Bekliyorum bir şirinlik meraklısını: “Niye ters kelepçe attınız ki?”

.

  • GİRİŞ18.05.2020 11:55
  • GÜNCELLEME18.05.2020 12:53

İslam güzellik dinidir..

 

 

Eyvallah.

İslam, hoşgörü dinidir.

 

 

Eyvallah..

İslam’da “taş atana ekmek atmak” önerilir..

Eyvallah.

Ama bunların hepsi, Müslümanın şahsına yönelik tavsiyelerdir..

Benim şahsıma taş atan birisine, ben ekmek atarsam, günaha girmem..

Tam aksine, karşımdakinin gücünden korktuğumdan değil. O benden daha güçsüz olduğu halde. Onu bir sille ile yere serebilecek gücüm olduğu halde.. Ona ekmek verebiliyorsam..

İşte İslam’ın bize tavsiyesi, budur..

Ama..

Olayın bir de devlet yönü var.

Kamu güvenliği yönü var.

Toplum huzuru yönü var..

Bireysel olarak bizlerin değil ama..

Devletin, “taş atanlar”a müeyyide uygulama hakkı var..

Devletin, bireyleri izleyip, “Sen taş atmışsın. Karşındaki susmuş, bir anlamda sana ekmek atmış. İki susmuş üç susmuş. Ama bir dakika.. Senin niyetin kötü. Sen kamu güvenliğini bozmak istiyorsun. Sen asayişi bozmak istiyorsun. Milyonların huzurunu bozmak istiyorsun. Buna izin veremem” deme yetkisi var..

İşte bu kapsamda..

Kendisini fotoğrafçı olarak tanıtan bir kişi var..

Fırat Erez imiş, adı soyadı..

Bütün Müslümanları suçlayacak ifadelerle hakaret üstüne hakaretlerde bulunmuş.

Aynen şu paylaşımları yapmış:

“İslamın nurunu söndüreceğim.

İslam ahlak bariyerini aşamamıştır. Aşamaz”..

“Günde 5 vakit (buraya küfür ifadeli bir argo sözcük koymuş) gerçeğe varamazsınız.”

Yetinmemiş:

“İslam ahlaksızdır..  ... Takipçileri ahlaksızdır.”

Daha ne hakaretler, ne hakaretler..

Bu kin ve nefret dolu, dindar insanları rencide eden, halkı tahrik eden ifadeler sonrasında..

Vatandaşlarımız tam da özlediğimiz şekilde, bu kişinin kışkırtmalarına alet olmamışlar..

Kimse şiddete başvurmamış. Sabırla karşılayıp, suç duyurularını yapmışlar..

Devlet de.. Üzerine düşeni yapmış.

Türkiye nüfusunun % 95’ni tahkir etmek isteyen o kişinin yerini tespit edip, gözaltına almış.

Kollarını arkadan kelepçelemiş..

Bu fotoğraf yayınlanır yayınlanmaz..

Biliyorum..

Bu densiz adamın küfürleri sırasında sütre gerisine saklanan.. “Aman ben ortalıkta görünmeyeyim” diyen nice dindar kılıklı insanlar..

“Gerçek İslam’dan yanayım” diyerek gösteriş yapan nice insanlar.

Geldikleri makamları terk ettiklerinde, o koltukların ağırlığı altında ezilip, nankörlüğe başvuranlar..

Solculara şirinlik yapmak için.

Ateistlere hoş görünmek için.

CHP’lilere, din karşıtı partilere güzel görünmek, onlarla ittifak yapabilmek için.. 

Hemen meydana çıkıp açıklama yapacaklar:

“Düşünce özgürlüğü kapsamında kalan bir soruşturmada, kişi hukukunun çiğnenmesi kabul edilemez. Kişiye ters kelepçe uygulaması doğru değildir!”

Evet evet.

Hiç abartmıyorum..

Tüm Müslümanları rencide eden.

Belki de toplumsal karışıklık çıkarmaya matuf sözleri ilk aşamada telin etmeyen, bir sürü siyaset hokkabazı.. 

Hem de bir ara bizim mahallede boy fotoğrafı çektiren bir sürü nankör..

“Bize hukuk lazım hukuk.. Sözlerinden dolayı kişilerin gözaltına alınması, hele hele de ellerine kelepçe vurulması, bizi batı nezdinde üçüncü dünya ülkesi haline düşürür! Bu yaşanılanlar, 28 Şubat’ta bile olmamıştı” diye arz-ı endam edeceklerdir..

“Başımdaki saçlarım adedince başım olsa, her gün biri kesilse, imana ve Kur’ân’a feda olan bu baş, zındıkaya eğilmeyecektir” diyen Said Nursi’nin talebesi olduğunu iddia eden (Lütfen, Said Nursi’nin gerçek talebeleri, benim bu yorumumdan alınmasınlar. Kime dediğimi, herkes çok iyi biliyor) bazı istismarcılar “Avrupa Birliği” diye söze girip, “Türkiye’ye yakışmadı” diyecekler.. 

Oysa..

Biz 28 şubat’ta, değil başkalarının inancına hakaret etmek.. (Doğru da değil zaten, hakaret etmek..) 

Başındaki örtü ile üniversiteye girmek istiyor diye, gözaltına alınıp, en ağır hakaretlere, küfürlere muhatap olan kızların, onların haklarını savunmak istedikleri için gözaltına alınıp, iftiralara maruz kalan üniversite öğrencilerinin dramlarını henüz unutmadık..

Ters kelepçe ne demek?

Ağzı burnu dağıtılan gençleri unutmadık..

İmam hatip lisesine gelen 14 yaşındaki kızımızın, kapıdan geri çevrildiği için, üzüntülü bir şekilde evine tek başına dönmek isterken kamyonun altında kalıp bacağının kesilmesi gerçeklerini unutmadık.. 

28 Şubat iftiraları ile cezaevine atılan insanların, bugün bile hâlâ dört duvar arasında, özgürlük beklediği gerçeğini unutmadık..

Evet, insanlarımız bireysel şiddete başvurmasın..

Kimseye kendi kafasına göre müeyyide uygulamaya kalkışmasın..

Ama bırakın, devlet de, kamu güvenliğini sağlasın. Oturduğu yerden, on milyonlarca insanı tahkir eden haddini bilmezlere, terbiyesizliklerinin küçük bir karşılığını versin..

Haa.. Bizim mahallenin sözde demokratları..

“İslam bu değil” derlerse..

“Allah’a, İslam’a, Peygambere küfredenlerin de özgür olmaları gerektiğini, yüzümüze karşı bu küfürleri savursalar bile, hem bireylerin hem de devletin bunu suskunlukla karşılaması gerektiği”ni iddia ediyorlarsa..

Ramazan’dan sonra çıksınlar karşıma.. O hakaretlerin bir-iki tanesini edeyim. Tavsiye ettikleri gibi sabırla karşılayabilirlerse..

Ben de onların saflarına katılayım.

Yeniakit

Yorumlar1

  • Gazi 1 ay önce Şikayet Et
    Allah razı olsun Sizden Ali Bey. Ne diyelim, herkes sevdikleri ile beraber olacak ahirette
    Cevapla Toplam 4 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat