Zeydan’ın etrafındaki CHP, İP, SP, DEVA, GP nerelere kayboldu?
- GİRİŞ20.01.2026 09:11
- GÜNCELLEME20.01.2026 09:11
Abdullah Zeydan’ı biliyorsunuz..
Hani şu, ahlaksızca bir tavırla, “PKK sizi tükürüğü ile boğar” diyen HDP’li..
Yargılanmış, mahkumiyet almıştı.
Cezasını tamamlamadan, al takke ver külah, Van Büyükşehir Belediye Başkanlığı için aday olmuştu.
Ne yazık ki, AK Parti’nin binlerce deprem konutu yaptığı Van’da, belki seçmeni korkutarak, belki kandırarak, belki başka sebeplerle seçimi de kazanabilmişti..
Cezasının infazının tamamlanmadığı, dolayısıyla henüz aday olamayacağı ortaya çıkınca, mazbatası iptal edilmek istenmişti..
HDP ile iş kotaran bilcümle muhalefet partisi ayaklanmıştı..
İçlerinde kimler yoktu ki..
HDP’yi saymıyorum..
Zeydan’ın kendi partisi.
CHP, “PKK sizi tükürüğü ile boğar” diyen adama, utanmadan destek vermişti..
Emekli ulusalcı tüm generallere duyururum.
Hepiniz, o vebalin altındasınız.
Hiçbiriniz kamuoyuna çıkıp, “Ben kucağımda silah arkadaşımı şehid verdim” demesin.
Terör örgütünün tükürüğü ile sizi boğacağını söyleyen adama utanmadan dost oldunuz.
Tayyip Erdoğan’a düşman olduğunuz için, PKK destekçisine dost oldunuz..
İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, hiç utanmadı, o sözü sarfeden adam yerine kayyım atamasının yanlış olduğunu iddia etti.
Ahmet Davutoğlu, Ali Babacan, Mahmut Arıkan..
Hepsi “PKK sizi tükürüğü ile boğar” diyen adama sahip çıktılar..
Ne uğruna?
HDP oyları ile birlik olursak, iktidara geliriz umuduyla..
Bugün artık, TSK’yı tükürüğü ile boğacağı şeklindeki ahlaksız ifadeyi kullananlar..
PKK’nın da, SDG’nin de nasıl boğulduğunu gördüler mi?
Gördüler..
Bakıyorum, CHP’den, İP’ten, diğer partilerden hiç kimse, SDG’ye destek vermiyor..
DEM tek başına kalmış, SDG’yi sırtlamaya çalışıyor.
“Türkiye’de barış, Suriye’de savaş olmaz” diyorlar..
Tamam, biz de aynı kanaatteyiz..
PKK, Türkiye’de nasıl silahı bıraktı ise..
SDG de, Suriye’de silahı bıraksın.
Savaş olmasın..
Bu kadar basit..
Ama adamlar öyle bir kirli oyun oynuyorlar ki.
Oynadıkları role kendilerini kaptırmışlar..
Akılsızca sözlerle, yol alıyorlar.
Abdullah Zeydan dün, Van’da bir gösteri organize edip, SDG’ye can suyu olmaya kalkışmış..
Gözaltına alınmış.
Ne istiyormuş diye merak ettim:
SDG’ye operasyonları kınamak istiyorlarmış, operasyonların durdurulmasını istiyorlarmış..
E hani, tükürüğünüz ile boğuyordunuz..
Niye, şimdi Türkiye’den yardım istiyorsunuz ki?
Belki çok daha önemlisi..
Biraz da benim vefa duygusunu biraz abartarak içselleştirdiğim için olsa gerek, şaşırdığım husus şu:
Abdullah Zeydan, şimdi niye yalnız ki?
Niye Mustafa Yeneroğlu, bir basın toplantısı düzenleyip, Abdullah Zeydan’a, SDG’ye destek vermiyor?
Niye Müsavat Dervişoğlu, “Abdullah Zeydan’ın yanındayız” demiyor?
Niye Zeydan’ı yalnız bırakıyorlar..
Amerika, SDG’yi desteklerken, güzeldi..
Hepiniz Tayyip Erdoğan’a saldırıyordunuz..
SDG’ye “100 bin askeri unsuru var” diyerek, yenilmez gibi gösteriyordunuz..
“Canım, artık geçmiş olsun. Biz de istemezdik ama. Artık terör devletini orda kurdular” kabullenişini, milliyetçilik iddiasındaki İyi Parti bile sergiliyordu.
Şimdi SDG’nin balon olduğu ortaya çıktı..
Ne Mustafa Yeneroğlu çıkıp açıklama yapıyor.
Ne Ahmet Davutoğlu, ne Ali Babacan, ne de Mahmut Arıkan..
Oysa, Suriye Ordusu’nun bu başarısı, kolay elde edilmedi..
Taaa, 2014’teki MİT tırlarına kadar gidebilirsiniz, bu başarının tarihini okumak için..
Ne olmuştu, 13 yıl önce bugün..
Suriye’ye doğru giden bazı tırların, ülkemizin silahlı kuvvetlerine sızmış FETÖ’cü subayların organizasyonu ile önü kesilmiş, MİT mensubu eşliğinde seyir halindeki araçta bulunan ilaçlar, yardım malzemeleri ve onların yanındaki Türkmenlere giden bazı eşyalar alıkonulmuştu..
Cumhuriyet gazetesinin manşetten verdiği “İşte o silahlar” başlıklı tır fotoğraflarında oluşturmak istedikleri algı çok net idi..
ABD’nin istihbarat teşkilatı CIA kontrolündeki FETÖ, TSK’daki subayları ile işi organize etmiş, kendilerine ait medya organlarında başlatmışlar, solcu medya organlarında devam ettirmişlerdi..
Algı şu idi:
“AK Parti iktidarı, Suriye’de savaşı kızıştırmak için silah gönderiyor.”
Amaç, bu suçlama ile, Türkiye’de iktidarı değiştirmek, sonrasında da, uluslararası mahkemelerde aldırılacak kararlarla, iktidar değişikliğinin meşruiyetini sağlamak..
Tırlarda silah yoktu..
Ama velev ki var idi..
ABD binlerce Tır silahı, oraya götürüp, terör örgütlerine verirken..
Suriye’de yaşanılanlardan dolayı, kendileri hiçbir risk almadıkları halde bunu yaparken..
Türkiye, Suriye’nin komşusu olarak, ülkemize gelen yüzbinlerce göçmenin yaşatacağı zorlukları önlemek için, üç tane tır ile yardım göndermek istediğinde.
“İşte silahlar” derseniz..
Ülkenize ihanet etmiş olursunuz..
Bu manşet ile, kemalist Cumhuriyet’in gerçek yüzü ortaya çıkmıştı.
Kendilerini emperyalizm karşıtı gibi kamuoyuna sunan diğer sol medyanın da, gerçek yüzü ortaya çıkmıştı..
CHP’nin de gerçek yüzü ortaya çıkmıştı..
Ki, Enis Berberoğlu, o tırlar üzerinden yaptığı algı çalışmalarından dolayı cezaevine girmesi sözkonusu olduğunda.. CHP’den milletvekili yapılarak, yargı kararları işlevsiz bırakılmak istenmişti..
Şimdi bu sürecin sonunda, bu olaylar silsilesi içinde yer alan herkese çağrı yapıyorum..
Bugünkü aklınız olsaydı, dün durduğunuz yerde, durur muydunuz?
Türkiye’yi, MİT tırları ile Suriye’de operasyon yaptığı iftirasında aldığınız rolü, bugün olsa tekrarlar mısınız.
Kemal Kılıçdaroğlu’na soruyorum.
Enis Berberoğlu’na soruyorum..
MİT tırları üzerinden algı yapmaya çalışan tüm isimlere soruyorum..
Bugün; Türkiye’deki PKK’yı bitirmek üzereyiz..
Suriye’deki PKK’nın hamisi örgüt de bitmek üzere.
İktidara gelirken kullanmak istediğiniz Abdullah Zeydan’lara, şimdi utancınızdan destek bile veremiyorsunuz..
Ama kamuoyunun önünde, Tayyip Erdoğan’dan bir özür de dilemiyorsunuz..
Sergilediğiniz ihanetin bedelini ödeme amaçlı bir pişmanlık göstermiyorsunuz..
Amerika bile, Türkiye’nin bölgedeki gücünü kabul etti..
“Peki, sana bırakıyorum” dedi..
Ama Erdoğan karşıtları, özelikle DEM dışındaki karşıtları, dünkü gibi açıktan SDG destekçiliği yapmıyorlar ama..
Benim beklentim, bir de özür dilemeleri..
“Biz yanlış yorum yapmışız..” demeleri..
“Yanlış tespitlerde bulunmuşuz..” itirafında bulunmaları..
“Erdoğan önderliğinde devlet aklı, Türkiye’nin bölgedeki menfaatleri doğrultusunda hedeflenen yapıyı, adım adım dizayn ediyormuş” diyerek, Türk askerine ihtiyaç bile duymadan Suriye’de gelinen son aşamayı takdirle karşıladıklarını söylemeleri...
Muhalefete tekrar çağrı yapayım..
Erdoğan’a karşı, zaten seçim kazanamıyorsunuz..
Bari yanında olun..
Seçim kaybetmiş olmayın.
İhanet edenler safında olmayın..
Zaten Erdoğan kazanıyor, siz de onunla birlikte kazanmış olursunuz.
Yeni Akit
Yorumlar1