CHP işte budur! Kibir, yalan ve küstahlık!

  • GİRİŞ02.01.2026 09:29
  • GÜNCELLEME02.01.2026 09:29

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, metresi şarkıcı ile birlikte, uzak mı uzak tatil adasına gitmiş.

AK Parti milletvekili Şebnem Bursalı istakoz yemeye yurtdışına gittiğinde tüm medya yazdı mı?

Yazdı.

Biz de eleştirdik mi?

Eleştirdik..

Ömrümüz var ise, bir sonraki seçimde, Şebnem Bursalı’nın bu tarzında çok büyük bir dönüşüm olmadığı takdirde, bu mantıkla hareket etmeye devam edenlerin başına geldiği gibi..

Şebnem Bursalı’nın da, bir daha milletvekili adayı gösterilmeme ihtimali hemen hemen kesin mi?

Kesin..

Şebnem Bursalı’nın “Hakkımdır. Ne olmuş ki?” türünden kibir dolu bir açıklaması ve hatasını devam ettirir bir ısrarı olmadığı halde, “Bir daha adaylığı mümkün değil” diyoruz..

Eleştiriyoruz..

Peki bu işler, CHP’de nasıl oluyor?

Buyrun Buca Belediyesi’nden devam edelim..

Ne diyor, CHP’li belediye başkanı..

Çok matah bir iş yapmışcasına, makul bir icraat içinde imiş gibi..

“Son 2 yıldır sürdürdüğüm yoğun çalışma temposunun ardından, çok önceden planlanmış kısa bir mola için birkaç günlüğüne tatile çıktım. Bunun gizlenecek, saklanacak bir tarafı yok, tamamen insani bir durumdur.” 

Dikkat buyrun..

Yoğun çalışma temposu, kendinden menkul bir savunma..

“Önceden planlanmış” ifadesi, klasik laf ebeliği ile dikkatleri dağıtma operasyonu..

Ne yani, çok önceden planlananlar ile, yakın tarihte planlananlar arasında, çok çok çok uzak bölgelere gidip, har vurup harman savurma açısından bir fark mı var?

Bir ilçenin belediye başkanı olduğunuz halde, metresiniz ile geceli kalmalar eşliğinde eğlenmeye gitmenizin normal görülecek bir yanı mı var?

Biz bu tür savunmaları CHP’de sık sık görürüz.

Yurtdışı gezisi deyince, hemen aklıma, Ekrem İmamoğlu’nun prensi, Murat Ongun geliyor.

O da, İstanbul’da 30-40 yılda bir yaşanan kar faciası yaşandığında, “Tedbirler alındı, takipteyiz. Sahadayız” modunda açıklama yapmasının hemen ardından.

Kendisinin Cenevre’de tatilde olduğu ortaya çıkmıştı..

Tekrar soruldu, “İstanbul’daki kar sebebi ile yollarda kalan araçların durumunu, Cenevre’den mi takip ediyorsunuz?”

Cevap vermekten hiç utanmamıştı:

“İlla İstanbul’da olmamız gerekmez”. 

Bu kafaya göre, Cenevre’de siz tatile gidebilirsiniz.

İstanbl’un sorunları, Cenevre’de tatilde keyif çatarken de çözülebilir.

Peki o gün, İstanbulluların sorunu çözülmüş müydü?

Hayır..

Yüzlerce insan, araçlarını otobanın ortasında bırakıp, evlerine yürüyerek gitmek zorunda kalmıştı..

İzmir’den İstanbul sınırına 4 saatte gelen insanlar, İstanbul’un bir ilçesinden diğer ilçesine 6 saatte gidememiş, en sonunda araçlarını terketmek zorunda kalmışlardı..

Bir soru daha yöneltilmişti Murat Ongun’a: “Niçin Cenevre? Uludağ niye değil.”

Cevap vermişti, kibir budalası CHP’linin prensi: “Cenevre, Uludağ’dan daha ucuz, çünkü..”

Bu kadar ukalalar. Bu kadar kibirliler. Bu kadar küstahlar. Bu kadar kendilerini haklı, milleti de aptal sanıyorlar..

Peki bu açıklamaları yapan adama, Ekrem İmamoğlu ne yorum yapmıştı:

“Bir hata yapmış, gereği yapılacak” demesini beklemeyin..

“Herkes hata yapabilir. Önemli olan tekrarlanmamasıdır” demesini beklemeyin..

Murat Ongun sormuş: “Eleştiriler var, tatili kesip döneyim mi?”

Ekrem İmamoğlu’nda da, küstahlığın, halka değer verilmemesinin, kibrin zirvede olduğunu gösteren cevap:

“Olan olmuş. Zaten yazmışlar. Sen tatiline bak.”

Hatadan dönmek de, asla sözkonusu değil, bu şovmenlerde..

Şimdi son örneğini de, Buca Belediye Başkanı’nda görüyoruz.. 

“Hata idi. Bir daha asla olmayacak” demesi gerekir iken..

“Görüyorum ki, ülkemizde giderek büyüyen linç kültürü, kimi zaman gerçekleri gölgeleyip niyet okumaları üzerinden bir algı üretimine dönüşebiliyor.”diyor.,

Dersiniz ki, tüm medya organları, Şebnem Bursalı olayında yaşandığı gibi, muhteremin yanlışına işaret etmiş, eleştirmişler..

Görkem bey, ne lincinden bahsediyorsun, sen..

İki üç gazete yazdı senin metres ile tatile çıkışını.

Hani Cumhuriyet’te bir haber.

Hani Sözcü’de bir küçük başlık?

Hani Birgün’de bir atıf?

Birgün’ün önemi var.

Çünkü sürekli emekçi kardeşlerimiz üzerinden algı operasyonları yapıyor..

Tam da Buca Belediyesi’nde çalışan işçiler, maaşlarını alamamışlar.

Aralık ayının değil..

Kasım ayının maaşını alamamışlar..

Ama belediye başkanı yurtdışına, hem de “Ha” deseniz, bir gün sonra dönebileceğiniz uzaklıkta bir tatile çıkıyor..

İşçiler eylem yapıyor..

Birgün gazetesi tınlamıyor bile..

“Bunun haber değeri yok ki” diyor..

Birgün’ün yazı işlerinde konuşulmuş olmalı: “Buca belediye başkanını nereden görelim?”

Cevap vermiştir müdür konumundaki: “Manayak mısın oğlum. Nereden göreceğiz. Hiçbir yerden..”

İtiraz edecek olmuştur, haberi vermek isteyen yazı işlerinden editör: “Şöyle küçük bir şekilde de olsa görsek.”

Müdür hatırlatmıştır: “Sen o haberi görürsen. Birgün gazetesini bir daha kimse göremez.”

O zaman ne yapmalı?

CHP’li başkanın, metres ile yurtdışında tatili gizlenmeli..

Ama gazetenin manşetine de, “Buradayız, değiştireceğiz” ifadesi konulmalı..

Siz buradasınız da.

Daha doğrusu, sizin de içinizden kaçı o yurtdışı tatillerine çıkmıştır bilmiyoruz ama..

Bir taneniz o başlığı atmış olabilir.

Hatta Cenevre’den “Sahadayız” diyenleriniz gibi, sizin de yazı işleriniz Cenevre’de iken o manşeti attırmış olabilir ama..

Benim merakım, “Değiştireceğiz” ifadesi ile, kastınız ne?

Neyi değiştireceksiniz?

CHP’li bakanların, metreslerle tatile çıkma alışkanlıklarını mı?

Yoksa, işçilerin maaş alamadıkları zaman CHP’li de olsa, yöneticileri eleştirme isteklerini mi?

Görkem bey son noktayı şöyle koyuyor:

“Tatile çıkmadan önce, yokluğum süresince iş ve işlemlerin aksamaması için gerekli görevlendirmeleri yaptık, maaş ödemeleriyle ilgili planlamalar tamamlandı.”

İyi de Görkem bey, işçiler kasım maaşını alamadık diyor, sen sonraki ayın planlaması bile yapılmış gibi konuşuyorsun..

Görkem beyin metresinin, belediyeden aldığı konser parası ayrıntısına da giremedik daha.. Buca’da da, bir İstanbul Başsavcısı olsa da, öğrensek, orda neler oluyor?
 

Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit Gazetesi

Yorumlar1

  • Şems 52 dakika önce Şikayet Et
    Hoca 2025 yılındayız,sen kendini 1975 yılında sanıyorsun. Aradan 50 yıl geçti .
    Cevapla
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat