Enerjide dev hedeflere doğru büyük adımlar
- GİRİŞ14.02.2026 09:06
- GÜNCELLEME14.02.2026 09:33
Son günlerde iç siyaset gündeminin harareti içinde yeterince fark edilmeyen bir takım önemli gelişmeler var.
Özellikle enerji alanındaki haber akışını burada kast ediyorum.
Sadece şu son 10 gün içinde olanları size aktarayım, bakın bana nasıl hak vereceksiniz:
İlk haber Şubat ayı başında Riyad’dan geldi.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan gezisinde, 3 milyar dolarlık güneş ve rüzgar santrali yatırım anlaşması imzalandı.
TPAO’YU DÜNYA DEVİ HALİNE GETİRECEK ADIMLAR
Devamında gelen haberler ise, kapsamı itibarıyla çok daha büyük hacimli işlere tekabül ediyordu.
Türkiye’nin milli petrol şirketi Türkiye Petrolleri’nin (TPAO) uluslararası devlerle yaptığı anlaşmalar gündeme geldi.
Geçen hafta İstanbul’da TPAO ile Amerikan devi Chevron arasında, petrol ve doğalgaz arama ve üretim faaliyetlerini kapsayan bir mutabakat metni imzalandı.
Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığı görevini bihakkın yerine getirmekte olan Alparslan Bayraktar’ın Chevron ortaklığıyla ilgili bu haberi duyururken yaptığı şu paylaşımın altını çizelim:
“Gabar ve Karadeniz’deki çalışmalarımızı yurt dışı hamlelerimizle destekleyerek, TPAO’yu 1 milyon varil üretim kapasitesine sahip küresel bir şirkete dönüştürme vizyonumuza da katkı sağlayacağız”
‘1 milyon varil’ ne ifade ediyor birazdan onu anlatacağım ama önce son 10 günde karşımıza çıkan enerji ile ilgili dev hamleleri dair ‘haber akışının’ devamını aktarayım.
Bakan Bayraktar önceki gün TPAO’nun, Libya’nın açık denizlerinde petrol ve doğalgaz aramaya hak kazandığını, dün de İngiliz devi BP ile yine alanda işbirliğini derinleştirecek bir anlaşmanın imza altına alındığını duyurdu.
Bu arada envantere yeni katılan Çağrı Bey sondaj gemisinin Somali açıklarında kısa süre içerisinde çalışmaya başlayacağını da hatırlatmış olalım.
Şimdi…
Bütün bunların nasıl bir manşet değeri var diye soralım.
Ve yine Bakan Bayraktar’ın dün yaptığı şu paylaşımı buraya koyalım:
“Milli Petrol Şirketimiz TPAO, 2028 yılında günlük yaklaşık 500 bin varil petrol ve doğalgaz üreten bir şirket haline gelecek. Bu üretim miktarını günlük 1 milyon varile çıkarma hedefimiz doğrultusunda stratejik adımlar atmaya devam ediyoruz.”
Şimdi gelelim şu soruların cevabına:
500 bin varil petrol ve doğalgaz ne demek?
1 milyon varil petrol ve doğalgaz ne demek?
Türkiye, günlük olarak 1,1 milyon varil petrol ve yaklaşık olarak 900 bin varil eşdeğerinde doğalgaz kullanıyor.
Fiyatların olağan seyrettiği dönemlerde Türkiye yıllık 60 ila 70 milyar dolar arasında enerji ithalatı yapıyor.
(2022 yılında bu rakam Rusya Ukrayna savaşının doğalgaz fiyatlarını patlatması nedeniyle 96 milyar doları bulmuştu.)
Bu matematik bize ne söylüyor?
Şunu söylüyor:
Türkiye, bu devasa rakamı ne kadar aşağı düşürebilirse ekonomide o kadar büyük kazanımlar elde edecek demektir.
Cari açıktan cari fazlaya geçişin en kestirme yolu da buradan geçiyor.
2026 YILI ENERJİDE YENİ BİR İVMELENME YILI OLACAK…
Enerji Bakanı Bayraktar, bu yılın ilk günlerinde Kanal 7’de yaptığımız Başkent Kulisi programında, Karadeniz Sakarya Gaz Sahası’nda 2020 yılında yapılan keşfedilen gazın, 2025 yılında günlük (9,5 milyon metreküp) 4 milyon evin ihtiyacını karşılar hale geldiğini söylemişti.
2026’de bu hedef iki katına çıktı:
"2026'da hedefimiz bu üretimi iki katına, yaklaşık 20 milyon metreküpe çıkarmak. Bu sayede 4 milyon haneyi 8 milyona çıkaracağız. Bunu yapmak için deniz üstünde yüzer üretim platformu kullanacağız.”
Aynı programda 2028 yılının enerjide kritik bir eşik olduğunu vurgulayan Bayraktar. 2028 yılında üretimi bugünkü seviyenin dört katına, yani 40 milyon metreküpe çıkarmayı hedeflediklerini belirtip, "Böylece 16-17 milyon hanenin, yani Türkiye'deki konutların yüzde 70-75'inin doğal gaz ihtiyacını kendi gazımızla karşılar hale geleceğiz" demişti.
2026’DA DİYARBAKIR ÖZELİNDE ÖNEMLİ BİR PLANLAMA VAR.
Türkiye Petrolleri, 2025 yılında Diyarbakır, Siirt, Batman ve Şırnak bölgesinde olmak üzere rezervlere 62 milyon varil yeni keşif eklemişti.
Ancak asıl büyük proje Diyarbakır’da.
Diyarbakır’da kayaların içerisine sıkışmış petrolü üretmek için yapılacak olan (ilk defa) yatay sondaj çalışmasına bu yıl start verilecek.
Buradaki beklenti o kadar büyük ki Gabar’daki keşfin 4-5 katına kadar çıkabileceği söyleniyor.
SOMALİ'DE "BİYOPSİ" ZAMANI: SONDAJ KARARI ALINDI
Somali, Türkiye’nin yurtdışındaki enerji operasyonlarında çok kritik ve önemli bir yer tutuyor.
Gönderilen savaş gemilerinin, F-16’ların sırrı biraz da burada.
Daha önce ‘tarama’ misyonuyla Oruç Reis gemisi 3 boyutlu sismik çalışmalarını tamamlamıştı.
Şimdi sıra keşif amaçlı sondaj çalışmasına geldi.
Sismik tarama tıbbi terimle "Röntgen ve MR çekmeye", benzetiliyor.
Sondajı ise "Biyopsi" gibi düşünmek mümkün.
DIŞ POLİTİKA HAMLELERİ/KAZANIMLARI, ENERJİ GÜVENLİĞİNE KATKI SAĞLIYOR…
Bakan Bayraktar, Türkiye’nin günlük petrol ve doğalgaz ihtiyacının toplamda 2 milyon petrol eşdeğeri olduğunu söylüyor.
Birkaç yıl içerisinde yerel ve uluslararası operasyonlarla Türkiye Petrolleri üzerinden bunun yarısı karşılanabilir hale gelirse bu, yıllık 30/35 milyar dolar paranın cepte kalması anlamına geliyor.
Cari açık zaten 30 milyar doların altında seyrediyor.
Öyle bir tablonun Türkiye için nasıl bir stratejik değeri olacağını sadece parasal değeriyle ölçmek de yeterli olmaz.
Dünyanın ‘belirsizlikler çağına’ doğru hızla ilerlediği mevcut iklimde, kendi enerjisine sahip ülkelerin nasıl daha ‘güvenli’ hale geleceğini herkes tahmin edebilir.
Enerjideki bu perspektifin arka planında güçlü bir dış politika vizyonunun bulunduğunu, dış politikadaki başarılı hamlelerin, enerji atılımlarına güven verici katkılar sağladığını da hassaten vurgulamak isterim.
Şöyle bir cümle ile bitireyim yazıyı:
Suriye’de ve Türkiye’nin boy gösterdiği geniş coğrafyadaki son gelişmelerle, enerjide bu saydığımız hamlelerin birbirleriyle endirekt değil, direkt ilişkisi bulunuyor.
Mehmet Acet-Haber7
Yorumlar6
-
Can
42 dakika önce
Şikayet Et
Mehmet bey sizin gibi sayğın gazeteçinin tekstilin sorunları ile ilğili bir haber yapar inşallah
Beğen
Cevapla
-
urfa
48 dakika önce
Şikayet Et
devamı gelir inşallah
Beğen
Cevapla
-
Türkoğlu
56 dakika önce
Şikayet Et
Mehmet bey cari açığı azaltmanın,ekonominin canlanmasının en basit yolu altın ithalatına kota getirmek olur.Bu şekilde hem ithalat ihracat arasındaki makas kapanır hemde halkın parası yastık altında durmamış olur.
Beğen
Cevapla
-
Dede bakır
1 saat önce
Şikayet Et
Bütün bu anlattıklarınız süper bunların yapılabilmesi ülkenin geleceği için hükumetin mutlak devam etmesi ve iç siyasetin daha sağlıklı yürütülmesi milli gelirin daha adaletli dağıtılması gerekmektedir. Asgari ücret ve emeklilerin maaşlarının en az 30 35 bin tl bandına yükseltilmesi iç siyasetin dizaynı yapılması gerekir. Eger chp nin eline iktidar geçerse bu ülke 5 senede 50 gider
Beğen
Cevapla
-
Ayse
1 saat önce
Şikayet Et
Harika ve güzel bir yazi. Zevkle okudum. Agziniza ve kaleminize saglik Mehmet Bey.. Türkiye Enerjide cemberi kirdikca , cari acigi elbette azalacaktir. Türkiye bunu basardiginda halka pozitiv yansiyacaktir..
Beğen
Cevapla
Toplam 4 beğeni
Daha fazla yorum görüntüle