Özdemir Bayraktar yahut “iman varsa imkân da vardır” sözünü ete kemiğe büründüren adam!

  • GİRİŞ17.02.2026 08:43
  • GÜNCELLEME17.02.2026 10:49

Bir Türkiye sevdalısının hayatından bir kesit belgesel formunda yayınlandı geçenlerde…

“Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti” idi belgeselin adı.

Baykar’ın YouTube kanalı ile çeşitli dijital platformlarda eşzamanlı olarak yayına giren bu gösterim, Milli Teknoloji Hamlesi idealinin öncü ismi ve Baykar’ın kurucusu merhum Özdemir Bayraktar’ın hayatı ve mücadelesinden bir kesit sunuyordu.

Dünya savaş konseptini değiştirdi mezkûr zat ve elbette ki civanmert oğulları Haluk ve Selçuk Bayraktar!..
 

Önce İHA, ardından SİHA ile başlayan ve sonrasın da deniz araçlarından tutun da diğer tüm savaş araçlarına varıncaya kadar, dünyanın parmak ısırdığı bir teknoloji ile tanıştırdılar sevdalısı oldukları Türkiye’yi… 

Merhum için seçilen sıfat ‘Akıncı’ idi ki, kelimenin tam manasıyla yerli yerinde bir yakıştırma olduğunu rahatlıkla ifade edebiliriz.

Zira, hayatının merkezine ülkesini ve ideallerini koymuş, mukabilinde ‘hiçbir şey’ istememiş ve beklememiş bir insan için başka bir tanımla kesinlikle eksik kalırdı.

Aslında, ‘hiçbir şey istememiş ve beklememiş’ ifademiz bile nakıs kalıyor Özdemir Bayraktar’ın yaptıklarının yanında…

Düşünün bir insanı ki, sahip olduğu imkânlar vesilesiyle en amiyane yaklaşımla boğazda yaşama lüksünü elinin tersiyle itip 25 m2’lik bir barakada mücadeleyi, cefayı ve ezayı seçen bir inanmışlığı sırtlanmış…

Bununla da yetinmemiş, kendisini bu idealden vazgeçirmek için kullanılabilecek silahları en başından etkisiz bir hale getirebilmek için beklenti çıtasını sıfıra koymakla kalmayıp tüm maddi varlığını bu gaye için adeta vakfetmiş…

Bütün bu fedakârlıklar yetmezmiş gibi başta kendi oğulları olmak üzere birçok yakınını da bu mücadelenin cengaverleri konumuna taşımış…

Kendi imkânlarını sermaye olarak koyup karşılığında ‘hiçbir şey’ beklememe yaklaşımı, kesinlikle doğru bir başlangıç hamlesiydi…

Neden mi?

Şundan…

Atına atlayıp serhadde doğru revan olduğu dönemde devlet içerisindeki işbirlikçi yapının kendisine geçit vermeyeceği gerçeğini ta başında görüp ‘kaybedecek hiçbir şeyi’ olmayan bir serdengeçti rahatlığı ile hareket edebilmesine imkân tanıyordu bu yaklaşım…

Eğer, “ben proje yaptım ‘devlet’ desteklesin” beklentisi içerisine girseydi, bugün tüm dünyanın başarılarını ve üstünlüğünü kabul etmek zorunda kaldığı İHA’lar, SiHA’lar ve diğerleri asla olamazdı!..

Başta FETÖ’nün işbirlikçi uşakları olmak üzere ‘Müslüman Türkiye’ye düşman odaklar katiyen böyle bir projeye geçit vermezlerdi…

Bu o kadar böyleydi ki, tüm masraflarını kendi cebinden karşıladığı ve mukabilinde tek kuruş almadığı halde, Baykar’ı oyun dışına itmek için ellerinden gelen her melaneti yaptılar…

Özdemir Bayraktar ve oğulları, sadece ‘biz yapamayız’ şartlanmışlığı ile mücadele etmiyorlardı.

Onlar gayet iyi biliyorlardı ki, bu şartlanmışlığın arka planında, “bize asla yaptırmazlar” gerçeği vardı ne yazık ki…

 

Çok acı hatta kahredici bir durumdu ama hakikat buydu!

Bu gerçeği bütün yakıcılığı ile yaşıyor olmalarına rağmen inanmışlığın beslediği inat ve ısrarla pes etmeden yola devam ettiler…

Özdemir Bayraktar, kendi gibi ‘hak yola baş koymuş’ oğullarıyla beraber, adeta dişleriyle, tırnaklarıyla kaza kaza yol aldılar ve bugün dünyanın önünde saygıyla eğildiği bir gücü husule getirdiler…

Gece gündüz, kar kış demeden tüm imkansızlıkları yudum yudum tadarak çıkılan bu çile yolunda, bürokrasi canavarıyla da mücadele etmek zorunda kalıyor olmaları, meselenin ehemmiyetini çok daha net bir şekilde anlamamızı sağlıyor.

Terör bölgelerine adeta kefenini giyerek gitmek ve bırakın çıkar sağlamayı cebinden masrafları ödemek, bu iddiamızın açık bir kanıtı değil de nedir?!

Tüm bunların hepsi “tam bağımsız Türkiye” idealine hizmet için yapıldı.

Her ezaya ve cefaya katlanıyorlardı bu kutsi maksat uğrunda fakat buna rağmen, devlet içerisindeki kimi odaklar buna engel olmaya çalıştılar zira işbirlikçilerin kişisel menfaatleri zarar gördüğü gibi bunları sivil ve askeri bürokrasinin tepesine taşıyan güçlerin de ciddi zarar görmesi kaçınılmazdı.

Yani anlayacağınız, efendilerinin zarar görmemesi için Türkiye’yi bile isteye satmaktan zerre kadar imtina etmiyorlardı.

Satılmış işbirlikçilerin bütün engelleme çabaları rağmına yürütülen bir savaştan söz ediyoruz…

Eğer mukabilinde yaptıkları masrafların karşılığı olan ve kendilerine analarının ak sütü kadar helal paraların verilmesini isteseler, ertesi gün işi tamamen noktalayacak bir işbirlikçi güruh vardı karşılarında...

Zira her şey dört başı mamur bir şekilde gerçekleştirildiğinde bile uçuş raporlarını eksik düzenleyerek Baykar’ı saf dışı bırakmaya adeta azmetmişti anılan güruh…

Düşünün Amerika ve İsrail’de dahi olmayan teknolojiyi göz göre göre yok sayıyor, Türkiye’yi adeta uçuracak bu projeyi karatmaya çalışıyorlardı…

Sonrasında da foyaları ortaya çıkan bu ihanet şebekesinin uşaklarını, istifa edip rakip firmaların kucağına koşarken gördük…

Allah muhafaza, ya başarılı olsalardı?..

Şu bir gerçek ki, bugün Türkiye’nin ‘kuvvet çarpanı’ işbu insansız hava araçlarıdır.

Türkiye’yi lider ülke yapan bu kuvvettir hiç şüphesiz.

İşte Özdemir Bayraktar, bu yönüyle bir ‘akıncıdır’ ve kutsi bir davanın yılmaz bir neferidir.

Tüm engelleri yıka yıka vardıkları noktada, sivil ve askeri bürokrasiyi de Erdoğan’ın himayesinde hâk ile yeksan eylediler ve bugünkü ‘Büyük Türkiye’ fotoğrafı çıktı ortaya…

Gözlerinizin yaşarmasını yani ağlamayı sorun etmiyorsanız eğer, mutlaka ama mutlaka izlemenizi salık veririm bu belgeseli…

Bu harikulade sunumu izlerken, “iman varsa imkân da vardır” sözünü tüm derinliği ile idrak edeceksiniz, buna garanti verebilirim.

“Allah rızasını merkez koyan bir Müslümanı, hiçbir beşerî gücün mağlup edemeyeceği hakikatini gözlerinizle müşahede edeceksiniz” dersem kesinlikle abartmış olmam…

 

Allah ondan razı olsun.

Biz de belgeselin sonunda konuşan komutanın niyazına eşlik ediyoruz tüm kalbimizle.

Ruhu için el Fatiha…

 

Yorumlar15

  • Misafir 19 dakika önce Şikayet Et
    Allah sadece inananlarladir...
    Cevapla
  • Maraşlı 20 dakika önce Şikayet Et
    Allah razı olsun. Evlatlarını ve Baykar ı Allah muhafaza ve muzaffer eylesin.
    Cevapla
  • AHMET 25 dakika önce Şikayet Et
    Rabbim razı ve memnun olsun, mekanı cennet olsun inşAllah
    Cevapla
  • Necati 27 dakika önce Şikayet Et
    Bu vatan için yaptıkları tartışılmaz.Mekanı Cennet olsun.Allah hepsinden razı olsun.
    Cevapla
  • ŞAMİL 28 dakika önce Şikayet Et
    Ellerinize sağlık çok güzel özetlemissiniz Rabbim yar ve yardımcıları olsun emeği geçen başta özdemir beyin mekanları cennet olsun.Geride kalanları Rabbim himaye etsin.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat