İsmail Arı, gazeteci midir? Öğrencileri polis katili gibi gösteren bir müfteri mi?

  • GİRİŞ23.03.2026 08:29
  • GÜNCELLEME23.03.2026 08:29

CHP Genel Başkanı Özgür Özel açıklama yapıyor:

“Gazetecilik faaliyeti, birilerinin hoşuna gitmedi diye suç olmaz. Gazeteci İsmail Arı’nın üç ay önceki videosundan suç çıkarmaya çalışmak, bayram günü Tokat’taki aile ziyaretinde gözaltına aldırmak düşman hukukunun işletilmesidir. İsmail Arı yalnız değildir. Gazetecilik suç değildir.”

Merak ediyorum, Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan da milletvekili seçildiği CHP’nin genel başkanı ile aynı görüşte mi?

Tabii ki, gazetecilik suç değildir...

Ama gazetecilik adı altında dindarlara iftira atmak; solcuların yolsuzluklarını ise görmezden gelmek, hatta savunmak, kim ne derse desin asla ve asla gazetecilik değildir.

İsmail Arı’nın da gazetecilik mi yaptığını, yoksa dindar insanları tahkir etmek için 24 saat seferber mi olduğunu buyurun birlikte görelim.

Ve Saadet Partisi’ni de bu konuda görüş açıklamaya davet edelim:

Halil Konakçı’ya laf yetiştiriyor İsmail Arı.

Masa başı haberlerle, “mafya babalarının soruşturmalarına bir MHP’li isim eklendi” türünden algı operasyonları yapıyor...

Akın Gürlek ile ilgili yalanlara imza atıyor.

Ama Ekrem İmamoğlu’na yönelik 142 ayrı suç isnadı hakkında tek kelime ile bir görüş açıklaması yok. Tam aksine savunma yapmak var.

Hani gazetecilik faaliyeti yapıyordunuz?

Sanığın kimliğine bakıp gazeteciliği öyle mi yapıyorsunuz?

Sanık Ekrem ise gazeteci değilsiniz.

Sanık dindar kimliği ile bilinen bir kişi ise ona isnat edilenin de üstünde, on tane de uydurma iddia ile suçlamaya hemen koyuluyorsunuz.

Gazetecilik bu mudur?

Daha net söyleyelim.

Gazetecilik şu mudur:

“Ayhan Bora Kaplan çetesi yöneticilerinin yazışmalarında ‘Bahçeli’nin MHP grup toplantısındaki konuşma metnine kendi lehlerine ifadeler eklettiği’ iddiası var!”

Riyakar adam.

Ayhan Bora Kaplan, ben diyeyim aylardır, sen de yıllardır cezaevinde... (Tam tarih vereyim: 7 Eylül 2023’te gözaltına alınmış. Şu an tam 2,5 yıldır cezaevinde.)

Mafya babası, eğer MHP grup konuşmasına etki edecek güce sahip ise, MHP de bu isme öylesine meyyal ve sıcak bakıyorsa o adam niye şu an cezaevinde?

Çık söyle, ben de senin gözaltına alınmana karşı çıkayım.

Mafya babası cezaevinde.

Yüzyıllarca süreli hapis cezası istemi ile yargılanıyor.

CHP iktidarında iddianamesi düzenlenen bir isimden bahsetmiyoruz. AK Parti iktidarında iddianamesi hazırlanmış, soruşturması yapılmış...

Ama sanki İsmail Arı’nın el üstünde tuttuğu solaklar bu adamı gözaltına almışlar, onlar iddianamesini düzenlemişler.

Şimdi eksik kalanları da İsmail Arı kamuoyuna açıklayarak, uzantıların da soruşturmaya dahil edilmesini istiyormuş gibi algı yapıyorlar...

Peki algıdaki ayrıntı ne?

Mafya babasının, etrafındaki adamlara hava atmak için kendi lehine MHP grup toplantısındaki konuşmaya cümle eklettiğini öne sürmesi...

Ulan kıvırtmada üstüne kimseyi kabul etmeyen riyakarlar...

Siz değil misiniz gizli tanık ile kimsenin suçlanamayacağını söyleyen?

Siz değil misiniz kendisi de suç işlemiş kişilerin tanıklıkları ile kimsenin suçlanamayacağını söyleyen?

Hatta suçun bir tarafı “Şu suçu işledim. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum” dediğinde bile “Bu itiraf geçerli değil. Suçlanan kişi için delil olmaz” diyenler sizler değil misiniz?

Şimdi yüzyıllarca senelik hapis cezası istemi ile yargılanan bir mafya babasının; savcı önünde, hâkim önünde söylediği bir söz de değil, kendi adamlarına hava atmak için söylediği bir cümle üzerinden bir koca partiyi suçlayarak ahlaksızlığınızı tescillemiş olmuyor musunuz?

142 suçun faili Ekrem İmamoğlu’na avukatlık İsmail Arı’da...

Gezi isyanına katılanların yaptıkları ajitasyonda İsmail Arı sahnede...

Şunu söylemiyorum: “Böyle davrandı diye İsmail Arı gözaltına alınmalı” demiyorum...

Ama lütfen biraz sabredin. Sadece bunlar mı İsmail Arı’nın sahnede sergiledikleri, birlikte görelim.

“Depremde çadır satan” diye paylaşım yapmış, Kızılay’a iftira atmış aynı isim.

“Ne iftirası” demeyin.

Depremde pet şişede su üreticileri, su satıcıları su satmadılar mı? Doğrudur, kimisi bir miktar bağış yaptı ama büyük bir kısmını da paralı sattı.

Yemek bağışı yapanlar da oldu, para ile servis yapanlar da...

Enkaz altından yaralı kurtarmak isteyen iş makineleri, akaryakıt istasyonlarından bedava mı mazot aldılar?

Diyeceğim şu:

Kızılay’a düşmanlıkları sebebi ile algı yapıyorlar.

Yüz binlerce çadırı topladığı yardım paraları sayesinde depremzedelere gönderen Kızılay; üç tane çadırı da Haluk Levent’in “Para topladım ama hiçbir yerde çadır bulamıyorum. Ben şimdi ne yapacağım?” çaresizliğine çözüm olmak üzere ona satmış... Şurası da çok önemli: Satılan çadırın parası hiçbir gerçek kişinin, Kızılay yöneticisinin cebine girmiyor. Kızılay’ın kasasına giriyor. Tekrar Kızılay’ın amaçladığı yardımlarda kullanılıyor.

Ama ahlaksızca, sahtekarca şu algıyı yaptılar:

“Kızılay dindar bir doktor tarafından yönetiliyor. Biz o dindara dünyayı dar edeceğiz... Her türlü algıyı onun aleyhine yapacağız.” Ve yaptılar.

Hâlâ yapmaya da devam ediyorlar.

Savundukları yolsuzluktan tutuklu Ekrem abileri, yatay geçişle milyonlarca üniversite adayının hakkına girerken; onlar Adalet Bakanı’nın derse girip not tutup, sonra onları düzenleyerek derse katılmayan öğrencilere çoğaltarak satmasını büyük bir suç imiş gibi gösteriyorlar.

Şaka yapmıyorum.

İsmail Arı’nın paylaşımından aktarayım:

“Hukuk profesöründen üniversitede not sattığını anlatan Akın Gürlek’e eleştiri: Övünülesi bir anekdot olmasa gerek.”

Aynı hukuk profesörüne soralım: “385 puan ile 485 puanlık fakülteye kayıt yaptırmak övünülecek bir anekdot mudur?”

Buyurun cevap verin profesör efendi. Buyur cevap verin İsmail Arı Bey.

Bir yıl önce Ekrem’in gözaltına alınması üzerine kışkırtılan üniversiteli öğrenciler polisin üzerine yürüyorlar.

Özgür Özel’in gazetecilik yaptığını iddia ettiği İsmail Arı da polisin tartaklanmasını şöyle aktarıyor:

“İstanbul Üniversitesi’ndeki yürüyüşte öğrenci seli polis barikatını böyle aştı!”

Siz bunu yazarsanız, bunun hak olduğunu iddia ederseniz, bunun gazetecilik olduğunu ileri sürerseniz; kusura bakmayın ben söylemem ama bir başkası da “Polise saldıranları öven bu ifadeden çok etkilendim. Şimdi de polis seli İsmail Arı’yı önüne katıp süpürmüş,” derse itiraz etmemeleri gerekir...

Gücü yeten gücü yetene ise...

Kışkırtılan üniversitelilerin sokaktaki kalabalığı üzerinden algı yapıyorsanız, şimdi de o fiziki güç size had bildirdiğinde itiraz etmemeniz gerekir.

Ve daha önemlisi...

Aynı sözde gazeteci, kendisinin yayınladığı görüntülerde polislerin düzgün şekilde gözaltına aldığı gençlerin görüntüleri var iken “Gözaltılar başladı. Polis, gözaltı sırasında bir genci sürükledi; ‘o… çocuğu’ dedi ve gencin telefonunu yere attı,” diyerek polise karşı nefretini kusarsa...

Kusanları överse...

Ben o işin içinde olmam ama atalarımızın sözünü hatırlatanlara da bir şey diyemem:

“Bu dünya, etme bulma dünyası...”

Aynı sözde gazeteci, “Yeni Akit, Özgür Özel’in Akın Gürlek hakkındaki iddialarını haberleştirmedi,” diye yalan yazarsa...

En önemlisine geldim. Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim... “Kul inne salâtî ve nusukî ve mahyâye ve memâtî lillâhi rabbi-l’âlemîn.” şeklinde bir lisemizin önünde bir grup öğrenci gösteri yapıyorlar...

İsmail Arı da bu öğrencileri polis katili IŞİD’çilere benzetiyor...

En’âm Suresi 162. ayetteki “De ki: Benim namazım, bütün ibadetlerim, hayatım ve ölümüm... Âlemlerin Rabbi olan Allah içindir.” cümlesinin tekrarını polis katilliği ile özdeşleştirmeye kalkıyor...

Ve ben susuyorum...

Saadet Partililer konuşsun. Ben dinleyeyim diyorum.

Yeni Akit

Yorumlar2

  • SADIK 1 saat önce Şikayet Et
    Toplumun ifrazatı bunlar, ıslah edilmeleri la mümkün. müstahak olanı ceza i müeyyidedir.
    Cevapla Toplam 1 beğeni
  • S.Kalfa 2 saat önce Şikayet Et
    Ha saadet ha chp yok birbirinden farki
    Cevapla Toplam 3 beğeni
Haber7 Mobil Sayfa Banner'ı Kapat