Hazır olun, “Köyde kemikle beslediğim köpek” hikayesine
- GİRİŞ09.03.2026 09:53
- GÜNCELLEME09.03.2026 09:53
Ve hesap günü geldi..
Ekrem İmamoğlu ana davası bugün başlıyor..
Bir günde her şey bitmeyecek.
Belki bugün, kimlik tespiti bile tamamlanmayacak.. 402 sanık var, çünkü.
İddianamenin okunması.
Ve sonrasında, tutuklulardan başlamak üzere, ilk ifadelerin alınması..
Bu hafta çok önemli bir gelişme beklemiyorum..
Ama günler geçtikçe, Ekrem İmamoğlu cephesinin ümitsizliğini, mahkumiyeti kabullenişliğini birlikte izleyip göreceğiz.
Boşverin, gerçeklerle yüzleşmek istemeyenlerin “İçi boş iddianame” mavallarını..
İçi boş ise, elinizde o kadar imkan var.. İddianamedeki ithamlara madde madde cevap versenize..
Bir ara, İBB’nin parası ile kurulan internet sitesinde, sanki gerçekten iddialara cevap verilecekmiş gibi bir algı üretilerek, reklamları yapıldı..
İrdelediğimizde gördük ki, Ekrem İmamoğlu’nun savcı ve hakim karşısında yaptığı gibi, topu taca atma şeklinde, felsefi savunmalarla, olayların üstü örtülmeye çalışılmış..
Şimdi duruşma öncesinde de, son bir ümit ile, Ekrem İmamoğlu’nun fonladığı internet siteleri, yolsuzlukların üstünü nasıl örtebileceklerini düşünüp, kamuoyunda bir algı oluşturma yarışına girmişler.
Dosyada, “15 gizli tanık” olduğunu söylüyorlar..
Ben de kendilerine hatırlatıyorum..
Hiç kimse, gizli tanık ifadesi ile mahkum edilmez, edilemez..
15 gizli tanık değil, 150 tane gizli tanık olsun.. Hiç farketmez..
Somut delillerle desteklenmeyen gizli tanık ifadeleri, hiç kimsenin mahkumiyetine tek başına delil kabul edilemez..
Ama, ortada rüşvet ile ilgili somut deliler var ise..
“Babamdan borç aldım, kayınpederim emanet verdi” türünden yalanlarla mahkemeyi aldatmaya kalkışıldığı aşamada..
Paranın bir müteahhitten rüşvet olarak alındığını gizli tanık söyleyecek olursa..
Sanık zaten paranın kaynağını ispat edemiyor, bir de tanık vasıtası ile paranın nereden temin edildiği, HTS kayıtları ile, paranın giriş çıkış kayıtları ile ispatlanıyorsa..
“Gizli tanık” ile geliştirilen rüşvetin ispatını, hiç kimse iftira diyerek itibarsızlaştıramaz.
Bir algı da, “Ekrem İmamoğlu duruşmaya çok kapsamlı hazırlandı” şeklindeki yayınlar..
Kapsamınız batsın sizin..
Hazırlığınız batsın..
İddia ettiğiniz gibi, iftiraya maruz kaldı iseniz, her şey çok basit..
Ali Nuhoğlu isimli müteahhitten iki villayı rüşvet olarak aile şirketi üzerine devredildiği iddianamede belirtiliyor..
İsterseniz çok kapsamlı savunma hazırlayın. İsterseniz daha da ötesine geçin, çok çok çok kapsamlı savunma hazırlayın..
Sarıyer sırtlarında 1 milyar TL’ye yakın değeri olan iki villa, Ekrem’in aile şirketine geçti mi geçmedi mi, bunu izah etmeniz lazım.
Bunun kapsamlı savunması da şöyle olur..
“Sayın hakim. Biz bu iddiayı kapsamlı şekilde çürüteceğiz. Bize on dakika müsaade edin.” dersiniz.
Başlarsınız, makineli tüfek gibi saydırmaya:
“Ailemin malvarlığı, bu devirle artmamıştır. Devirden önce malvarlığım ne ise, devir sonrasında da malvarlığım aynıdır. Çünkü aile hesabımızdan 1 milyar TL para çıkmıştır. Yerine 1 milyar TL’lik iki villa girmiştir. Bu devir ile ailem bir malvarlığı artışı kazanmamıştır.”
Savunmayı kapsamlı yapacaklar ya. Devam ederler:
“Deviri yapan müteahhitin de malvarlığında bir azalma olmamıştır. İki villa aile şirketine devredilmiş, karşılığında 1 milyar TL müteahhite ödenmiş, onun banka hesabına geçirilmiştir. Taşınmaz müteahhitin malvarlığından çıkmış, onun değeri kadar para kendisinin banka hesabına girmiştir.”
Kapsamlı savunma böyle olur..
Böyle bir savunma yapabilecek durumda mı, Ekrem İmamoğlu?
Ne gezer?
Kendisine iki villayı devreden müteahhit etkin pişmanlıktan yararlanıp, taşınmazların devrinin rüşvet amaçlı olduğunu itiraf etti bile..
Eeee.
Kapsamı savunmada olay, nasıl anlatılacak?
Gizli tanıklar yalan söylüyor.. Böyle diyorsunuz.. Bunu anladık.
Açık kimlikleri ile bildiklerini anlatan tanıklar da yalan söylüyorlar.
Bunu da haydi anlayalım..
Peki, kendisi de ceza alma konumuna düşecek olan rüşvetin karşı tarafı olan müteahhit, “Ben villaları devrettim. Para almadım. İBB’den bana yüksek fiyattan verilen ihale karşılığında, bu iki villayı rüşvet olarak verdim” diyorsa..
Ve bu itiraf 7 ay önce yapıldığı, ve basına intikal ettiği halde, Ekrem İmamoğlu bu itiraf ile ilgili ağzını açıp da iki cümle edemedi ise..
Şimdi kapsamlı savunmasında ne diyecek?
Aristo’dan başlayacak.. Galille’den çıkacak.. Köyündeki evinin yakınındaki ahırdan başlayacak.. Küçükken kemik verdiği köpekten çıkacak.. Sonra lise yıllarında futbol oynadığını anlatacak.
Ama asla, iki villanın rüşvet olarak aile şirketine devredilmesinin ayrıntısına gelmeyecek..
“Mübarek ramazan günü, sizi temin ederim ki” diye söze girecek.. “Sahurda yediğim yemeğin bana geliş saati, iki saat öncesi idi. Soğuyan yemeği buhar ile ısıttım.” diyecek.. Ama Ali Nuhoğlu bana iftira atıyor. Bana attığı iftirayı öğrendiğim gün, ahan işte size gösteriyorum, hemen o gün savcılığa dilekçe verdim. ‘Bu adam bana iftira ediyor’ dedim..” diyemeyecek..
“142 ayrı suç isnadı tek dosyada yargılaması yapılması mümkün değil” diyecek.
Dosyaların ayrılmasını isteyecek.
Amaç ne olacak?
Zaman kazanmak olacak.. Kafa karışıklığı oluşturmak isteyecek..
Yargılamanın hem mahkeme heyeti için, hem sanıklar için, hem medya için “illallah” noktasına gelmesini sağlamayı amaçlayacak..
Yoksa..
Konu villaya gelip dayanırsa..
Ne diyebilir ki Ekrem bey..
Kendisini nasıl savunabilir ki?
CHP’ye alınan İstanbul İl Binasında, kendilerini nasıl savunabildiler ki?
43 milyona aldıklarını kabul ettikleri binanın tapudaki değeri 23 milyon olarak gösterilmişti..
21 milyon TL’lik aradaki farkı, şimdi sanık sandalyesinde oturan Fatih Keleş’ler ve diğerleri bavullar ile satıcıya teslim etme mekanına getirdikleri, kamera kayıtları ile ispatlanmıştı..
Ne izahat yaptılar?
“Paraların kaynağı, partiye yapılan bağışlar” dediler.
Makbuzlarını gösteremediler.
Bağışı yapanları gösteremediler.
Ne parası idi o 23 milyon?
İBB’den ihale alan müteahhitlerden toplanan rüşvetler idi..
O rüşvet parasına, iki senedir makul tek bir açıklama yapamayan Ekrem İmamoğlu ve çevresi, şimdi fonladıkları internet sitelerinden şu algıyı yapıyorlar:
“İmamoğlu’nun savunmasının birkaç gün sürmesi beklenirken, savunmanın belgelerle birlikte eş zamanlı olarak internet üzerinden yayımlanması planlanıyor.”
Savunma yeter ki savunma olsun, birkaç gün değil, isterse birkaç hafta sürsün..
Ama eminim ki, savunması şu olacak: “500 milyar yolsuzluk dediler. Bu miktarda bir kamu kaybı olduğu iddianamede nerede yazılı?”
Kel kafaya şimşir tarak..
500 milyar kamu zararı var diyen kim?
Savcı mı?
Dedi ise, nerede demiş onu göster..
Kamu zararı 500 milyar değil, demiyorum.. Belki 550 milyar, belki 499 milyar..
İddianame dediğimiz, Sayıştay raporu değil ki.
Rüşvetin anlatımı yapılır.. Tespit edilen para transferleri ve diğer haksız kazanımlar aktarılır..
Ama, suçun ispatı sadedinde, lira, kuruş hesabı neticeyi değiştirmez...
Verilecek hapis cezasının yanısıra, rüşvet ile orantılı bir de para cezası olacağı, ve el koyma kararı verileceği için miktar belirlenmesi gereklidir ama..
Suçun sübutu açısından, 100 TL’lik haksız para alımı da suçtur. 10 bin TL de almış olsanız suçtur. 1 milyon, 100 milyon da alsanız suçtur..
Dolayısı ile, suçun sübutu ile ilgili değil, yan unsurları ile ilgili demagoji yapacaktır, Ekrem İmamoğlu..
Ve hele hele, savunmasındaki verilerin, internet sitesine konulacağı şeklindeki açıklamayı, ayakta alkışlıyorum..
Yaparsanız, yapabilirseniz, benim gözümde aklanmış olursunuz diyorum..
Ama savunma adı altında, köydeki eşek ile yaşadıklarını değil, Sarıyer sırtlarındaki iki villanın devrini anlatacaksın..
Daha evvel yaptığı gibi, “Floryada lüks villada kalmayı kabul etmedim. Belediyenin mekanını tercih ettim” masumlaştırmasının arkasındaki gerçeği söyleyeceksin.
Neydi o gerçek?
“Benden önceki başkanlar kalıyordu” dediği ve çaktırmadan “Lüks villa” tanımlaması ile AK Partili başkanları hedef tahtasına koyduğu o lüks villaların, kendisi tarafından beğenilmediği için belediyenin sıradan işlerine tahsis edildiği.. Sarıyer sırtlarında,Florya’daki eski başkanların kaldığı lüks villalar denilen mekanı 30’a katlayan değerdeki bir arsada, üstelik o günün parası ile 100 milyon TL de masraf yaparak kendisine tahsis ettirdiğini gizlemeyecek..
Ali Karahasanoğlu / Yeni Akit Gazetesi
Yorumlar1