Satılmış köşeler
- GİRİŞ14.01.2026 08:19
- GÜNCELLEME14.01.2026 08:19
Başlık ağır olabilir..
Ben 40 yıllık hukukçuyum. Fakülte yıllarını da eklerseniz, 44 yıllık hukukçuyum..
Akit’in 28 Şubat mağduriyeti yaşadığı yıllarda, aleyhimize açılan davalar sebebi ile elimden geçen Yargıtay içtihad sayısı, on binleri geçmiştir..
Ağır da olsa, bir başlık, muhatabını tam olarak ifade ediyorsa, hedef alınan kişi/kurum o başlığı hakkediyorsa.. Kusura bakmayın, o başlığı koymak, hakaret değil, görevdir..
Cumhuriyet gazetesindeki Mustafa Balbay’ın köşesi için bu ifadeyi kullanıyorum..
Ve “lütfen” diyorum, kimse bana nezaket dersi vermeye de kalkmasın..
Eğer bir gazeteci, bile bile yalan yazıyorsa..
En azından kendisine söylenen yalanları, hiçbir sorgulamaya tabi tutmadan köşesine koyabiliyorsa..
Hakkında yolsuzluktan dolayı tutuklama kararı verilmiş ve 10 aydır cezaevinde olan birisi kendisine konuşmak istediğinde, “Şu suçlamalar hakkında da iki kelime eder misiniz? En yoğun tartışılan husus, İBB’den ihale verdiğiniz müteahhitten, iki villayı bedavaya aldığınız. Bu işin aslı nedir?” diye sormuyorsa, soramıyorsa..
Kusura bakmayın, kendisine okurları bilgilendirmek için emanet edilen köşesini belki parayla satmıştır.. Belki ideoloji arkadaşlığına satmıştır. Belki hatır karşılığında satmış demektir..
Niye bu kadar kızgınım?
Balbay’ın yazısının başlığını Cumhuriyet gazetesi de, birinci sayfadan büyükçe vermiş: “İBB, 2026’ya sıfır borçla giriyor!”
Ne kadar rahat yalan söyleyebiliyorlar..
Ne kadar rahat, gerçekleri tersyüz edebiliyorlar..
Dün akşam saatlerinde yeniakit.com.tr’de bir haber vardı..
Başakşehir Sular Vadisi Ali Soylu Araç Köprüsü’nde yenileme çalışmaları yapıldığını CHP İBB Grup Sözcüsü Gencay Özcan, 26 Aralık’taki paylaşımı ile duyurmuş..
O günden bu yana, 19 gün geçmiş..
Dün itibari ile aynı yerden çekilen fotolar, yeniakit.com.tr’de yayınlandı..
18 gün önceki görüntünün aynısı, olduğu yerde sayıyor..
Ama bakıyorsunuz Mustafa Balbay’a.
Köşesinde şu müjdeyi, Ekrem İmamoğlu’nun ağzından veriyor:
“İBB, olası bir afete karşı da İstanbul’u korumak için çalışmalarına devam ediyor. Viyadük, köprü ve üst geçit güçlendirmeleri tüm hızıyla sürüyor.”
Balbay Ankara’da yaşıyor olabilir..
İstanbul’u bilmiyorsa, önüne konulalarla köşe yazısı yazmasın..
İki soru da yöneltsin, muhatabına..
Okurlarımız, o haberin altına yorum da yapmışlar..
Ali Soylu zeminden 7-8 metre yüksekliğinde bir köprü. Onun ayağını bile güçlendiremeyen İBB’nin aksine..
AK Parti iktidarı, onun hemen 300 metre ilerisinde, yerden 50-60 metre yükseklikte devasa viyadüğü, birkaç aya kadar sıfırdan yapıp bitirecek..
Hiç duyan var mı?
Mustafa Balbay o devasa viyadüğü köşesinde anlatmayı düşünür mü?
Veya ben sorayım..
Daha üç ay önce, Halk otobüsleri ile İBB’ye bağlı İETT anlaşma yaptı. Borçları ödeme taahhüdünde bulundu.
Halk otobüsü şoförlerine milyarlara varan borçlar ödendi mi?
Yoksa şark kurnazlığı yapıp, “Biz İBB dedik. İETT ayrı” mı diyecekler..
Nereye baksanız, elinizde kalıyor..
Yazının başlığında, “İBB 2026’ya sıfır borçla giriyor” diyorlar..
Yazının daha Ekrem İmamoğlu’ndan alıntı yapılan ilk cümlesinde “devlete olan borcumuz” diye değiştiriyorlar..
Utanmazlığa bakın.
Devlete borç takmışlar..
Aylardır ödememişler. Yıllardır ödememişler..
Cumhurbaşkanı hatırlatınca, “Silkele de göreyim” diye meydan okumuşlar..
Şimdi, devlet alacağı olduğu için, kaynakta kesinti yapma imkanı olduğu halde, AK Parti iktidarının ayrımcılık sergilememe adına tahsil etmediği borçları ödüyorlar diye, kasım kasım kasılıyorlar.
Beyler..
SGK kesintisi ne demek biliyor musunuz?
İşçiye verilip, ondan tahsil edilmesi gereken, ama tahsil kolay olsun diye, kurumun kaynakta kesinti ile işçiye hiç vermeden, emanet aldığı para demek..
Ekrem İmamoğlu, o parayı almış, yıllarca ödememiş..
Şimdi devlete olan borcunu ödüyormuş, bunu maharet gibi anlatıyor..
Hatta bizi bile, bununla kandırıyor..
Kandırıyor niye diyorum..
Çünkü halen daha ödememiş bile..
Onu nereden anlıyoruz?
Her ne kadar başlığa, “2026’ya sıfır borçla giriyor” demiş ise de..
Bu sözü sarfettiği gün, Ocak ayının 12’si, yayınlandığı gün de 13 Ocak olsa da..
Sanki 2026’ya henüz girilmemiş gibi tilkice bir çıkış yapıyor..
Yazının içinde de, onu açık ediyor:
“Şubat 2026 itibarıyla devlete olan borcumuzun tamamını ödemiş oluyoruz. SGK primleri, vergiler, her şey...”
Hani 2026’ya sıfır borçla giriyordun.
Ne oldu, hemen Şubat’a geçtin..
Nasıl olsa Şubat’a kadar, kimin aklında kalır ki, bu söz?
Çalışma Bakanı bile hatırlamaz, “Hani tüm borcunu bitiriyordun. Gazetelerde sayfa sayfa haberler yaptırdın, köşeler yazdırdın. Hani, Şubat ayı geldi, yine SGK primlerini tam olarak ödemedin” diye bir açıklama yapmaz.
Ekrem de..
Boşluklardan, kıvrak danslarla dönüp, dolaşıp, yoluna devam eder..
Mustafa Balbay’ın, “Bugünü İmamoğlu’nun verdiği sayılarla İBB’nin mali durumuna ve icraatına ayıralım. Şöyle:” diye giriş yaptığı yazıdan alıntılayayım.
Bakalım, ne numaralar var, ne çarpıtmalar var, birlikte görelim..
“2020 yılında İstanbul’un dört metro hattının yapımı için 580 milyon dolarlık Eurobond finansmanı sağlamıştık. 9 Mart 2025 itibarıyla bu borcun tümünü, kuruşu kuruşuna ödedik. İstesek taksit ertelemeleri yapabilirdik.”
Vay canına sayın seyirciler Ankaralı gazeteciye, İstanbul yazısı yazdırırlarsa..
O da böyle kuzu kuzu dinler, köşesine aktarır..
Sormuyor Ekrem beye, “Aldığınız kredi ile gerçekten 4 metro mu yaptınız? Yoksa başka işler mi çevirdiniz. Sonra bunlar suç dosyasına girince, alelacele ödeyip, gerçek skandalı gizlemeye mi çalıştınız?”
Öyle ya..
Bana 4 metro hattını, hani krediyi almış, metroyu yapmış, sonrasında da iş ödeme aşamasına gelmiş gibi anlatıyorsunuz da..
Şu 4 metroyu da bir gösterseniz..
Ama metro diye tanıttığınız şey, metro vagonu olmasın sakın..
Geçtiğimiz hafta, “yeni metro hatları” diye başlık atıp, ardından da haber içinde, metro hattı yerine, yeni metro vagon alındığı anlatılıyordu..
Şimdi de, yaptıkları bu olsa gerek..
Ben şimdi, Ekrem bey mi cevap verir, yoksa Mustafa Balbay mı?
580 milyon euro harcanan, 4 metro hattını merak ediyorum..
Bunlar nerede, 580 milyon euro, gerçekten buraya mı harcandı? Bu metro hatları hizmete girdi mi?
Ekre bey her ne kadar 2025 yılı değerlendirmesi yapsa da..
Aklı bir yerlerde kalmış olmalı..
Balbay yazısında, şöyle bir cümle de kuruyor:
“Mart 2025’ten bu yana 44 açılış, 7 proje sunumu ve 19 temel atma gerçekleştirildi.”
Bu ne demek?
2025 yılının, Ocak, Şubat aylarında hiçbir açılış, proje sunumu, temel atma yapılmamış demek.
Yoksa..
Bu bilginin arka planında, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanma tarihinden sonraki çalışmalar mı var? Daha öncesinde hiçbir çalışma yoktu da, tutuklama olunca mı, hizmet akıllarına geldi?
Daha bir gün önce, Şile Belediye Başkanı, “Ben Ekrem beye, belediye işlerinden anlamadığımı söyledim. O ise bana, ‘Sen seçimi kazan, bir şekilde yönetiriz’ dedi” itirafında bulunuyordu..
Bu itiraf Cumhuriyet gazetesinde yayınlanmıştı.
Şimdi Cumhuriyet belki de, Mustafa Balbay’ın köşesinden, kendisini affettirmek için, Ekrem’e şunu söyletiyordu: “Arkadaşlarımız tam bir liyakatle işini yürüttü. Bu tek adam yönetimi değil, adam gibi yönetimdir.”
İyi de arkadaş, şu “Şile Belediye Başkanı’nın anlattığına da bir cevap ver” demeden..
Yeni Akit
Yorumlar2