu iyi bakan gözler tarafından görülebiliyor.
Öbür taraftan…
İyi Parti başından beri bu konuda en tutarlı tutumu izleyen parti konumunda.
Başından beri en net şekilde bu sürece karşı bir tutum bu.
Sürece yine bir iktidar projesi olduğu için ve yine iktidara yarama ihtimali olduğu için karşı olmakla birlikte, açıktan “Biz karşı değiliz” diyen, bunun yerine “Referanduma götürelim” diyen bir parti de var bu arada.
Yeniden Refah Partisi.
Bu parti, 2023 seçimlerinde Cumhur İttifakı’nın yanında yer almasına rağmen ilerleyen dönemde ittifaktan uzaklaştığı gibi arayı da epeyce açıp, o dönemki Saadet Partisi gibi davranmaya başladı.
Hatta Erdoğan’a karşı Mansur Yavaş’a destek olacaklarını bile açıkladılar.
Toplama baktığımızda Meclis’teki partiler arasındaki bu konumlanma, ilk defa olması hasebiyle enteresan bir fotoğraf çıkarıp önümüze koydu.
Bir tarafta AK Parti, MHP, DEM Parti, CHP, Hüda Par…
Öbür tarafta Yeni Parti, İyi Parti, Yeniden Refah Partisi…
(Deva ve Saadet Partisi’nin durumu yine bu yazıyı yazdığım an itibarıyla biraz muğlak görünüyor)
Bu, CHP’nin ikiye bölünmesi sonrası Meclis’te yapılan önemli bir düzenleme ile alakalı ilk defa oluşan bir ‘saflaşma’ halini yansıtıyor.
Konu bazlı olarak ilerleyen dönemde, başka başka yasal düzenlemeler söz konusu olduğunda herkes kendi yoluna mı gider?
Yoksa, burada ortaya çıkan uyum, AK Parti ile MHP arasında önceki yıllarda olduğu gibi ilerleyen dönemde başka başka kritik tercihlerde de geniş kapsamlı bir ittifakın kapısını aralayabilir mi?
Mesela “Bir seçim ittifakının bir ön provası olabilir mi bu” diye sorasım geldi.
Yorumlar3