Mestan’ın ciddiyetsizliğini konuşalım, ama ya Murat Ongun’u?
- GİRİŞ02.02.2026 13:33
- GÜNCELLEME02.02.2026 13:33
Bir Mestan’dır gidiyor.
AK Parti milletvekili imiş.
Gaza gelmiş.
“Benim aldığım maaş ile, milletvekilliğinin masrafları karşılanmaz” deyince..
Murat Ongun medyası için, bulunmaz bir malzeme çıkmış.
“Masraflar”dan kasıt ne?
İki çocuklu bir ailenin ev ihtiyaçları ve diğer masrafları mı?
Yoksa..
Her gün 15-20 misafirine, yemek dahil harcama yapan. “Size oy vermiştim. Şu an kart borcumun 2 bin TL eksiği var. Bana destek çıkar mısınız” tekliflerine mecbur olmasa da cevap verme zorunluluğu ile yaşayan bir kişi mi?
Mestan’ın savunmasını, kendisine bırakalım..
Ama, “Gel sen idare et bakalım” diye karşısındaki kişiye teklifde bulunduğunu, videoyu sosyal medyaya pazarlayan arkadaşın ise, bu teklife olumlu cevap veremediğini, “Evet, siz milletvekili maaşınızı bana verin, ben milletvekili harcamalarını çok güzel idare ederim” diyemediğini, not edip, geçelim Murat Ongun’a..
Mestan’ı iki gün manşet yapan Sözcü gazetesi, Murat Ongun’la röportaj yapmış..
Röportajın başlığı şöyle:
“Beraat edeceğim, nokta”
Ben de sonu ‘nokta’ ile biten bir tespit yapayım: “Rüşvetçisin Murat Ongun. Nokta.”
Aklımızla alay ediyor, adamlar..
Yemişsiniz bir halt. Hatta bin halt.
Bari susun, oturun..
“Vıdı vıdı” ne konuşuyorsunuz?
Neymiş, “Yolsuzluk manşetleri iddianameye girmedi. Bin 142 yılla yargılanıyorum. Beraat edeceğim için yılların peşine düşmüyorum. Haklının, sabrı da vakti de çoktur. Murat Ongun beraat edecek nokta.”
Ahlaksıza bak, nokta..
Yalancıya bak, nokta..
Rüşvetçiye bak, nokta..
Daha sayayım mı?
Yolsuzluk yapanlar bu kadar cesur olursa, savcıları yalnız bırakmak yok..
Onlar, iddianameleri ile konuşuyorlar..
Her gün medyanın önüne çıkıp, basın açıklaması yapamazlar.
İddianameyi yazdılar, kenara çekildiler..
Konu şimdi mahkemede..
Ama onların görevleri gereği her gün konuşamamalarından istifade ederek, meydanı boş bulup, sanki para ile yayınlanan reklam gibi, gazete sayfalarına yerleştirilen haber görüntülü algı operasyonlarına da, sessiz kalmamamız gerekir..
Nasıl beraat edeceksin Murat?
“300 bin TL gelirim var” deyip..
Sorulduğunda: “Oturduğun villanın aylık kirası ne kadar” diye..
“350 bin TL” cevabı verdi isen..
Nasıl beraat edeceksin?
Murat bey şöyle düşünüyor olmalı:
“Ben arkamda delil bırakmadım ki.. Benim rüşvet aldığımı, baklava kutusundaki rüşvet avrolarının gösterildiği gibi, bana da suçüstü yapamadınız ki!”
Avukatları Murat’a anlatsın.
Şu ifadelerin her biri, mahkeme tarafından incelenecek.
İddianameden alıyorum, Kabil Taşçı anlatıyor:
“ADG, Antre, Creative, And Group, OMR isimli firmalar Emrah Bağdatlı’nın yönettiği Murat Ongun’un şirketleridir. İBB’nin organizasyon ihalelerinin hemen hemen tamamını bu şirketler almaktadırlar. Hot Group, 45 Tasarım, Tool, Vesa Events, Sedat Gündüz’ün şirketi ve BDM isimli şirketler yukarıda ismini saydığım şirketlerin girmiş olduğu ihalelere yan teklif vermektedirler. İhale kazanıldıktan sonra yaptıkları işi fazla göstererek yüksek bedelli faturalar keserek İBB’den haksız kazanç elde etmektedirler.”
Murat papağan gibi ezberlemiş, tekrarlıyor:
“50’den fazla itirafçı benim suçlandığım bölümlerle ilgili bir tane bile ‘Murat Ongun’a rüşvet verdim’ demedi. Bunca yalan söylediler ama bunu söyleyemediler.”
Murat, sen iyi misin?
Tanıklar daha ne desin?
“Verdiğimiz rüşvetteki paranın seri numaralarını ezbere sayıyorum. D6376018,, H 210869 ...” mu desinler..
Senin/arkadaşının senin adına yönettiği şirketler, senin kamu görevi üstlendiğin kuruluştan ihale alıyorlar.
Üstelik yan teklifler de, kurmaca..
Gerçi sizin bir başka ezberiniz daha var: “Tanık ifadeleri ile suçlanmak adil değildir.”
Evet, sadece şahit ile, diğer deliller aksini gösterdiği halde, kimseye mahkumiyet verilemez.
Murat’a da verilmez..
Ama.. Diğer deliller, Murat Ongun’un lehine olabilecek mi acaba?
Örneğin, bahsi geçen şirketler, Murat Ongun’un İBB’de veya Beylikdüzü’nde göreve geldikten sonra kurulmuş olmaları. Ya da Murat Ongun’un arkadaşı tarafından o tarihlerde satın alınmaları.. Ve ihalelerin büyük kısmını bu şirketlerin almaları..
Tanığın ifadesi ile uyumlu olunca..
Murat yine, “Tanık ifadesi ile mahkumiyet kararı veremezsiniz” demesinin ne kıymeti olabilir ki?
Yine tanıklardan Cüneyt Yakut anlatıyor:
“Yaklaşık 1,5 sene önce Emrah Bağdatlı gelip, abi fatura kesip ödeme yapacağız deyip bana firma adı verdi. Biri kardeşimin Aktif Spor isimli firması adına diğerleri ise Telka Yapı ve Ecm Medya Reklam isimli firmalar adına 50’şer bin TL’lik faturalar kesildi. Toplamda 150 bin TL’ yi fatura kesen firmaya gönderdim. (..) Murat Ongun’un eşine ait olduğunu öğrendiğim firmaya kardeşimin firması Aktif Spor’dan 750.000 lira gönderdim. İlk para gönderdiğim 150 bin lira da bu şirkete gitmiştir. Para gönderdikten sonra maddi değeri yok denebilecek ürünler gönderildi.”
Tabii ki bir kişi, böyle bir anlatımı, sadece hayali olarak uydurup dillendirdi ise.
Mahkemeden mahkumiyet kararı çıkması mümkün değil..
Murat Ongun, kendisini savunurken, aksini ispat ederek, yine de beraat edebilir..
50’şer bin TL’lik üç fatura var mı, bu birincisi.
Varsa, bunlar gerçek bir mal alışverişine dayanıyor mu? Bu da ikincisi.. İspatlanır.. Murat Ongun’un eşinden alındığı iddia edilen ürünlerin arka planı anlatılır. Bu ürünleri; ihale alan şirket, niye almak ihtiyacı hissetmiş. Gerçekten o ödenen bedeli karşılayacak ürünler mi, araştırılır ve sonucuna göre karar verilir..
Murat Ongun, “Berat edeceğim. Nokta” diyor ya..
Şöyle dese, daha şık olurdu: “Üç fatura yok. Beraat edeceğim. Nokta.”
Veya “Üç fatura karşılığında alınan mal ile ilgili belgeler işte. Değerlerinde sıkıntı yok.. Eşim alnının teri ile, yoldan geçerken dükkana giren, tesadüfen bu firmanın yetkilisine mal satmış. İhaleyi alan firmaya, eşimden mal alır gibi yap, ödemeyi yap demedim. Beraat edeceğim. Nokta..” dese, biz de kendisine destek verirdik..
Devam ediyorum Murat Ongun’un, “beraat edeceğim” sözlerinin ne kadar içi boş sözler olduğunu gösteren delilleri aktarmaya..
Tanık Vedat Şahin anlatıyor:
“Murat Ongun’un Acarkent’teki evine yapmış olduğu harcamaların hepsini Kahraman Yeşilyurt, İBB’den elde ettiği haksız kazançla yaptı.”
Şu ihtimali gözardı etmeyelim.
Bugün, mübarek Berat gecesindeyiz..
Olabilir, birileri Murat beye iftira atıyordur..
Ne savcılığın, ne de bizim, iftiraya alet olmamamız gerekir..
Ne yapılması gerekir?
Murat Ongun’a savunma hakkı verilmeli.
Murat bey çıkıp, “Yalancılar. Ben Acarkent’teki villaya aldığım tüm eşya, işte benim kredi kartımla yapılan ödemelerdir. İşte benim banka hesabımdan çektiğim para ile yapılan ödemelerdir. İşte benim verdiğim senetle yapılan ödemelerdir..” diyebilir.
Murat beyin bu hakkı var..
Murat bey bu hakkını kullanıyor mu?
Hayır.
Sadece, “beraat edeceğim” diyor.
Pardon, bir de ekliyor: “Nokta.”
Ben de hatırlatayım Murat beye: “Savcılık, evindeki eşyaların satışını yapan firmanın yetkililerini mahkemeye getirtir, ödemeyi kimin yaptığını ilaveten ispatlarsa.. Sen yine ‘Beraat edeceğim. Nokta’ desen de.. Sen ‘mahkum olursun. Nokta.”
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit Gazetesi
Yorumlar1